Fatih’in enerji yolculuğu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan beklenen müjdeyi verdiğinde gözlerim dolmuş, yanı başımda duran evladımla ekrana kilitlenmiştik. Gazeteci olmamız hasebiyle, beklenen müjdenin enerji rezervi olduğunu tahmin ediyorduk. Tüm yüreğimle, samimiyetimle inanıyorum ki, Erdoğan Türkiye için bir lütuftur. Birçok alanda dışa bağımlılıktan kurtularak prangaları tek tek parçalıyoruz. İç politikada, dış politikada, ekonomide ve her alanda devrim niteliğinde gelişmeler oluyor. Bunları görmeyerek itibarsızlaştırmaya çalışanlar, olayları parti fanatizmi çerçevesinde değerlendirenler asla iyi niyetli olamazlar. Karadeniz’i karış karış tarayarak enerji rezervi arayan sondaj gemisine yönelik yapılan yorumlar, paylaşılan fotoğrafların çoğu olumlu. Türkiye’nin bu gururlu tablosu karşısında ülkesini seven herkes, partisini bir tarafa bırakıp, bu güzel günün sevincini paylaşıyorlar.
Ve nihayet Reis, Fatih sondaj gemisinin Karadeniz’de 320 milyar metreküp doğalgaz bulduğunu açıkladı. Açıkladığı an hepimizin kalpleri kıpır kıpır atarak, Allah’a hamd ettik. Bu müjdeye sevinilmez mi Allah aşkına? Fatih sondaj gemisi Karadeniz’de doğalgaz rezervi buldu, dünyanın gözü anında Türkiye’ye çevrildi.. Bizdeki muhalefet ve sosyal medya fenomenleri, bu kutlu müjdeyi bile itibarsızlaştırmak için kolları sıvadılar.
Peki rezerv bulmak için sondaj çalışması yapan Fatih gemisi ne zaman yola çıkmıştı? Türkiye’nin en büyük enerji keşfini gerçekleştiren Fatih sondaj gemisi 29 Mayıs’ta İstanbul’dan Trabzon Limanı’na uğurlanmıştı. Aradan çok uzun zaman geçmeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih sondaj gemisinin Karadeniz’de 320 milyar metreküp doğalgaz bulduğunu açıkladı. Bu doğalgaz Türkiye’nin belki de 10 yıllık gaz ihtiyacını karşılayacak kapasitede. Gerisi inşallah gelecek ve Türkiye’nin umutlarını yeşerten gelişmeleri hep birlikte yaşayacağız. Rezervin yer aldığı Tuna-1 kuyusu Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesinin 175 km açığında yer alıyor.
DIŞA BAĞIMLILIK VE İTHALAT
Türkiye, Karadeniz’de bulduğu gaz rezerviyle başta Rusya, ABD ve İran olmak üzere yabancı ülke ve tedarikçilere olan “bağımlılığını” azaltmayı hedefliyor. Türkiye iç tüketim için yıllık 45-50 milyar metreküp gaz ithal ediyor. Petrol ihtiyacının da tamamına yakın bölümü ithalat yoluyla karşılanıyor. Her yıl milyarlarca doları yurtdışına aktarıyoruz. Tabii doğal olarak bağımlılık, ekonomik dengelere ağır darbe vuruyor. Gazı biz ürettiğimiz takdirde, ithalata giden para hazinede kalacak ve halkımız da pahalı gaz tüketiminden kurtulacaktır.
Türkiye’nin enerji konusundaki makûs talihi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve ekibinin iradesiyle yenildi. Ülkemiz için hayırlara vesile olsun.







