--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Azerbaycan, başörtüsü ile sınanıyor(2)

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
0

4. Türkiye nasıl bir tutum almalı?

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişki, sıradan iki ülke arasındaki ilişkiden daha derin tarihî, kültürel ve stratejik bağlara dayanıyor.

Ancak kardeşlik, her konuda aynı düşünmek veya birbirinin bütün kararlarını sorgusuz sualsiz desteklemek değildir.

Türkiye’nin yaklaşımında üç temel ilke öne çıkabilir:

Birincisi, diplomatik nezaket. Azerbaycan’ın egemenliğine saygı gösterilmeli; tartışma, karşılıklı suçlamalar ve kamuoyu önünde sertleşen söylemler üzerinden yürütülmemelidir.

İkincisi, temel hak ve özgürlükler. Başörtülü öğrencilerin eğitim hakkı engelleniyorsa bu sorunun giderilmesi için hukuki ve diplomatik kanallar kullanılmalıdır. İnsan haklarını savunmak, bir ülkeye düşmanlık etmek değildir.

Üçüncüsü, doğrudan diyalog. İki ülkenin yetkilileri, kamuoyu önünde gerilimi büyütmek yerine görüşerek ortak bir çözüm aramalıdır.

Nitekim Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 15 Ekim’de Bakü’de yaptığı temaslar sırasında sorunların oturup konuşularak ele alınabileceğini belirtti. Bu yaklaşım, iki ülke arasındaki anlaşmazlıkların diplomatik zeminde çözülmesinin önemini ortaya koyuyor. 

5. İki devlet, tek millet anlayışı bu meselede ne ifade ediyor?

Bence bu sözün asıl anlamı, yalnızca sevinçte ve başarıda değil, zor zamanlarda da birbirini anlayabilmektir.

Türkiye ile Azerbaycan’ın tarihî bağları, siyasi gündemlerin ötesinde bir kardeşlik ilişkisine dayanıyor. Bu ilişkiyi korumak için ne Azerbaycan halkını yöneticilerinin aldığı kararlarla bütünüyle özdeşleştirmek ne de Türkiye’den gelen her eleştiriyi düşmanlık olarak görmek doğru olur.

Azerbaycan halkının tamamını başörtüsü meselesi üzerinden değerlendirmek de doğru değildir. Ülkede farklı laiklik anlayışları, dinî hassasiyetler ve toplumsal görüşler bulunmaktadır.

Bu nedenle Türkiye’de yaşayanların da Azerbaycanlı kardeşlerimizin tamamını tek bir siyasi görüşe veya uygulamaya indirgememesi gerekir.

Sivil toplum kuruluşları, başörtüsü nedeniyle kız öğrencilerin eğitimden mahrum bırakılmasının ayrımcılık ve temel haklar açısından sorun oluşturduğunu belirtiyor. İnsan hakları kuruluşlarının değerlendirmesi bu yönde; tartışmanın hukuki boyutu ayrıca incelenmesi gerekir.

Burada asıl mesele, Azerbaycan’ı eleştirmek veya Türkiye’yi haklı çıkarmak için bir yarış başlatmak değil; yaşanan sorunun çözülmesine katkı sunmaktır.

Kardeşlik, susmak da kavga etmek de değildir

Azerbaycan’da başörtüsü tartışması üzerinden yürütülen polemiklerin, iki ülke arasındaki tarihî ve stratejik ilişkileri zedelemesine izin verilmemelidir.

Türkiye, Azerbaycan’ın egemenliğine saygı göstermeli; Azerbaycan yönetimi de başörtülü öğrencilerin eğitim hakkı konusunda ortaya çıkan kaygıları ciddiyetle ele almalıdır.

Başörtüsü takan bir kız çocuğunun okul kapısında kalması nasıl vicdanları yaralıyorsa, iki kardeş ülkenin birbirini suçlayarak karşı karşıya gelmesi de ortak geleceğe zarar verebilir. 

Fi Emanillah 

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle