Yazar Kıranşal'dan yanlış aile politikaları vurgusu: Bu sistem değişmedikçe hiçbir şey değişmez

Gazeteci Yazar Abdülaziz Kıranşal, ETCEP Projesi, İstanbul Sözleşmesi, AB uyum yasaları, LGBT dernekleri, pozitif ayrımcılık, haksız nafaka yasaları ve yanlış aile politikalarına ilişkin değerlendirmesinde, "Mesele sistemdir. Sistem değişmedikçe hiçbir şey değişmez." ifadelerine yer verdi.

03 Ekim 2019 Perşembe 16:16
Yazar Kıranşal'dan yanlış aile politikaları vurgusu: Bu sistem değişmedikçe hiçbir şey değişmez

 Taha Emre Özdemir  yeniakit.com.tr 

Yanlış aile politikalarının aile yapısını çökerttiğine dikkat çeken Kıranşal, "Bir sistem düşünün ki, anneliği ve ev hanımlığını basitleştirip, iş kadınlığını teşvik ediyor. ETCEP projesi, İstanbul Sözleşmesi, AB uyum yasaları, LGBT dernekleri, pozitif ayrımcılık, haksız nafaka yasaları ve yanlış aile politikalarıyla kendi toplumunun aile yapısını çökertiyor. Bu sistem, yuvalarımızın yıkılmasını ailelerimizin dağılmasını, kadınlarımızın şiddete maruz kalmasını önleyebilir mi?" dedi.

Genç yaşta evlilik yapan çiftlerin cezalandırılmasına ilişkin değerlendirmede bulunan Abdulaziz Kıranşal, şunları söyledi:

"Bu sistem zinaya düşmeyeyim, flörte bulaşmayayım diye evlenen gençleri genç yaşta evlendin diye çoluk çocuk sahibi olmalarına rağmen yıllarca sürecek hapis cezalarına mahkûm ediyor. Bu sistem, toplumdaki ahlak sorununu çözebilir mi?"

'Bu sistem, haram yoldan kazanılan paralara 'Milli Gelir' diyorlar'

"Allah’ın büyük bir nimet olarak verdiği tüm doğal güzelliklerini, sahillerini ve mekânlarını yabancı turistler daha rahat günah işlesin, daha çok içki tüketsin ve daha fazla dolar bıraksın diye içkili turistik mekânlarla, eğlence kulüpleriyle, tesislerle donatıp haramı, günahı ve çıplaklığı teşvik ediyor. Kendi memleketinin en güzel şehirlerinin, sokaklarının, çarşılarının büyük haramlarla ve günahlarla kirlenmesine müsaade ediyor. Buradan elde ettiği gelire de milli gelir adını veriyor. Bu sistem günaha giden yolları kapatarak kendi halkını ve nesillerini koruyabilir mi?

'Bu sistem, halkı faizli sisteme mahkum ediyor'

"Evlenmek isteyen gençlerini faizli düğün kredisine mahkûm ediyor, okumak isteyen gençlerini faizli burslara mahkûm ediyor, ticaret yapmak isteyen tüccarını faizli borca mahkûm ediyor, ev almak isteyen babayı faizli ev kredisine, mobilya almak isteyen anneyi faizli mobilya kredisine mahkûm ediyor, çalışanlarını promosyonlarla, faizli bireysel emeklilik sitemiyle faize teşvik ediyor. Maaşlarınızı ille de faizli bankalardan alacaksınız diyor. Bu sistem kredi kartı taksitlerinin kıskacında inleyenlerin, borç batağında çırpınanların, kirasını ödeyemeyenlerin, evini geçindiremeyenlerin ekonomik sorunlarını çözebilir mi?"

'Bu sistem, kumara 'Milli Piyango' diyerek meşrulaştırmaya çalışıyor'

"Kumarı bir sektör haline getiriyor, her şehre at yarışı pistleri kuruyor, her hafta toto-loto çekilişi yapıyor, kumara Milli Piyango adını veriyor, ilmi kurumların inşaatına bile kumar sektörünü sponsor yapıyor, kazı kazanıyla, iddiasıyla, bahisiyle, sanal kumarıyla, yılbaşı çekilişleriyle gençlerin kumara ulaşabileceği bütün yolları meşrulaştırıp, kolaylaştırıyor, reklamını yapıyor. İçkinin satılmasını serbest bırakıyor, fabrikalarını açıyor. Bu sistem kendi gençlerinin aklını, ruhunu, sağlığını koruyabilir mi?"

'Yarışma, evlilik programı ve dizilerle ahlak yapısı çökertiliyor'

"TV’lerinde yayınladığı yüz diziden doksan dokuzu ahlaksızlık kusuyor, boşanmayı, aldatmayı, haramı, içkiyi, kumarı, şiddeti ahlaksızlığı teşvik ediyor. Haber programlarında yalan ve iftiraya müsaade ediyor. Yarışma, evlilik ve magazin programlarıyla toplumu çökertiyor. Bu sistem kendi aile yapısını ve geleceğini koruyabilir mi?"

'Mesele sistemdir. Sistem değişmedikçe hiçbir şey değişmez'

"Kim ne derse desin bu tezgâh eğridir. Eğri tezgâhtan doğru ürün çıkmaz. Zehir üreten bir fabrikayı kim işletirse işletsin o fabrika zehir üretmeye devam eder. Mesele fabrikanın sistemini, ayarlarını, tezgâhını ve makinelerini değiştirebilmektir."

"Sistemi değiştirmeyi düşünmeyen işletmeciler sakallı da olsalar, başörtülü de olsalar, namazlı da olsalar, dindar da olsalar zehir üreten bir fabrika yine zehir üretmeye devam eder. Belki küçük bir fark olabilir, dindarların işlettiği bir fabrikada malzemeden çalınmaz, mesaiden çalınmaz, ürünlerin kalite kontrolü daha iyi yapılır. Herkes işini daha sağlam yapmaya çalışır ve böylece fabrika sistemi tıkır tıkır işler. Sonuçta daha hızlı ve daha kaliteli zehir üretilmiş olur."

Akit Youtube Kanalına Abone Ol

Haftanın Özeti

www.yeniakit.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü sair içeriklerle ilgili telif hakları Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Limited Şirketi’ne aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin iktibas olunamaz; hiçbir surette kopyalanamaz, yeniden yayıma konulamaz.
Haber Tarihi: 03 Ekim 2019 Perşembe 16:16

YORUM YAZ

  • sadece hakikatsadece hakikat11 gün önce
    tata tonga herşeyimiz Allahu tealaya emanettir.Ondan sağlam emanetçi olabilir mi.lüfen laflarımıza dikkat edelim
  • örgüörgü11 gün önce
    aile yok oluyor diyorsun nankör hastaneleri yolları görmüyormusun diyor akparti yalakaları islam aile kurumunu nasıl düzenlemiş diyorsun AB yasaları diyorlar faize bulaşmadan iş yapalım diyorsun illa paranı bankadan alıp bankadan gönderaceksin yasalar böyle emrediyor deniliyor bu iktidarın neresi müslüman haramı başörtülü yada başı açık işlemenin ne farkı var daha neler neler bence bu iktidar zehiri dualı kapla sunan takkeli kişi ALLAH bizide iktidarıda ıslah etsin
  • örgüörgü11 gün önce
    aile yok oluyor diyorsun nankör hastaneleri yolları görmüyormusun diyor akparti yalakaları islam aile kurumunu nasıl düzenlemiş diyorsun AB yasaları diyorlar faize bulaşmadan iş yapalım diyorsun illa paranı bankadan alıp bankadan gönderaceksin yasalar böyle emrediyor deniliyor bu iktidarın neresi müslüman haramı başörtülü yada başı açık işlemenin ne farkı var daha neler neler bence bu iktidar zehiri dualı kapla sunan takkeli kişi ALLAH bizide iktidarıda ıslah etsin
  • DemirDemir11 gün önce
    Allah aşkina.. Aile politikalarini daha dün belediye baskani olan imamoglu mu yoksa 17 yildir iktidar olan Akparti mi belirliyor. Bu hukumet bu milleti 17 yildir faize mahkum etti. Dugun yapan, ev araba alan faizli kredi kullaniyor, iktidar da teşvik ediyor malesef. Elhamdülillah Abdulaziz Hoca gibi Milli gorusculer de Allah rizasi icin uyari vazifesini yapiyorlar
  • nusret nusret 11 gün önce
    Her satırın, cümlenin altına imzamı atarım... Ama çalıştığı yeri, çalıştığı yerin kimin ekmeğine yağ yağ sürmek derdinde olduğunu bilince (?) işareti koymadan edemiyorum...
  • Tata Tonga Tata Tonga 11 gün önce
    imamoğlu Paris'lerde aile politikaları da Allah'a emanet. Bu İmamoğlu ne zaman aile politikası ile ilgilenecek?
  • MülayimMülayim11 gün önce
    Abdulaziz Kıranşal çok kıymetli bir insan. Milli Gazetede yazıyor. Okunmasını tavsiye ederim acizane.

Günün Özeti

Günün Karikatürü

15 Ekim 2019