Libya’da çözüm nedir?
Türkiye’nin Libya politikası, Suriye politikası ile örtüşmektedir. Suriye’de bulunuşumuzun varlık sebebi, terörün nefes borusunu kesmek ve mazlum Suriye halkını hem rejimin hem de o bölgede vekalet savaşı yürütenlerin zulmünden korumaktır. Suriye savaşı, neredeyse 10’uncu yılına girecek.. Lakin bölgede istikrar sağlanamadı. Müttefikimiz Rusya ve İran’ın Esed rejiminden yana olan tavırları ve dengeleyici politikaları, bölgede istediğimiz düzeni tesis etmemize en büyük engel. Türkiye’nin bu saatten sonra Suriye’den çekilmesi imkansız, bölgeye istikrar gelinceye kadar mücadele sürecektir. Gelelim Libya’ya…
Türkiye’nin Libya’daki varlık sebebi, meşruiyeti herkesçe tanınan UMH’nin ayakta kalmasını sağlamak ve diğer yandan Libya halkının emperyalist güçlere karşı bütünlüğünü korumak, bağımsızlığını ve iç barışı garanti altına almaktır. Elbette bir zenginlik, enerji ve paylaşımdan söz edilecekse, tıpkı Doğu Akdeniz’de olduğu gibi bu bölgede de hakça bir paylaşımı sağlamaktır. Türkiye, şu anda Doğu Akdeniz’de, Libya ve Suriye’de kurtlarla dans ediyor. Türkiye’deki muhalefet ve dış mihraklara hizmet eden siyasetçiler, pusula bilmeyen gemi kaptanı gibi hareket ediyorlar. Tarihle sabittir ki, tarih ve siyaset bilmeyen, kendi ülkesinin dengelerini gözetmeyen siyasetçiler, rotasını şaşırmış gemi kaptanı gibidirler. Olaylara tarihi perspektiften bakmak ve çözüm üretmek, dünyadaki gelişmeleri iyi okumak, güçlü liderlerin marifetidir. Libya’da ne işimiz var? diyenler Türkiye’nin Libya ile olan yaklaşık 10 asırlık tarihi bağından habersizler. Türkiye’nin Libya’ya ne işi var diyenler, öncelikle ABD, Rusya, Fransa, İtalya gibi emperyalist ülkelerin Libya’da ne işi var? sorusunu sorsunlar. Buna yürekleri yeter mi? Libya’yı 1911’den 1943 yılına kadar sömüren İtalya’ya neden sesiniz çıkmaz?
Tarihi ve kültürel bağımızın yanında; Libya ile komşuluk ilişkileri açısından da coğrafi bağımız vardır. 1974 yılında Türkiye Kıbrıs’a çıkarma yaptığında, Batılı keferelerin tepkisine rağmen Libya, Kıbrıs’ta Türk ordusuna askeri destek vermiştir. Libya ve Doğu Akdeniz’de olup bitene kayıtsız kalmak, jeopolitik ve jeostratejik konumumuzu derinden etkiler. Bizi İskenderun Körfezi’ne sıkıştırmaya çalışanlara karşı Doğu Akdeniz ve Libya’da bulunuyoruz. Onların bu projesini akamete uğratamazsak, hiçbir alanda başarı gösteremeyiz. Elbette ki; sadece biz değil, Uluslararası arena 10 yıldır, Libya’da askeri ve siyasi durumla ilgileniyor. Maalesef Libya, silahlı çatışmanın göbeğinde yer alıyor. Bölge, birçok gelişmelere gebe. Özel milis kuvvetleri, güvenlik şirketleri ve yabancı silahlı paralı askerler bölgede cirit atıyor. İç çatışmada meşruiyet aranmaz. Libya için çözümün engelleyici muharrik gücü Libya Ulusal Ordusu (LNA) komutanı Temsilciler Meclisi Başkanı Aguila Saleh ve Halife Hafter’dir! 23 petrol ve gaz şirketinin Libya’da burnu çırpılmadıkça bölgeye huzur gelmez. Bu süreçte Libya’ya kısa ve uzun vadede barışın gelmesi, silahların susması mümkün gözükmüyor. Ancak Afrika kıtasında kimin hakim olacağının cevabı Libya’dadır. Libya’daki varlığımızı, Doğu Akdeniz’deki doğal gaz yataklarından bağımsız düşünenler, yakın gelecekte yanıldıklarını anlayacaklar.







