Yardımı başa kakmak inancımızla bağdaşmaz
Seçim sonuçlarının ardından depremzedelere yapılan yardımları başlarına kakan ve afetzedeleri sokağa atmaya kalkan CHP’ye STK’lardan ve ilahiyatçılardan tepki yağdı.
Türkiye, deprem bölgesinde Cumhur İttifakı’na verilen oylar sonrasında zillet tayfasının depremzedelere yönelik hakaretleri yüzünden büyük şok yaşarken, STK temsilcileri, vatandaşlara yapılan yardımların başa kakılmasının son derece çirkin ve insanlık dışı bir tutum olduğunda birleşiyor.
Layık oldukları çöplükteler
Akit’e konuşan DİNBİR-SEN Başkanı Yusuf Özdemir, şunları dile getirdi: “Afet yaşanmış bir bölgede insanlara yardım ediyorsunuz ama karşılığında kendinize mahkum etmek istiyorsunuz. Demek ki yardım ederken insanların oyunu almak, daha sonra da terk etmek amacındasınız. Yaptığınız hizmeti, yardımı başa kakmak, insanların önüne koymak hiçbir inanç değerine, hiçbir insani değere sığmaz. Bu siyasi ve ideolojik yapı Türkiye’yi yormuştur. Artık Türkiye’nin bunlarla oyalanacak vakti yoktur. Yapılan hayır, insanlığa yapılmıştır. Bu yapıya sahip olmayan siyasiler, siyasi çöplüğe atılmayı hak etmiştir. İnşallah milletimiz 28 Mayıs’ta bu çirkin siyasi yaklaşımı layık olduğu çöplüğe gönderecektir.”
Milletimize havale ediyoruz
TİMAV Başkanı Ecevit Öksüz de şunları söyledi: “Depremden sonra ülke ve millet olarak bir birimize kenetlendiğimizi, el ele acılarımızı yaşadığımızı ve yaralarımızı sardığımızı düşünürken birilerinin acımız üzerinden ne hesaplar yaptığını, hangi duygular ile yardım faaliyetlerine katıldığını seçim sonuçları vesilesi ile görmüş olduk. Anadolu insanının yüksek irfani duruşu, acılarını paylaşanlar ile acılar üzerinden rant devşirmeye çalışan müptezelleri seçimlerden önce görmüş ve tercihini o yönde kullanmıştır. Acılı kardeşlerimize bu muamele ve duyguyu yaşatan müptezellere ise bu vatandan aldıkları nefes dahi haram olsun. İyiliğinin tahsilatçılığına kalkışan bu ruh halini 28 Mayıs’ta milletimize havale ediyoruz. Milletimiz bizlerden çok daha güzel şekilde cevabını bir kez daha verecektir.”
Devletin dili merhamettir
Uluslararası Kafkas Derneği Genel Başkanı Oğuz Berk ise, şu değerlendirmede bulundu: “Milyonlarca insanımızın evsiz kaldığı, binlerce insanımızın öldüğü, bir çorap, bir dilim ekmek, bir bardak suyun ne kadar değerli olduğu günler yaşadık. Bir sivil toplumu olarak ilk andan itibaren elimizden geleni yaptık, yüz binlerce insan yollara döküldü depremzedeler için. Keşke gücümüz olsaydı daha fazlası yapabilseydik. Fakat bu seçim sonuçları üzerinden sosyal medyada kendilerine verilen oy oranı düşük çıktı diye, depremzedelere yönelik ‘keşke hepiniz ölseydiniz’ gibi adice, seviyesizce, ahlaksızca yüzlerce hakaret, kesinlikle hoş görülemez. Sözüm ona insanlık adına yaptıkları yardımları siyasi rüşvet gibi kullananların, insanlıktan nasibini alması mümkün değil. Orada acılar daha çok taze ve uzun yıllarda unutulmayacak. A, B, C partili, partisiz fark etmez, oy vermeyenlere hakaret eden, zavallı kafalar değişmeyecek. Bu kafayla hiçbir seçimi kazanamazsınız. Siyaset, sevmediğiniz veya sizi sevmeyen insanları da ikna edip yanına alabilmektir. Milleti aşağılayan, hor gören zihniyeti, bu sözlerin sahiplerini lanetliyoruz.”
Namerde muhtaç etmesin!
Deprem bölgesine yardıma koşan çekici, kurtarıcı ve vinç sahipleri adına konuşan Tüm Yed-i Emin Otopark Çekici Kurtarıcı Taşıyıcılar ve Depo İşletmeleri Federasyonu Başkanı Rasim Uluç da, şunları ifade etti: “Allah bir daha böyle bir afeti ülkemize yaşatmasın. Depremin korkunç boyutlarını görünce tüm üyelerimizi harekete geçirerek bölgeye sevk ettik. Orada çalışırken de kimseye inancını, siyasi görüşünü sormadık. Afetzedelere yardıma koşmak bir insanlık görevidir. Yaptığımız bütün yardımlar, katkılar tüm bölge insanına helal hoş olsun. Keşke daha fazla katkıda bulunabilseydik. Ama seçim sonrasında hezimete uğrayan yedili ittifak yandaşları, depremzedelere inanılmaz hakaretlerde bulunmaya başladı. Bu insanlık değildir. Bu müptezelliktir, alçaklıktır. Allah hiç kimseyi namerde muhtaç etmesin. Dolayısıyla afet yaşamış insanlara yapılan bu hakaretleri şiddetle kınıyoruz.”