--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Arınmak

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
118

Eski Türkiye özlemi içerisinde olanlar, şu anda altılı masada konumlandılar. Parlamenter sistemde vesayetçi odaklar, sermaye sahipleri ve medya patronları söz sahibiydi. 10 yılda bir demokrasiye balans ayarı veren oligarşik zihniyet, demokrasi, hukuk ve reform yanlısı Ak Parti tarafından bitirildi. HDPKK’yı (HDP) da dahil edersek, evlere şenlik bir koro, tam gaz ilerliyor. Hepsinin de ortak amacı, Biden’in emeline hizmet etmek. Bakmayın siz onların demokrasi, insan hakları, hukuk ve adalet söylemlerine. “Helalleşme” açılımları da sahtedir, samimiyetten uzaktır. 

Güç ve mevzi kaybettikleri için ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar. Ülkedeki pahalılık ve krize rağmen vatandaş bunları tercih etmiyor, «yine ne varsa Ak Parti’de var” diyerek, Reise desteklerini sürdürüyorlar. 

Ak Parti’ye yönelik yapmış olduğumuz özeleştirilerde, Reis cephesinde bir sıkıntı olmadığını, bu milletin yine Erdoğan’ın etrafında birleşeceklerini deklare ettim. 

Bugün de yazdıklarımın arkasındayım. Vahamete kapılmak ve güç sarhoşluğuna yakalanmak güzel şeyler değildir. Üç günlük dünya için fırıldak olmanın da bir anlamı yok. 

Buraya bir nokta koyalım. Muhalefetin bir vizyonunun, projesinin bulunmaması ve millette bir karşılığının olmaması, Ak Parti için avantajdır lakin seçimleri yalnız başına göğüsleyebilmek için yeterli değildir. Muhalefetin en büyük kozu enflasyon ve pahalılıktır. 

Dolayısıyla Ak Parti’nin rakibi muhalefet değil, ortalığı kasıp kavuran ekonomik krizdir.

 İktidarın handikabı ve kendisini zorlayacak dinamikleri bulunuyor.  Enflasyon dizginlenmeli, döviz kurundaki anormal  yükselişin önüne geçilmelidir. Vatandaşı en çok perişan eden; marketler, pazarlar, akaryakıt fiyatları, elektrik ve doğalgaza yapılan zamlardır. Aylardır yazdığımız tencere teorisi gerçeğini görmemiz gerekiyor. Hepsinden önemlisi de, içsel bir arınmaya ve değişime ihtiyacımız var. Hepimizin ahlak, erdem, etik değerler, hukuk ve adalet kavramlarını yeniden gözden geçirmesi gerekiyor. Fikri ve zihni donanımımızı geliştirerek, yeni ufuklara yönelmeliyiz. Üst düzeyde görev alan bürokrat, siyasetçi ve bakanların sicilinin temiz, kıblesinin düzgün olması elzemdir. Gevşemiş, iktidar gücünü istismar eden, dava bilinci, millet aşkı körelmiş, güç sarhoşluğuna yakalanmış kibirli kadroların ayıklanması gerekiyor. Yalakalıkta sınır tanımayan, tek işi akçe olan, nereden nasıl vurmanın hesabını yapan tüccar zihniyetli siyasetçiler, bulundukları zemine zarar verip sürekli tüketirler. 

Adamınızı iyi seçmek zorundasınız. En ufak kasırgada sizi satacak olan, trenden atlayıp başka bir trene binenlerle yol yürünmez. Bugün size alkış tutup över, yarın satıldığı yerin adamı olur. Size gönülden bağlı olanların, iktidar nimetlerinden faydalanmak ve kamu malını çarçur etmek gibi dertleri olmaz. Yalaka ve menfaat peşinde olan ise, “ne vurursak o kâr”, diye düşünür. “Son vuruşumuzu yapıp, ikbal vaat eden partide yerimizi alalım” diyenlerden korkunuz. 

Şimdi son virajdasınız, silkelenip kendinize gelmek zorundasınız. 2023 seçimleri hiç kimse için çantada keklik değil. Şu hususun altını önemle çizelim: İktidar partisinin sahada çalışma yaparken, sadece 20 yıllık icraatlarını ve hizmetlerini anlatması yeterli olmaz. Bu millet biraz unutkandır. O sebeple geçmişte yapılan hizmetleri anlatmanın yanı sıra, çift rakamlı enflasyonu tek haneye düşürerek, ülkeyi ekonomik olarak rahatlatmak gerekiyor. Muhalefetin adayı Kılıçdaroğlu olsa bile, bu sizi rehavete düşürmemeli. Kılıçdaroğlu,  muhafazakar seçmeni ikna edemedi ve anket sonuçlarında CHP’nin oyları yüzde 25’in ötesine bir türlü geçmiyor. O yüzden altılı masanın ortaklarından Akşener, dengeli siyaset yürütüyor. Bekleyip görmek lazım. Akşener, uçurumun kenarına kadar yaklaşmış olan İmamoğlu’na ip uzattı. İmamoğlu da Akşener’i zabıta bandosuyla karşıladı. Böylece İmamoğlu ismi yeniden Mansur Yavaş isminin yanına yaklaştı ve eşitlendi. Akşener henüz Kılıçdaroğlu ile kazanacaklarından emin değil. “Ya yine kaybedersek?” korkusu hepsini düşündürüyor. İktidar da ilk yıllardaki kullandığı söylemi terk edip, seçimin kaderini değiştirebilecek güçte olan Kürt seçmen, kararsızlar ve gençler üzerinde çalışma yapmalıdır. Tabanı konsolide edebilmenin başka bir yolu yok. Değişim arzulayanların karşısına daha iyi bir Türkiye vaadiyle çıkmanız gerekiyor. Unutmayın, genç kuşağın hafızasında eski Türkiye yok. 

Ak Parti’nin diplomatik başarısı oldukça büyük. Mısır, Suudi Arabistan, Suriye ve Rusya-Ukrayna diplomasinden kaynaklanan krediyi iyi kullanmalısınız.  Erdoğan’ın her şartlarda yüzde 35 kemik oyu var ve hâlâ Türkiye’nin en büyük partisi olma özelliğini koruyor. 

Önünüzde sizi kurtarabilecek bir zaman dilimi var. Yeni nesil, Kürt seçmen ve kararsızları mobilize etmenin yolu, umut vaat etmekten, ülkenin ekonomisini düzeltmek ve enflasyonu düşürmekten geçiyor.

 

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle