Üretim yerine faiz ve fasonculukla köşeyi dönen yerli TÜSİAD’çı oligarklar, Türkiye’nin 60 yıl sonra gerçekleşen hayali TOGG’un banttan inmesi ve seri üretime geçmesiyle ilgili sessiz kaldı.
Türkiye’nin lider patronlarını bir araya getirmekle övünen “yerli oligarklar kulübü” TÜSİAD’ın büyükleri, milli otomobil TOGG’un banttan inerek seri üretime geçmesiyle ilgili suskunluğa büründü. Yüksek faiz için can atıp; laiklik, başkanlık, İstanbul Sözleşmesi, kabine, internet düzenlemesi, İmam Hatip, Twitter, askeri operasyonlar, Gezi olayları, İstanbul seçiminin tekrarlanması gibi ilgisiz birçok konuda açıklama yaparak ahkam kesen TÜSİAD’ın kodamanlarından, sanayinin en önemli atılımı olan yerli oto TOGG’la ilgili çıt çıkarmadı.
29 Ekim’de görkemli törenle banttan inerek seri üretimine başlanan Türkiye’nin ilk yerli ve milli otomobili TOGG’la ilgili TÜSİAD’ın ne başkanından, ne yöneticilerinden, ne de kurumsal hesaplarından tek bir açıklama yapılmadı.
‘Ticari intihar’ demişlerdi
TÜSİAD’a öncülük eden Koç Holding, 2013 yılında Başkan Erdoğan’ın ‘babayiğit arıyorum’ çağrısına “Yerli otomobil ticari intihardır” sözleriyle kapıyı kapatmıştı. Koç Holding’in o dönemki Genel Başkanı Mustafa Koç, 18 Nisan 2013’te “Yerli otomobili bayi ağı, servis ve yedek parça ağını yaratmak için çok büyük yatırımlar gerektiğinden dolayıdır rantabl görmedik. Yerli otomobil ticari açıdan intihar olur” demişti. Koç’ların damadı İnan Kıraç ise ilk etapta yer aldığı TOGG hissedarlığından 2021 yılında çekilmiş ancak projeyi akamete uğratamamıştı. TOGG ekibinde yer alan İnan Kıraç’ın şirketi Kök Ulaşım Taşımacılık AŞ, sermaye artırımına katılmayarak projeden çekilmişti. İnan Kıraç, TOGG’un lansmanında sahneye çıkmamıştı.
Montajcı patronlar
Yerli otomobile karşı üç maymunu oynayan, üretim, istihdam ve ihracat ağırlıklı ekonomi modeline itiraz eden, paradan para kazanılan faizli sisteme dönülmesini dillendiren TÜSİAD, ağırlığını Masonların oluşturduğu küresel şirketlere ‘fason’ ve ‘montaj’ iş yaparak büyüyen patronların kulübü olarak biliniyor.
TÜSİAD’çı yerli oligarklar emperyalist şirketlerin Türkiye distribütörlüğünü üstlenerek üretim yapmaksızın kârına kâr katıyor. İşte montajcı patronlar...
KOÇ: TÜSİAD’ın koçbaşı olan Koç Holding; ABD’li Ford, Budget, Güney Koreli LG, Güney Afrikalı Defy, Avusturyalı Elektra Bregenz, Alman Fuchs firmalarının Türkiye şubeliğini üstlenerek “montaj sanayii”nin başını çekiyor. Yapı Kredi Bankası ile faizli bankacılık sisteminde büyük kârlar elde eden Koç, bu bankanın yan kuruluşu olarak 10 firma kurup faiz baronluğu oluşturmuş durumda.
İNCİ: İnci Holding ise; yabancı menşeli jant imalatçısı Maxion Wheels, Japon lojistik firması Yusen Logistics ve ABD’li enerji depolama şirketi Rhombus’un Türkiye üreticisi.
ECZACIBAŞI: Eczacıbaşı Holding; Alman Burgbad ile V&B Fliesen GmbH’nin Türkiye operasyonlarını yürütüyor.
KİBAR: TÜSİAD üyelerinden Kibar Holding; Güney Koreli Hyundai’nin distribütörü. Kibar Holding’in sahibi Ali Kibar, TÜSİAD’ın yanı sıra masonik Cercle d’Orient Divan Kurulu Üyesi.
DOĞAN: TÜSİAD’ın tepe yönetim firması Doğan Holding, halihazırda Japon Suzuki ile Amerikan otel zinciri DoubleTree by Hilton’un Türkiye distribütörü, ABD’li Donald Trump’a ait Trump Towers’ın işletmecisi konumunda.
Yerli oto büyük ülkelerin simgesi
TÜSİAD’ın “ticari intihar” anlayışıyla uzak durduğu yerli otomobiller, dünyanın ileri ekonomisine sahip ülkelerin itici gücü. İkinci Dünya Savaşı’nda topraklarına atom bombası atılan, ekonomisi adeta yerle bir olan ancak kalkınmayı bilen Japonya’nın 13, hem birinci hem ikinci dünya savaşlarında ağır yaralar alan ancak toparlanabilen Almanya’nın 7 otomobil markası varken, Vietnam bile kendi aracını üretirken Türkiye yıllardır bu sahada yer alamıyordu. 1960’lı yıllarda merhum Erbakan’ın öncülüğünde üretilen yerli ve milli “Devrim” otomobili çeşitli engeller çıkarılarak engellenmişti.

