• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
TÜM YAZILARI

Gençler sekülerliğe neden yöneliyor?

19 Ocak 2026
A


Abdullah Şanlıdağ İletişim: [email protected]

Gençler sekülerliğe neden yöneliyor?

ABDULLAH ŞANLIDAĞ

Dindar anne ve babaların en çok şikayet ettikleri husus şu : “Dindar bir ailede yetişen evlatlarımız nasıl olur da deist olup seküler yaşantıya özenirler? Ben çocuğumu dini referanslara göre yetiştirdim. Onları çocukken sürekli dini ortamlara götürdüm. Evimizde sürekli dini kitaplar okuduk. Kur’an kursuna gönderdim. Şimdi kendi öz çocuğumuzu tanıyamaz olduk. Bu kadar kısa sürede, nasıl böyle bir değişim oldu?


Bugün gençlerin seküler yaşam tarzına yöneldiğini söylemek kolay. Ama doğru mu? 

Daha doğrusu, gençler gerçekten bilinçli bir tercihle mi sekülerleşiyor, yoksa dijital dünyanın içine doğmuş olmanın doğal sonucu olarak mı bu hayatı arzuluyor? Bilinçli bir tercihin olduğunu söylemek mümkün. 

Tabii ki dijital dünya ve çevrenin de etkisini göz ardı edemeyiz.  Gençlik artık sekülerliği sokakta değil, ekranda yaşıyor. Instagram’da, TikTok’ta, dizilerde, YouTube videolarında… Orada özgürlük, sınırsızlık var gibi, kimse kimseye karışmıyor gibi görünüyor. Ama biraz yakından bakınca şunu fark ediyorsunuz: Bu özgürlük vaadinin arkasında derin bir yorgunluk ve hayatın gerçekliğini öteleyen bir anlayış var. Gelenek ve inançların dışlanması var. Herkes mutlu görünmek zorunda, herkes başarılı olmak zorunda, herkes kendini pazarlamak zorunda. Her şey tıklamak ve beğeniden ibaret zannettiriliyor. 


Gençler bu yüzden sekülerliği bir “ideoloji” olarak değil, bir kaçış alanı olarak görüyor. Zaten ideoloji dönemleri de artık geride kaldı.  Ahlâkî yüklerden, toplumsal baskılardan, ikiyüzlülükten kaçış… Ama kaçtıkları yerde de aradıklarını bulamıyorlar. Çünkü mesele hayat tarzı değil, hayatın anlamı. Sanal alem, aslında gençlerimizi mutlu edemiyor.


Peki dindarlık, muhafazakar yaşam bu anlam krizinde neden güçlü bir seçenek olamıyor? Neden insanlar, dindar ve muhafazakar ailelere eskisi kadar güvenmiyor?


Burada acı bir gerçekle yüzleşmemiz gerekiyor: Sorun din değil, dindarların güven kaybı. Artık hiç kimse Müslümanların yaşantısına, muamelesine bakarak İslam dinini seçmiyor. Kendileri araştırarak, Müslüman olabiliyorlar. Çünkü bizlerde o samimiyet ve yaşantı kalmadı. Gençler, dindarlığın adaletle, dürüstlükle, kul hakkıyla temsil edilmediğini görüyor. Güçlüyken susan, zayıfken konuşan; kendi mahallesinin yanlışlarını görmezden gelen bir dindarlık gençleri ikna etmiyor. Zayıf olan, öteki diye tabir ettiğimiz insanlar suç işlediklerinde cezalandırıyor, KENDİ MAHALLEMİZDEN BİRİLERİ suç işlediklerinde görmezden geliyorsak, bu gençleri sadece kendimizden değil, maalesef dinden de soğuturuz. 


Gençler “dindar” kelimesini duyunca artık ahlakı, erdemi değil, çoğu zaman çelişkiyi hatırlıyor. Söylemle eylem arasındaki mesafe ne kadar açılırsa, güven de o kadar azalıyor. Kimse mükemmel olmayı beklemiyor ama tutarlılık bekliyor.

O hâlde soru şu: Dindarlar yeniden nasıl güvenilir insanlar olabilir? Cevap aslında zor değil ama bedeli ağır. Önce ahlâkı slogan olmaktan çıkarmak gerekiyor. Adalet yalnızca bize yapıldığında değil, başkasına yapıldığında da savunulmalı. Yanlışı kim yaparsa yapsın yanlış diyebilmek, dindarlığın en güçlü tebliğidir. Bir diğer mesele dil. Gençler yargılanmak istemiyor, anlaşılmak istiyor. 


Sürekli nasihat eden, sürekli tehdit eden bir dil artık karşılık bulmuyor. Merhameti merkeze alan, insanı hatasıyla birlikte muhatap alan bir dil, güveni yeniden inşa edebilir. 


Ve dijital dünya… Bugün dindarlık en çok orada sınanıyor. Sosyal medyada kullanılan üslup, yapılan paylaşımlar, öfke dili… Hakikati savunduğunu söyleyip nezaketi kaybeden bir dindarlık, gençlere hiçbir şey anlatamaz. Şunu kabul edelim: Gençler köklü bir değişim peşinde değil. Onlar sahicilik arıyor. 

Rol yapanları, kutsallık zırhına saklananları değil; hatasıyla yüzleşebilen, adil kalabilen, vicdanlı insanları arıyor.

Belki de bugün gençlerin sekülerliği “denemesi” bizim için bir tehdit değil, bir uyarıdır. Çünkü bu çağın sorusu şudur: Kim haklı konuşuyor değil, kim doğru yaşıyor?

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23