--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Mahir Ünal’a sordum..

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
6

Ak Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, hafta sonu memleketi Kahramanmaraş’taydı. Bir dizi etkinlik ve esnaf ziyareti için kente gelen Ünal; Önsen Köprüsünün, KSÜ Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu ile Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulu’nun eğitim, atölye ve laboratuvar binalarının temel atma törenine katıldı. Arsan Kavşağı’nın bitirilmesi için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan ödenek çıkaran Mahir Ünal, yetkili firmadan kavşağın yıl sonuna kadar bitirilmesi yönünde söz aldı. Güneş tepelerden aşarken basın mensuplarına açıklama yapan Sayın Ünal’a Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Brüksel zirvesini ve Ankara’nın kırmızı çizgileri konusunda herhangi bir taviz verilip verilmeyeceğini, ABD’nin Suriye’nin kuzeyinde terör devleti projesini; Libya, Doğu Akdeniz, Suriye, Kıbrıs ve Kafkaslar meselesini sordum. Öncelikle ifade edeyim ki, sorduğum suallere cevap verirken çok rahattı ve samimi cevaplar verdi. Şahsen bendeniz Sayın Ünal’ın verdiği cevaplardan tatmin oldum. Mahir Ünal, sıradan bir vekil değil. Dünya konjonktürünü, Türkiye’nin iç ve dış dinamiklerini çok iyi analiz ediyor. Birikimini, düzgün Türkçesi ve güzel diksiyonu ile karşısındakine aktarmada oldukça mahir.

Mahir Ünal, Brüksel zirvesinde liderler görüşmesini olumlu buluyor. Elbette ki Sayın Ünal, bulunduğu konum gereği diplomasi diline ve devlet geleneğine dikkat ederek konuşuyor. Doğrusu da bu. Temennimiz ABD ile ilişkilerin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi ve sınırlarımızda terör örgütlerine müsaade edilmemesidir. Biden yönetiminin Suriye’nin kuzeyinde PYD/YGG eliyle terör devleti inşa etme projesinden vazgeçtiğini düşünmüyorum. Doğu Akdeniz’deki varlığımızdan rahatsız olduğunu, Rusya ve İran ile Suriye meselesinde birlikte hareket ettiğimizden razı olmadığını biliyoruz. İşte Mahir Ünal’ın Türkiye’nin kırmızı çizgileri, terör, Kafkaslar ve Suriye konularına verdiği cevap. Aynen aktarıyorum:

Türkiye’nin hiçbir şekilde haklarından geri adım atması diye bir şey söz konusu olamaz. Türkiye, ne Doğu Akdeniz’deki haklarından vazgeçer. Türkiye, bölgede oluşturulmak istenen oldu bittilere karşı kırmızı çizgilerini esnetecek değil. Çünkü burada söz konusu olan al-i çıkarlarıdır. Burada söz konusu olan Türkiye’nin bölgedeki pozisyonudur ve haklarıdır. Türkiye Libya’da da, Suriye’de de, Doğu Akdeniz’de de, işte aynı şekilde Karabağ’da artık bir oyun kurucudur. Cumhurbaşkanımız Azerbaycan’da, Bakü’de yaptığı konuşmada tekrardan altılı platform teklifini tekrar etti. Altılı platform neydi? Altılı platform; Rusya’nın, Türkiye’nin, İran’ın, Gürcistan’ın, Ermenistan’ın, Azerbaycan’ın içerisinde olduğu bölgenin, Kafkasların barışını güvence altına alacak bir platform. Ve bu şekilde de her zaman Türkiye yıkıcı değil yapıcı oldu. Türkiye her zaman savaşı değil barışı ve insanların korunmasını; mazlumların, savaş mağdurlarının korunmasını bölgede öncelikledi. Biz bölgede Suriye’nin de, Irak’ın da toprak bütünlüğünden yana olduğumuzu her seferinde ifade ettik. Türkiye bu bölgede yangın çıkarılacağını müsaade etmeyeceğini, Türkiye’nin bölgesinde operasyonlara müsaade etmeyeceğini, Türkiye’nin sınır güvenliğini, Türkiye’nin haklarını, Türkiye’nin bölgede oluşturulmak istenen kaosa, kargaşaya müsaade etmeyeceğini Cumhurbaşkanımız Brüksel’de en güçlü şekilde dile getirdi ve bizim tezlerimizi açık ve net bir şekilde ortaya koydu.”

•

Bu da geçer yahu!

Bu kadim topraklar üzerinde ABD’nin, İsrail’in, İngilizlerin ve onların içimizdeki piyonlarının kirli oyunları hiç bitmedi. Ne ihanetleri duruyor, ne de kalleşlikleri bitiyor. Bazen PKK, HDP, PYD, YPG; bazen de FETÖ aparatı ile karşımıza çıkıyorlar. Terör örgütleri ne yazık ki içimizden birilerini kendilerine destek grupları olarak ayrıştırabiliyorlar. PKK; Kürt kökenli kardeşlerimizi, “Kürt sorununu biz çözeceğiz” masalıyla safına çekerek, Kürtleri bu coğrafyaya, vatana, millete, mukaddes değerlere düşman yapmak istiyor. Hem Kürt kardeşlerimiz PKK ve HDP’nin bu kirli oyununa kanmamalı, hem de bizler Kürtleri PKK’dan ayrıştırarak safımıza katmalıyız. PKK ve HDP’nin ideolojisi sosyalist-ateist sistemdir. Kürt kökenli kardeşlerimiz Müslümandır. PKK-PYD’siyle, FETÖ’süyle, DEAŞ’ıyla terör örgütlerini üzerimize salan mihraklara karşı tek vücut olup, biz bu kirli oyunu bozmalıyız. Etnik, mezhepsel, ideolojik çatışmalara asla müsaade etmemeliyiz.

 

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle