Vergi zekât yerine sayılabilir mi?
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
İlahiyatçı Ali Rıza Demircan, bir okuyucunun kendisine yönelttiği "Vergi zekât yerine sayılabilir mi?" sorusuna cevap verdi.
İlahiyatçı Ali Rıza Demircan, bir okuyucunun kendisine yönelttiği "Biz Müslümanlar için zekat farzdır aynı zamanda ülkemizde zorunlu vergi yükümlüsüyüz. Hem zekat hem vergi ağır geliyor insanımıza. Bu durumda Müslüman olarak ne yapmalıyız. Vergi zekât yerine sayılabilir mi?" sorusuna cevap verdi.
İşte Demircan'ın soruya ilişkin verdiği cevap:
Vergi yanı sıra zekât vermenin ağır bir yükümlülük oluşturduğu açıktır. Bu yükümlülük Müslümanlar olarak laik bir ülkede yaşamanın ve yönetime müdahil olmaksızın buna razı olmanın bedeli olsa gerektir.
Zekâtın kimlerden ne ölçüde alınacağı Peygamberimizin Sünneti ile belirlenmiştir. Kimlere verileceği de Kur’ân ile açıklanmıştır.(Tevbe 60) Yani Zekât İslâm Toplum Düzeni’ne özgün ibâdet nitelikli bir vergidir.
Yönetimi İslâmî olmasa da ülke bizimdir. İmkânlarından yaralandığımız ülkemizde vatandaş olarak vergi vermek konumundayız. Müslüman olarak da vergi verildikten sonra kalan ticari sermaye artı kazanç ikilisi üzerinden zekâtımızı veririz. Çözüm şeklimiz böyle olmalıdır.
Bu vesile ile zaman zaman yaptığımız bir teklifimizi bir daha gündeme taşımak isterim:
Kabul edilecek bir yasa ile Maliye Bakanlığı – istek bildirilmesi durumunda – vereceğimiz vergilerin, örneğin yüzde 25’ini, zekâta mahsup edebilir ve bu kısmı Ku’ân’ın Tevbe 60 ile belirlediği yerlere verilmesini sağlayabilir. Sosyal Adalet amaçlı olarak özetleyebileceğimiz harcama alanları belirlenebileceği gibi kontrolü de yapılabilir. Hem müminlerin yükümlülüğü hafifler, hem de devlet alacağı vergiyi daha bir kutsallaştırmış olur.
Hantal ve batıya endeksli devlet aklının pek de işletilemediği malumumuz ise de biz teklifimiz yapmış olalım. Teklifimize itiraz edilebilir ise de tartışılmasında fayda görürüz.
Kaynak: Mirat Haber