Yılmaz Özdil bunu yazsın, tanesini 20 bin liradan okutur! Hadi yine iyisin oğlum
Hikmet Genç'ten, Mustafa Kemal’le ilgili, başta Vikipedi olmak üzere internetten derlediği sıradan bilgileri bir araya getirip köşe yazısı formunda kitap çıkaran ve tanesini 2 bin 500 liraya itekleyen Yılmaz Özdil'e "Yunan Başbakanı Venizelos'un kitabını yaz" çağrısı geldi.
Hikmet Genç'ten, Mustafa Kemal’le ilgili, başta Vikipedi olmak üzere internetten derlediği sıradan bilgileri bir araya getirip köşe yazısı formunda kitap çıkaran ve tanesini 2 bin 500 liraya itekleyen Yılmaz Özdil'e "Yunan Başbakanı Venizelos'un kitabını yaz" çağrısı geldi. "Sonra orijinal olsun diye aynı kitabı (kapağını makak maymunu derisiyle kaplayarak) bir daha bastır. Kitle müsait zaten. Tanesini 20 bin liradan okutursun" ifadelerini kullanan Genç, Akşam gazetesindeki yazısında şunları kaydetti:
"Osmanlı dış politikasını destekleyen ülke İngiltere. (1830-1865 Lord Palmerston dönemi)
Sebep?
Boğazlar üzerinden sıcak denizlere inmek isteyen Rusya büyük bir tehditti.
Zira Hindistan yolu ve İngiliz ticaretini güvence altına almak gerekiyordu.
O sebeple Osmanlı topraklarının bütünlüğünü savunuyordu Palmerston.
Benzer politikaları eleştirenlere şöyle cevap vermişti;
"İngiltere'nin ebedi dost ve düşmanları yoktur, değişmez çıkarları vardır."
Bu kural dünya diplomasisinde çok etkili oldu.
Ülke çıkarları söz konusuysa Türkiye'nin de ebedi dost ve düşmanı olamaz.
"Söz konusu vatansa gerisi teferruattır" dediğimiz gibi...
Lakin "menfaatler" konusunda diğer devletlerden ayrışıyoruz. Menfaatlerimizi öncelerken vicdani ve ahlaki değerlerimizle farklı bir duruş sergiliyoruz. Türkiye'nin "darbecilere" karşı duruşu bu minvaldedir.
Osmanlı'dan kalma bir haslet bu. O yüzden biz, hiçbir zaman sömürgeci olmadık.
"Bugün neden Sisi ile el sıkıştın" diyor asrın villacımız.
Aynısını Esed için söylediler aynı kaşalotlar... 'Dün dosttu bugün neden düşman ilan ettiniz' diyorlardı.
Tehdit olarak algıladığı Rusya'ya karşı Osmanlı topraklarının bütünlüğünü savunuyordu İngiliz. Sonra gelip İstanbul'u işgal etmedi mi?..
Keza İngiliz, Fransız, Alman, İtalyan vesaire birbirine girdi... 60 milyondan fazla insan öldü 2'nci Dünya Savaşı'nda. Bugün hepsi "dostlar kulübü AB" değil mi?..
Aktif dış politika uygulayan, bölgesel güç ve küresel bir aktör olan Türkiye'ye; 'Dün öyleydi bugün niye böyle oldu?' diye sorulur mu gerzek?!..
ABD müttefikimiz ama PKK/YPG'li teröristlere destek veriyor. Teröristler için AB güvenli liman. Ama ticari partnerlerimiz ve stratejik ortaklarımız aynı zamanda...
N'apalım?
"Siz dost gibi görünüyorsunuz ama düşmanlık yapıyorsunuz".., "ver misketlerimi, oynamıyorum işte" deyip ilişkilerimizi mi keselim?!
Bunlardan anlamıyorsan İnönü'den ve Mustafa Kemal'den örnek verelim.
İsmet Paşa 1930'da Ankara Palas'ta Venizelos'a verilen ziyafette kendisine bizzat teşekkür etti.
Mustafa Kemal 1933'te Venizelos'u Dolmabahçe Sarayı'nda kabul etti. Daha sonra karşılıklı çıkarlar çerçevesinde anlaşmalar yapıldı.
O dönem; "Bunlar ülkemizi işgal etti. Dün düşmandık, hangi ara Türk-Yunan dostluğu doğdu?" diyen oldu mu acaba?..
Bak sen en iyisi Yunan Başbakanı Venizelos'un kitabını yaz. Sonra orijinal olsun diye aynı kitabı (kapağını makak maymunu derisiyle kaplayarak) bir daha bastır. Kitle müsait zaten. Tanesini 20 bin liradan okutursun.
Bu iyiliğimi de unutma!.."