Unesco ve arkeologlardan siyonist İsrail’e iki tokat
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
İsrail, kazılarda herhangi bir şey bulamadı. İsrail’in yaptığı şey, Filistinlileri kovmak ve Kudüs’ü Yahudileştirmektir.
UNESCO’nun Kudüs’ün Araplığına ve İsrail’in Kudüs üzerindeki herhangi bir egemenliğinin olmadığına vurgu yapan kararı, İsrail için haya kırıklığına sebep oldu. İsrailliler, son kararın daha önceki kararlardan sadece biraz daha ilerleme sağladığını iddia ederek kendilerini teselli etmek istediler. Onlara göre UNESCO’nun bütün kararlar, Kudüs’ün Araplığına vurgu yapıyordu.
Aslında UNESCO, 1967’den bu yana Kudüs’ün ve oradaki kutsal mekanların Araplığına vurgu yapan 16 karar aldı. 26 ekim 2016 tarihli sondan bir önceki karar, Mescid-i Aksa’nın Araplığına vurgu yapıyor, baskınları kınıyor ve işgalin yaptığı herhangi bir değişikliğin meşru olmadığını ifade ediyordu.
UNESCO Dünya Miras Komisyonu, ayrıca İsrail’in “Heykel Dağı” (Süleyman Mabedi) kavramını kararda belirtmeyi kabul etmedi. Bundan açık bir mesaj olamaz. Son karar, İsrail’e “Kudüs üzerinde herhangi bir egemenliğini ve hakkın yok.” dedi.
İsrail’e vurulan başka bir tokat da İsrail’in BM Büyükelçisinin yaptığı, Yahudilerin Kudüs üzerindeki tarihi hakkına dair tarihi çarpıtma çabalarıyla dolu konuşma ve konuşma sırasında sadece Yahudi soykırımına uğrayanlar için saygı duruşunda bulunmasından sonra verilen tepkiler oldu.
2. Dünya savaşında sadece Yahudiler ölmedi. 60-70 milyon kurbanın arasında Araplar dahil olmak üzere her milletten insan vardı. Küba Büyükelçisi, İsrail Büyükelçisinden hemen sonra yaptığı konuşmada İsrail elçisinin yapılan oylamayla ilgisi olmayan bir konuşma yaptığını belirterek “Bölgede hayatını kaybeden Filistinliler için bir dakikalık saygı duruşuna davet ediyorum.” dedi.
Daha önceki kararlarda olduğu gibi UNESCO’nun yeni kararı da İsrail’e vurulan bir tokat hükmündedir. İsrail elçisi, tarihi okumamış ve okumuyor. Konuşmasından önce tarihçilerin Kudüs’ün Araplığı hakkında yazdıklarını ve Kudüs’te Yahudilere ait herhangi bir tarihi eserin olmadığını okumalıydı. Bütün tarihçiler böyle söylüyorlar.
İsrailli arkeologlar da böyle söylüyorlar. Haaretz ve Jerusalam Post gazetesinde yayınlanan bir haberde Tel Aviv Üniversitesinden İsrailli arkeolog Wilkenstein, İsrailli arkeologların Tevrat’taki anlatımları destekleyecek ve ispat edecek herhangi bir tarihi eser bulamadıklarını ifade etmişti.
Bu durum, Tel Aviv üniversitesinden İsrailli arkeolog Rafael Greenburg’un “İsrail, şu ana kadar devam eden kazılarda bir şeyler bulmalıydı. Fakat yıllarca yapılan kazılarda herhangi bir şey bulamadılar.” sözünü destekliyor.
Bu iki görüşü destekleyen başka bir görüş de bağımsız arkeolog Yoni Mezrahi’nin şu sözüdür: İsrail, kazılarda herhangi bir şey bulamadı. İsrail’in yaptığı şey, Filistinlileri kovmak ve Kudüs’ü Yahudileştirmektir.
Bütün bunlardan sonra Kudüs’ün Araplığından şüphe eden var mı?