--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

CHP’nin ‘hayır’ında hayır yoktur

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
11

CHP, eski Kemalist Atatürkçü çizgisinden hızla uzaklaşarak Amerikancı ve Fetöcü bir yapılanmaya doğru eviriliyor. “Biden’ın “Recep Tayyip Erdoğan’ı darbe ile değil de demokratik yollarla devireceğiz. Bunun için de Türkiye’de muhalefete destek vereceğiz” dediği günden beri, CHP Amerika’nın istediği eksene kaydı. Parti içindeki Atatürkçüler tasfiye edildi. CHP; 15 Temmuz hain darbe girişimine “tiyatro” diyerek FETÖ’yü, Irak ve Suriye’ye yönelik Cumhurbaşkanına tezkere yetkisi veren oylamaya ‘hayır’ diyerek de Amerika’yı memnun etmiştir. Bundan sonrasında CHP’den Türkiye’ye hayır gelmez. ABD öncülüğünde Uluslararası Koalisyon güçleri, Deyrezzor’un doğusundaki petrol sahasında terör örgütü PKK/YPG ile “ortak tatbikat” yapılırken, CHP’nin tam da bu demde Suriye’den Türkiye’ye yönelik olası bir PKK/PYD/YPG saldırısını önlemek amacıyla Türk askerinin Suriye’deki görev süresinin uzatılmasına dair tezkereye ‘hayır’ oyu kullanması, hiç de hayra alamet değil. CHP, bu tavrıyla; dolaylı yoldan terör örgütlerine destek vermiş oluyor.

CHP’NİN ‘HAYIR’I NE ANLAMA GELİYOR?

Terör saldırısına ilişkin Irak ve Suriye’deki askeri varlığımızın görev süresinin uzatılmasını içeren Cumhurbaşkanlığı tezkerelerine, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “hayır” oyu vereceklerini duyurmuştu. Nitekim öyle de yaptılar. Peki, CHP’nin bu adımı ne anlama geliyor? Millet İttifakı’nın bileşenlerinden İYİ Parti’nin tezkereye “Evet” oyu vermesine rağmen CHP’nin “Hayır” demesi bir anlamda HDP nezdinde; terör yanlısı Kürt seçmeni tatmin etmek için attıkları bir adım olarak değerlendirilebilir. Daha önce de Kürt sorununun HDP ile Meclis’te çözülebileceğini deklare eden CHP lideri Kılıçdaroğlu, anlaşılan HDP’nin Kürt tabanına oynuyor. Yalnız CHP’nin bu adımları, sadece HDP’yi memnun etmekle kalmıyor, aynı zamanda sınır ötesindeki HDPKK/PYD,YPG’yi de sevindiriyor. Geçmiş yıllarda PYD’yi terör örgütü olarak görmediklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, zaten Türkiye’nin Suriye politikasını da başından beri eleştirmiş ve Suriye’de ne işimiz var? diyerek, iktidara geldiklerinde ilk işlerinin Suriyeli sığınmacıları göndermek olacağını beyan etmiştir. CHP’nin bu adımını hem politik bir değişim ve hem de seçim yatırımı olarak değerlendirebiliriz. Halbuki aynı CHP, daha önce sınır ötesindeki askere harekât düzenleme yetkisi veren tüm tezkerelere evet demişti. Tezkere konusunda İyi Parti ile CHP’nin ayrı hareket etmelerini, anlaşılmış bir iş bölü olarak görmek de mümkün. Nitekim CHP tezkereye ‘hayır’ diyerek, Kürt, liberal ve sol-sosyal demokrat kesimin oyunu kendisinde, İYİ Parti de ‘Evet’ diyerek, milliyetçi, mukaddesatçı oyları kendinde konsolide etmeyi amaçlamış olabilirler. 

Muhalefet partileri Ak Parti hükümetinin komşu ülkelerde asker bulundurmasını, alan kapma, hakimiyet kurma ve toprak genişletme isteğinin sonucu olan savaş-şiddet politikası olarak değerlendiriyor. Aslında CHP’nin Suriye politikası da çok sığ ve bölgedeki dinamikleri anlamaktan yoksun, sırtını HDPKK’ya yaslamış politik bir tavırdan öte bir şey değildir. Türkiye’nin bekasını düşünen bir muhalefet lideri, “neden bizim askerimiz Suriye’de şehit olsun? TÜGVA’cılar var, gönder onları Suriye’ye. Komutanı da Bilal Erdoğan olsun” der mi hiç? Kılıçdaroğlu bu, ne söylese yeridir. Size bir şey söyleyeyim mi; CHP lideri, yalan, dolanla dümenini çeviriyor ama, dersine de iyi çalıştığı bir gerçek. Ak Parti karşısında yenile yenile, bazı şeyleri öğrenmeye başladı. Geliştirdiği söylemle, sadece doğal, kronikleşmiş kendi tabanına değil, yeni politik adres arayan, yolu sosyal demokrasiyle bugüne kadar hiç kesişmemiş, hatta mesafeli olan kesime de oynuyor. Peki, Ak Partili ve diğer partilere oy veren seçmen, CHP’nin Suriye ile Irak’ta PKK’lı teröristlerin vurulmasına “Hayır” anlamı içeren tavrını nasıl yorumlayacak? Muhafazakar seçmenden CHP’ye bir yönelme imkansız. CHP’nin bu tavrına bakarak, Eski Türkiye’de terörle mücadelenin nasıl yapıldığını okuyabiliriz. Bundan sonrasında olası bir CHP ortaklığında kurulacak iktidarda PKK’ya yönelik dostane tavrın daha da derinleşeceğini söyleyebiliriz. ABD ve FETÖ Türkiye›nin Kuzey Irak ve Suriye›de bulunmasından, Doğu Akdeniz, Libya, Kıbrıs gibi konularla birlikte terörle mücadelesinden de rahatsız. CHP’nin KHK’lıları kurtarmaya yönelik açıklaması da FETÖ’yu sevindirecek bir adımdır. Tüm bunları analiz ettiğimizde, Türkiye’nin muhalefet partilerinin ABD eksenine doğru yaklaşırken, Ak Parti’nin temel dinamikler, iç ve dış politika ile beka sorunu gibi konularda sine-i millete döndüğünü söyleyebiliriz.

 

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle