--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

AK Parti ve mülteciler

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
27

Türkiye’nin kaderi, göçmenleri kucaklamak ve kendi ülkesinde misafir etmek değildir. Hiçbir ülke durup dururken kendi topraklarına yabancıları almaz. Ama bazen şartlar sizi göç politikası uygulamaya zorlayabilir. Suriye kaynaklı göçmenler konusu da öyledir. Ülkelerindeki iç savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan mazlum millete Türkiye’ye sırtını dönemezdi. Bu yüzden bendeniz, başından beri Ak Parti hükumetinin dış politikasını ve Suriyeli göçmenlere uyguladığı insani davranışları onaylıyorum. Göç sorununu insanlık meselesi olarak gören Ankara, sınırlarında yürüttüğü operasyonlarda hiçbir zaman toprak genişletme ve misafir ettiği mültecileri kendi nüfusuna dahil etme amacı gütmemiştir. Tarihi ve bulunduğu coğrafi konumu gereği göç alan, göç veren ve transit ülke özelliği taşıyan Türkiye, farklı bir davranış sergileyemezdi. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar, Avrupa Birliği Uyum Süreci gibi belirleyici faktörleri göz ardı ederek, her fırsatta Suriyelileri ülkelerine geri göndereceğini ifade eden CHP’nin söyleminin pratikteki karşılığı yoktur. 

Elbette ki Ak Parti’nin 20 yıllık iktidarında, özellikle Orta Doğu’da farklı bir imaj üstlenerek yürüttüğü bir dış politikası var. Ak Parti’nin bu politikasını farklı zeminlere çekerek, Osmanlı endeksli bir diriliş ya da Orta Doğu’ya hakim olma gibi argümanlarla tanımlayanlar olsa da, Türkiye’nin yapmaya çalıştığı şey, arabuluculuk ve kolaylaştırıcı zenginliklerdir. Hem sonra hiçbir ülke sınırlarında terör örgütlerinin konuşlanmasına ve buradan küresel güçlerden destek alarak saldırmasına müsaade etmez. ABD’nin YPG’ye sağladığı tonlarca silah yardımının aşikar olduğu bir dünyada Türkiye’nin hava savunma sistemlerine sahip olmasını ve yürüttüğü operasyonları hiç kimsenin eleştirmeye hakkı yoktur. Türkiye’nin kendisini savunmasını ve sınırlarından terörün nefes borusunu kesme faaliyetini, Batı’ya arkasını döndüğü şeklinde yorumlayanlar da art niyetlidir. Türkiye, medeniyetler arasında çok önemli bir köprüdür. Dolayısıyla Ak Parti’nin Balkanlar, Kafkasya, Orta Doğu, Kuzey Afrika olmak üzere Karadeniz Havzası ve Batı Asya’yı içine alan hatta Orta Asya’ya kadar genişleyen havzada kendisini göstermeye çalışması kadar doğal bir şey yoktur. Ak Parti’nin uygulamaya çalıştığı göç siyasetini ve ulusal ölçekte attığı adımları sekteye uğratmaya çalışan CHP’nin, özelde Suriye politikası ve geliştirdiği dil, genelde de dış politikası sakattır, elle tutulur hiçbir tarafı yoktur.

CHP’nin İdlib ekseninde Kılıçdaroğlu tarafından dillendirdiği ‘Esed’in askerleri orada bizim askerleri koruyor’ sözünün hemen akabinde, Esed rejiminin 36 askerimizi şehit ettiğini unutmadık. YPG’yi terör örgütü olarak görmeyen, 15 Temmuz darbe girişimini tiyatro olarak nitelendiren, iktidara geldiklerinde Suriyelileri ülkelerine göndereceklerini söyleyen CHP’nin hangi sözüne inanacağız? CHP’nin Suriye politikası tamamen paradokslarla doludur. CHP’de çok ciddi bir akıl tutulması yaşanıyor. “İdlib’de ne işimiz var?”, “Suriye’de ne işimiz var?”, “Doğu Akdeniz’de ne işimiz var?” diyen bir partinin, Türkiye’ye sunabileceği hiçbir katma değeri yoktur. 

İşte CHP’nin Suriyelilere ilişkin yeni söylemi: “Geçinemeyen, işsiz kalan insanlar, Suriyelilerden şikayet ediyorlar. Ve önümüzdeki süreçte çok daha ciddi açmazlarla toplum olarak karşılaşabiliriz. Ve bu sorunu çözmek zorundayız. Bunlar çözemediler, çözme güçleri de yok, kapasiteleri de yok. Ama biz çözeceğiz. İnsani boyutuyla ele alacağız sorunu ve çözeceğiz.”

CHP, nasip olur da bir gün iktidara gelirse, Suriye konusunu insani boyutuyla ele alacaklarını deklare ediyor. Ak Parti’nin 10 yıldır yaptığı da zaten insani cephesiyle meseleyi ele alması değil mi? “Bu bir vicdan meselesidir” diyen Ak Parti, kamplarda, sınır ötesinde neyin mücadelesini veriyor? Güvenlik koridorlarını tam olarak sağlamadan bu insanları kimin kucağına atacaksınız? 

 

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle