--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ayağımızı yorganımıza göre uzatalım

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
52

Sancılı kriz dönemlerinde devlet ve millet olarak hepimiz, atasözünde ifade edilen “ayağını yorganına göre uzat” uyarısına dikkat etmemiz gerekiyor.  Hiçbir devlet başkanı veya lider kendi vatandaşının hayat pahalılığına yenik düşmesini istemez. Halkı müreffeh ve huzurlu olan liderlerin kendileri de huzurlu olur. Açlık, sefalet ve fakirlik ülkelerin kaderi olamaz. Afrika halkının yoksulluğu, o insanların tembelliğinden veya kaderinden kaynaklanmıyor. Batı dünyasının emperyalist sömürgeciliğidir sebep. Hakça paylaşılmayan dünya nimetleri, belirli zalim uluslararası güçlerin elinde tekelleşmiştir.. 

Para ve maliye politikası devletlerin en önemli sorunudur. Bugün tüm dünyayı kasıp kavuran enflasyon ve hayat pahalılığı, sadece bizim mücadele ettiğimiz bir sorun değildir. Meselenin küresel boyutu oldukça derin. Pandemi ve savaşlar da enflasyonu tetikledi. Tedarik zincirinde sıkıntıların olduğu da bir gerçektir. Kendimize çekidüzen verelim, gelirimiz kadar harcayalım, eyvallah. Ancak mesele, savurganlık ve israf, şükürsüzlük gibi nedenler ya da dış güçler baskısı ve ambargo ile geçiştirilemeyecek kadar ciddi boyutlardadır. Enflasyon meselesini toplumun kafasında fazla büyütmemesini istiyorsak, iktidarın kendisinin bu sorunu çok ciddiye alması ve ekonomi yönetiminde rasyonel adımlar atması kaçınılmazdır. Bunca zorluk ve hayat pahalılığına rağmen bu millet muhalefet partilerine koşmuyorsa ve Ak Parti’nin oylarında ciddi bir erime söz konusu değilse, inanın bunun bir tek sebebi vardır, o da hâlâ milletin Erdoğan’a güveniyor olmasıdır. Bu milletin gönlünde taht kuran Erdoğan’ın rakibi 6’lı muhalefet partileri değildir. Ak Parti içeride ve dışarıda çok büyük mücadele veriyor. Devrim niteliğindeki hizmetlerini millet görüyor. CHP ve yol arkadaşlarına güvenmeyen bu millet, “yaparsa Ak Parti yapar” inancını koruyor. Bir de kazanımlarının hoyratça tüketilmesinden endişe duyuyor. Geçenlerde bir dağ köyünde köylülerle sohbet ederken konu dönüp dolaşıp siyasete ve hayat pahalılığına geldi. Askeri vesayetin bitirilmesi ve her türlü özgürlüklerin sağlanması hususunda Ak Parti’ye çok teşekkür eden köylüler meselenin bilincinde. Ak Parti sonrası vesayetin tekrar hortlayacağını, FETÖ’nün eski gücünü yakalayacağını ifade eden vatandaşlar, terör konusundan da endişe duyuyorlar. HDPKK ve FETÖ’nün muhalefet partilerinin iktidara gelmeleri durumunda güçleneceğini deklare eden vatandaşın kaygısı bu yönde. Aç kalırım, her türlü yokluğa katlanırım ama, Erdoğan’ın 20 yıllık bu millete kazandırdığı değerlerin yok edilmesine müsaade etmem diyor. Ak Parti’yi besleyen Anadolu damarı budur. İktidara düşense, bu damarı güçlü tutan temel dinamikleri hayata geçirmesi ve ülkeyi krizden sağ salim çıkarmasıdır. 

Avrupa ve ABD’de de enflasyonun olduğu gerçeği, meseleye bigane kalmamızı gerektirmez. Kabul edelim ki diğer ülkelerde enflasyon bizimkinden yüksek değildir. Ülkelerin öncelikli meselesi, enflasyonu ciddiye almak ve sorunu çözmek olmalıdır. Alınması gereken önlemler her neyse bir an evvel alınmalı ve vatandaş rahatlatılmalıdır. Para politikası çok önemlidir. Tencere kaynamaz ve milletin canı yanarsa, muhalefet söz sahibi olur. Hiçbir becerisi ve ülkenin kurtuluşu için önerisi olmayan muhalefet bundan nemalanır.

Ak Parti 2023 seçimlerini garantilemek istiyorsa, vatandaşın temel tüketim ürünlerine kolay ve ucuz bir şekilde ulaşabilmesini sağlamalıdır. Üretim, istihdam ve ihracat olsun, bunlar olmadan ayakta kalınmaz. Lakin hayat pahalılığına da ivedi çözüm gerekiyor. Türkiye’nin vergi gelirleri ve yönetimi güçlüdür. Savaş, kuraklık ve dış güç baskına Türk milleti boyun eğmez. Batılı rakip ülkeler petrol ve enerji kaynaklarına el koyarak, ülkeleri sömürgeleştirdiler. Milletimizin birçoğunun göremediği ve muhalefetin de algı operasyonuyla göstermediği gerçek şudur: “Türkiye Ak Parti sayesinde savunma sanayine çok büyük önem veriyor. İHA, SİHA ve savunma silahlarıyla askeri gücünü kavi kılarak kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan Türkiye; Doğu Akdeniz, Karadeniz ve Mavi Akım projeleriyle petrol ve enerjide söz sahibi olmak istemektedir. Teknoloji devi olmuş ülkelerle mücadele etmek için güçlü Türkiye kaçınılmazdır. Ak Parti’nin öncelikli meselesi terörün nefes borusunu kesmek ve uluslararası boyutuna da el atmaktır. Şu anda bunu yaparken, diğer yandan da ekonomiyi rahatlatmak için rasyonel politikalar geliştirmelidir.

Velhasıl vatandaşa, arabanı, lüks telefonunu sat, evine ekmek götür diyemeyiz. Bir zamanların lüks vasıtaları günümüzde temel ihtiyaç malzemeleri olmuştur. Ak Parti, hem kendi seçmenini ve hem de tüm vatandaşlarının yaşam standartlarını yükseltmiştir. Şimdi de enflasyon sorununa neşteri vurmalıdır..

•

Cezaevindeki Demirtaş, mağduriyet pozuna bürünerek, T24’de şöyle demiş: “Siyasetin ve şiddetin bir arada olamayacağını bizim de bildiğimizi, bütün sorunlarımıza Türkiye’nin bütünlüğü içinde çözüm aradığımızı ve onurlu bir barış için ciddiyetle çalıştığımızı tüm Türkiye’ye en uygun dille, söylemle anlatmamız gerekir.”

Anlat anlat, heyecanlı oluyor.. Daha PKK ile saflarınızın ayrıldığını, silahların gölgesinde siyaset yapılamayacağını ifade etmeyen, bunu sürekli öteleyen bir HDPKK sempatizanı, destekçisi Demirtaş’a bakın hele. Sevsinler sizin demokrasi anlayışınızı..

Demirtaş samimiyse, silahla demokratik mücadelenin, HDP ile PKK’nın bir arada olamayacağını deklare etsin. Demirtaş, Kobani davasının duruşmasında mahkeme heyeti üzerinden birilerini tehdit etmiş: “Bakalım, seçimden sonra başkaları da bu hücrelere tahammül edebilecek mi?” 

Hele bir seçim olsun da görelim, HDPKK, FETÖ aşığı hainler nereye kaçacaklar?

 

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle