• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Ümmetin diriliş ayı: Ramazan

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:
Ümmetin diriliş ayı: Ramazan

Akit Medya Grubu Reklam Genel Müdürü Mehmet Enes Kaçmaz, 'Ümmetin diriliş ayı: Ramazan' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

İşte Mehmet Enes Kaçmaz'ın kaleme aldığı o yazı;

Hasretle beklediğimiz, gönüllerimizin şifası, on bir ayın sultanı Şehr-i Ramazan’a bizleri lütfuyla bir kez daha kavuşturan Alemlerin Rabbine sonsuz hamdüsenalar olsun. Maddeci zihniyetin çarkları arasında yorulan, dünyevi telaşelerle daralan ruhlarımız için bir can simidi, bir sığınak olan bu mübarek ay, hanelerimize ve yüreklerimize yeniden misafir oldu.

Ramazan-ı Şerif; sıradan bir zaman dilimi değil, Kur’an-ı Azimüşşan'ın dünya semasına inmeye başladığı, evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennem azabından kurtuluş olan ebedi bir feyz ve bereket pınarıdır. Cennet kapılarının ardına kadar açıldığı, cehennem kapılarının sımsıkı kapatıldığı ve şeytanların zincire vurulduğu bu kutlu ay, Müslümanlar için eşsiz bir diriliş ve muhasebe mevsimidir. Gaflet uykusundan uyanmak, nefsimizin karanlık dehlizlerinden sıyrılıp Rabbimize sığınmak için önümüze serilmiş muazzam bir fırsattır.


 

Bu ayın en büyük nişanesi şüphesiz ki Ramazan Orucudur. Ancak oruç, seküler aklın iddia ettiği gibi yalnızca mideyi aç ve susuz bırakmaktan ibaret bir eylem değildir. Oruç; göze, dile, kulağa ve en önemlisi kalbe tutturulduğunda hakiki manasına kavuşur. Yalandan, gıybetten, haramdan ve her türlü isyandan uzak durarak nefsi terbiye etme sanatıdır. Tüketim çılgınlığının zihinleri esir aldığı günümüz dünyasında oruç; müminin elindeki en güçlü kalkandır. Bize nimetlerin asıl sahibini hatırlatan, yoksulun ve mazlumun halini kalbimizin derinliklerinde hissettiren kutlu bir ibadettir. Biz orucu tutarken, aslında oruç da bizi tutar; günahlardan, sapkınlıklardan ve dünyanın aldatıcı süslerinden alıkoyar.

Ve nihayetinde, bu kutlu mektepten nefis tezkiyesiyle mezun olan müminler için verilecek en güzel mükafat; Bayram sevincidir. Lakin burada çok mühim bir hususun altını çizmek elzemdir: Bayram, kapitalist sistemin dayattığı gibi lüks otellerde geçirilecek bir "tatil" fırsatı değildir! Bayram; tekbirlerle camilere akın etmek, küskünlükleri bir kenara bırakıp İslam kardeşliğini (uhuvveti) kuşanmak, ananın-babanın elini öpüp rızasını almak, yetimin başını okşayıp garibi sevindirmektir. Kısacası bayram, ümmet olmanın şuuruna varmaktır. Sıla-i rahimi terk edip sahil kasabalarına kaçmak, ecdadımızın ve inancımızın bize miras bıraktığı bayram ruhuna yapılmış en büyük ihanetlerden biridir.


 

Rabbim, bu mübarek Ramazan ayını hakkıyla idrak edip, affedilmiş olarak bayram sabahına uyanan kullarından eylesin. Ramazan’ın bereketi, başta Gazze olmak üzere tüm mazlum İslam coğrafyalarının kurtuluşuna, Ümmet-i Muhammed'in uyanışına ve birliğine vesile olsun.

Allah’a emanet olun …

Kalın sağlıcakla...

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

ÖMER VECDİ TATLIDEDE

Mehmet Enes Kaçmaz’ın kaleme aldığı "Ümmetin Diriliş Ayı: Ramazan" başlıklı yazı, sadece dini bir hatırlatma değil, aynı zamanda modern dünya düzenine karşı manevi bir başkaldırı ve toplumsal bir özeleştiri niteliği taşıyor. 1. Modernizm ve Sekülerleşmeye Karşı Bir "Manevi Sığınak" Yazının giriş bölümünde Ramazan, "maddeci zihniyetin çarkları arasında yorulan ruhlar" için bir can simidi olarak tanımlanıyor. Bu, günümüz insanının en büyük açmazı olan hız ve tüketim sarmalına verilmiş çok yerinde bir teşhistir. Kaçmaz, Ramazan’ı takvimsel bir olaydan ziyade, insanın kendi iç dünyasına (fıtratına) dönüş bileti olarak konumlandırıyor. 2. Oruç Kavramının Derinleşmesi: Mideden Kalbe Yazıda en dikkat çeken noktalardan biri, orucun "seküler akıl" tarafından basitleştirilmesine karşı duruşudur. Yazara göre oruç; • Bir Terbiye Metodu: Sadece aç kalmak değil, gıybetten ve haramdan uzak durarak "dil ve kalp orucu" tutmaktır. • Tüketim Karşıtlığı: "Tüketim çılgınlığının zihinleri esir aldığı" bir çağda, iradeyle dur diyebilmenin bir eylemidir. • Kalkan Fonksiyonu: "Biz orucu tutarken, aslında oruç da bizi tutar" ifadesi, ibadetin insanı koruyan aktif bir güç olduğunu vurgulayan edebi ve teolojik bir derinlik sunuyor. 3. Bayramın "Tatilleşmesine" Sert Eleştiri Kaçmaz’ın yazısındaki en vurucu kısım, bayram kavramının kapitalist sistem tarafından içinin boşaltılmasına yönelik eleştirileridir. • Tatil mi, İbadet mi? Bayramın lüks otellerde geçirilecek bir "tatil kaçamağı" olarak görülmesini, ecdadın ve inancın mirasına bir "ihanet" olarak nitelendiriyor. • Sosyolojik Bağlar: Bayramın; sıla-i rahim (akraba ziyareti), yetim sevindirme ve uhuvvet (kardeşlik) üzerinden okunması gerektiğini hatırlatarak, bireyselleşen topluma karşı kolektif bir ruhu savunuyor. 4. Küresel Vicdan ve Gazze Vurgusu Yazı, bireysel bir arınma metni olmaktan çıkıp ümmet bilincine evriliyor. Özellikle Gazze ve mazlum coğrafyaların anılması, Ramazan’ın sadece kendi soframızda şükretmek değil, başkasının acısıyla dertlenmek (diğerkâmlık) olduğunu hatırlatıyor. Ramazan’ın bir "diriliş" ayı olarak adlandırılması, bu uyanışın bir gün siyasi ve sosyal bir birliğe vesile olması temennisine dayanıyor. Genel Değerlendirme Mehmet Enes Kaçmaz, bu yazısında geleneksel değerler ile modern yaşamın çatışmasını net bir şekilde ortaya koymuştur. Yazı; okuyucuyu konfor alanından çıkarıp, ibadetin özünü sorgulamaya davet eden muhafazakar bir manifestodur. Ramazan’ı "mektep", bayramı ise bu mektebin "mezuniyet mükafatı" olarak betimlemesi, dini kavramların pedagojik bir dille aktarılması açısından oldukça başarılıdır.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23