--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

PYD-YPG, PKK-HDP ve Kürt sorunu

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
6

Demokratik ülkelerde muhalefet adil, güçlü ve haklı yapılmalıdır. Bize göre sivil itaatsizliğin en güçlü damarı siyaset ve sivil toplum kuruluşlarıdır. Çünkü sivil itaatsizliğin anlamı, adil olmayan yasa ve olaylara karşı çıkmaktır. Bu coğrafyada şiddet yanlısı olmayan siyaset ve sivil muhalefete ihtiyaç var. Adil bir muhalefet iktidar için de gereklidir. Metal yorgunluk yaşayan veya iktidarın nimetlerinden faydalanma yoluna saparak haksız kazanç sağlayanlara karşı muhalefet yapmak ve sivil itaatsizlikte bulunmak şarttır, farzdır. Haksızlık ve zulüm kimden gelirse gelsin karşı çıkmalıyız. Lakin haksızlık ve zulme karşı hiçbir zaman şiddet ve silah enstrümanlarını kullanmamalıyız. 

Bu uzun girişten sonra sadede, yani kendisini Kürt sorununu çözmenin yegane adresi gösteren HDP’nin kapatılması mevzusuna gelmek istiyorum. Aslında bugün Dilipak ağabey nezdinde İstanbul Sözleşmesi’ni yazacaktım. O konuyu başka bir zamana bıraktım. Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal görevden alındı. Hem İstanbul Sözleşmesinden çıkışın, hem de Merkez Bankası Başkanı’nın değişmesi konusu muhalefete iyi bir malzeme oldu. Zaten ürettikleri bir şey yoktu, bir müddet bu konularla eğlenip dururlar.

Tekrar sözü HDP ve Kürt sorununa getirmek istiyorum. Daha evvelki yazılarımda da ifade ettiğim gibi, demokrasi ile yönetilen ülkelerde partilerin kapısına kilit vurmak doğru bir adım değildir. Bu ülkede parti kapatmak alışkanlığına artık bir son verilmelidir. Sanki kapatılınca ne oluyor ki! Milli Selamet Partisi, Refah Partisi kapatılınca dava bitti mi? Yenisini kurmak çok mu zor? Bir şekilde kurup yollarına devam ediyorlar işte. Haddinden fazla şiddet yanlısı olan, PKK ile arasına bir türlü mesafe koymayan/koymak da istemeyen HDP’ye rağmen bunu söylüyorum. Parti kapatmanın acısını en iyi Ak Parti ve onun lideri Tayyip Erdoğan bilir. İktidardayken partisini kapatacaklardı.. Yıllarca birlikte siyaset yaptığı merhum Erbakan’ın Refah Partisi kapatıldığında ne hissettiğini bilenler bilir. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken okuduğu bir şiir yüzünden görevine son verilip hapse gönderilmesi de yasaklar ve kapatmak zincirinin bir halkasıdır. Reis bu günlere kolay gelmedi. Yargıda reform açıklamasının hemen ardından Gergerlioğlu’nun vekilliğinin düşürülmesi ve onun ardından HDP’nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi’nde dava açıldı. Eğer mahkeme, milletin bölünmez bütünlüğünü parçalama cihetinden yaklaşırsa HDP’nin miadı dolmuştur. Bekleyip görelim.

Şahsen bendeniz HDP’nin siyaset ve sivil itaatsizlik yöntemiyle muhalefet yapmasından yanayım. Şiddetin her türlüsüne karşıyım. Hiçbir düşüncenin silahların gölgesinde hayat bulması ve iktidar olması mümkün değildir. Silahla darbe yaparak iktidara gelen zalimlerin nasıl bir sonla yıkıldıklarına çok şahit olduk. Bu ülkede darbecilere ve Öcalan siyasetine ihtiyaç yoktur. Her ikisi de şiddet yanlısı olup, asla hayat hakkı verilmemelidir. Muhalefeti darbe ve terör yoluyla yapmak isteyenlere haddini bildirmeliyiz. Ama bunu yaparken de adaletten taviz vermemeliyiz. Haddinden fazla şiddet gayedeki hikmeti yok eder.

Ben hiçbir zaman HDP’nin Kürt sorununu çözmek için siyaset yaptığına inanmadım. Kürt sorununu çözmenin yolu Kandil’deki ayağı şalvarlı mekap ayakkabılı, eli silahlı teröristlere itaat etmekten geçmiyor. Kürt sorununu silahsız çözebilmek için siyaset yaptığına inandığımız bir HDP görmek istiyoruz. Doğuda ve Batıda anaları ağlatan, çocuklarını dağa kaldıran PKK›nın siyasal ayağı görüntüsünden kendisini kurtaramayan HDP’nin bu topraklarda işi zor. HDP, şu görüntüden kendisini kurtarmalıdır. Suriye›nin PKK›sı YPG’dir. PYD için YPG ne ise, Türkiye’de PKK için HDP de odur. HDP bu imajını yok ettirmedikçe zinhar bu topraklarda var olma mücadelesi veremez. Kürt-Türk kardeştir. Asla ayrı bir davası olamaz. İslam dini ırkçılığı reddetmiştir. Kürtlerle Türkler bu topraklarda sırt sırta mücadele etmiştir. Kürtlerin ayrı, Türklerin ayrı bir devleti olamaz. Kuzey Irak’tan Akdeniz’e kadar planlanan Kürt devleti değil, Kürt tabanlı ağırlıklı bir terör devletidir. ABD Kürt halkını PKK üzerinden kullanıyor. HDP bu denklemde rol almak istemiyorsa, Kürt halkını kullanmak isteyen ABD ve PKK’yla arasına mesafe koyup, şiddet içermeyen bir menzile yönelmelidir. HDP’ye destek veren halklar da bu yüzden rey tercihinde bulunmaktadırlar. HDP’ye verilen oyların hiçbiri terörü onaylamaz. Kürt halkı devletine ve vatanına sadıktır. Müslüman bir Kürt ferdi zulme, teröre ve darbeye alkış tutmaz.

HDP’nin Kürt halkına zerrece saygısı varsa, kapatılmaktan veya yargılanmaktan ziyade oylarını aldığı halka hesap verememekten korkmalıdır. Hem sonra HDP’nin PKK ile arasına mesafe koyması da çözüm değildir. İltisak büsbütün kesilmeli ve  HDP legal bir parti olmalıdır. Kürt etnik kimliğine dayalı demokratik bir siyaset yapacaksanız, hem silahı bırakacak ve hem de terör örgütü PKK ile adınızın birlikte anılması imajını yok edeceksiniz. Bir de şunu unutmayın. Karşınızda Türk etnik kimliğini merkeze almış bir devlet geleneği var. Cumhuriyet tarihinde devlete şekil vermeye çalışan birçok iktidar gelip geçti. Özal’a kadar hiçbir siyasetçi Kürt realitesine sıcak bakmadı. Ak Parti Kürt sorununu çözmek için samimi adımlar attı. Başta terör yanlısı ülkeler olmak üzere Çözüm/ Barış sürecini PKK ve HDP bitirdi.

HDP yol ayrımına gelmiş bulunuyor. Başta savunduğum fikrimi bir kez daha tekrar edeyim. HDP’nin veya başka bir partinin/düşüncenin kapısına kilit vurulması doğru bir eylem değildir. Ancak HDP’nin kendisi de terörün değirmenine su taşıyıcı eylemleri, şiddeti bir tarafa bırakmalıdır. Aksi takdirde kendi sonunu hazırlamaktan kurtulamayacak.

 

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle