Wikileaks solakların yalanını ortaya çıkardı
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
İlker Başbuğ ve solakların "askerlere sivil mahkemelerde yargılanma yolu açan 2009 tarihli geceyarısı kanun değişikliğini AK Parti-FETÖ yaptı" iddiasını suratlarına geri çarpacak kanıt, bir zamanların "Wikileaks"inde yer alan bir konsolos telgrafıyla çürüyor. Başkan Erdoğan'ın "darbecilerin yargılanması için yaptık" itirazlarına rağmen susmayan Başbuğ ve solak taraftarları bu Wikileaks belgesinden sonra susacak gibi görünüyor.
Orhan Aysezen yeniakit.com.tr
Wikileaks arşivinde yer alan 4 Haziran 2007 tarihli bir belgeye göre ABD İstanbul Başkonsolosu Deborah K. Jones, 2007 genel seçimlerinden hemen önce işadamı Zeynel Abidin Erdem ile bir buluşmasında duyduğu bir bilgiyi telgrafla ABD Dışişleri Bakanlığı'na aktarıyor.
Jones'un gizli telgrafında işadamı Zeynel Abidin Erdem; Gülen ile Erdoğan'ın o an için çok yakın olmadığına inanıyor. 2007'den birkaç yıl önce ikisi arasında telefon görüşmesine aracılık etmek istemiş ancak Gülen tarafından reddedilmiş.
Zeynel Abidin Erdem'in "Gülen ile Erdoğan şu anda çok yakın değil" dediği resmi belge 2007 yılına tarihleniyor. Telgrafta yer alan "(Zeynel Abidin Erdem) birkaç yıl önce ikisi arasında telefon görüşmesine aracılık etmek istemiş ancak Gülen tarafından reddedilmiş" cümlesi 2004'lere kadar çekilebilecek bir tarihte Erdoğan ve Gülen arasında bir yakınlık bulunmadığına kanıt oluşturuyor.
Kanıt ortadayken AK Parti ve lideri Erdoğan'ın 2009 yılında, bir süre sonra dersanelerine şiddetli bir sille indireceği terörist fetö yararına geceyarısı kanun değişikliği yaptırmış olabileceği tezi havada kalıyor. Telgrafın metni şöyle:
"(Zeynel Abidin) Erdem kendisini bir FG taraftarı olarak tanımlamıyor (yani Fetullah Gülen'i dini önderi olarak görmüyor)... FG taraftarları ABD ve ABD hükümeti tarafından, büyük ölçüde Fetuhhal Gülen'in halihazırda ABD'de yaşamasından ve FG organizasyonunun orada 70'ten fazla okul kurma başarısından dolayı dostça karşılanıyor. Erdem, şayet ABD hükümeti Fetullah Gülen'i sınırdışı eder ya da ülkeyi terketmeye zorlarsa, bu bu iyiniyet rezervuarının hızlıca kuruyacağını iddia ediyor. Erdem Başbakan Erdoğan ile Fetullah Gülen arasındaki ilişkinin halihazırdaki durumu konusunda haberdar olmadığına dikkat çekiyor, ancak çok yakın olmadıklarına inanıyor. Birkaç yıl önce (Erdem) ikisi arasında bir telefon görüşmesi için aracılık girişiminde bulunmuş ancak buna Gülen tarafından ters cevap verilmiş."
Fetö'nün siyasi ayağı CHP'ymiş
FETÖ ile açık ilişkide bulundukları halde İlker Başbuğ'un peşine takılıp siyasette FETÖ ayağı aramaya çalışan; içinde PKK'lı, CHP'li, HDP'li veya gizli fetöcü gazeteci, televizyoncu ve siyasetçilerin bulunduğu grup Wikileaks'ın bir başka belgesi ile bir kez daha açığa düşüyor.
11 Mart 2003 tarihli, terörist FETÖ ile ilgili Wikileaks'taki en eski belge olan telgraf dönemin ABD Ankara Büyükelçisi Robert Pearson tarafından çekiliyor.
Büyükelçi Pearson o dönem "cemaat" denilen yapıyı anlatmaya çalışıyor. Belgede "Gülen, 1970'lerde başladığında çok daha militandı. Cemaat, diğer İslami tarikatlara göre daha disiplinli ve daha katı bir hiyerarşiye sahip. Gülen ve takipçileri, aralarında eski Cumhurbaşkanı Demirel ve önde elen laik milliyetçi Başbakan Ecevit'in de bulunduğu siyasetçilerle ilişkiler kurup kamu desteği aldı. Cemaat'in 35 ülkeden üniversitelerden medyaya iş derneklerinden holdinglere geniş bir bağlantı ağı bulunmakta" deniliyor.
Cemaatin örümcek ağı gibi dünyayı sardığı bu dönemi anlatan gizli ABD büyükelçiliği belgesi AK Parti iktidarının ilk aylarında çekilmiş oluyor. Dolayısıyla tüm bu örümcek ağının sorumlularını bulmak için geçmiş dönemdeki sol soslu iktidarlara yakından bakmak gerekiyor.