Türkiye, son zamanların en büyük fırsatlar ülkesi
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Geçtiğimiz günlerde ülke ekonomisine değer katan kişi ve kurumlar için verilen ‘Ankara’nın Enleri’ ödül töreninde ‘Kurumlar Vergisi’ kategorisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden ödülünü alan Selim Akın, Yeni Akit’e konuştu.
2018 yılını farklı alanlarda hayata geçirdiği 5.6 milyar liralık yatırımla kapatan Akfen Holding, Türkiye’deki yatırımlarına gelecek iki yılda ara vermeden devam edecek. Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın yönetimindeki dev kadro, 4.9 milyar lirası 2019’da olmak üzere iki yılın sonunda 10 milyarlık yatırıma imza atmayı hedefliyor.
Bu süreçte sağlanacak direkt istihdamın 2 bin 560 kişi olması moral verici bir gelişme. Holding şirketlerinden Akfen İnşaat ise, Hamdi Beyin oğlu Selim Akın’a emanet. Bizleri Ankara’ya davet eden Akfen İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Selim Akın Bey ile hem Ankara’nın en hızlı gelişen bölgesi İncek’teki projelerini konuştuk hem de gelecek planlarıyla ilgili fikirlerini aldık.
‘Türkiye hiçbir zaman bu kadar fırsat veren bir ekonomik görünümde olmayacaktır’ diyen Selim Bey, sohbetimize piyasadaki durgunluğu değerlendirerek başladı ve şöyle dedi:
Arz fazlalığı değil, talep ertelemesi var
Konut sektöründeki daralmaya rağmen Ankara’daki projemizde takvime uyduk ve sözümüzde durduk. Bulvar Loft projesinde anahtar teslimleri yapılıyor. Bunu bitirip artık önümüzdeki işlere bakacağız. Her kriz kendi fırsatını üretir. Biz de bakıyoruz. Eğer böyle bir fırsat yakalarsak devam edebiliriz. Biz aslında konut sektöründen ümitsiz değiliz. Sadece arz fazlalığında ziyade bu talebin ertelendiğini düşünüyoruz. Piyasadaki dengelenme bir noktaya geldiği zaman mutlaka işler açılacaktır, sadece zamana ihtiyaç var.
Tekirdağ’a hastane, Bodrum’a proje
Tekirdağ Şehir Hastanesi inşaatımız devam ediyor. Ayrıca Bodrum’daki lüks konut projemiz devam ediyor. Bodrum Göktürkbükü’ndeki projemiz 300 milyon liralık yatırım değeri ile 2020’de bitecek. Yatırımlar konusunda çok muhafazakâr olmayacağız. Piyasa koşullarını izleyip ona göre hareket eden bir firmayız. Biz bu dönemde de ekonomimize birtakım değerler kazandıracağımızı düşünüyoruz. Yol haritamızda Anadolu’da konut yatırımı planımız şu an için söz konusu değil ama fırsatlar olursa tabii ki değerlendiririz. İstanbul, Ankara ve İzmir’de ise önümüze gelen projeleri değerlendiriyoruz. Dolayısıyla kendi projelerimizi yürütürken, başka fırsatlar çıkarsa değerlendirebiliriz. İstanbul’da geleceğe dönük planımız çerçevesinde arsalar da oluyor, kentsel dönüşüm de. Şişli ve Levent önceliğimiz. Ama kat karşılığına girmiyoruz. Ankara’daki arsa stokumuz İncek ve Gölbaşı bölgesinde. Son dört yılda sadece Ankara’daki iki proje için 1.2 milyar liralık yatırım yaptık. İzmir’de de yine hemen hemen her bölgeye yatırım yapabiliriz. Oradan da zaman zaman çeşitli projeler geliyor. İnceliyoruz. Stok olarak baktığımızda ise 25 binin üzerinde konut üretimi yapabiliriz.
Yabancıların Ankara’ya ilgisi arttı
Gayrimenkul piyasasında yerliye konut satışının düşüşte olmasına karşın yabancıya satışta rekorlar kıran Türkiye’nin 2018 yılındaki yıldızı Başkent Ankara oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Ankara 2017 yılından bu yana üç haneli büyümesini devam ettiriyor. Ankara’da 2017 yılında 817 konut yabancıya satılırken, bu rakam 2018 yılının tamamında 2 bin 133’e çıktı. Buradan bakıldığında Ankara yabancıya konut satışında yüzde 161 büyüme ile en fazla konut satılan büyükşehir oldu. Ankara’da yabancıya konut satışı bu yıl da hız kesmeyerek geçen yılın ilk 3 ayına göre yüzde 164 artış gösterdi. Ankara’da geçen yılın ocak-mart döneminde 208 konut satılırken, bu oran 2019’un ilk çeyreğinde 551 olarak gerçekleşti. Ankara bu artış hızıyla yabancıya en fazla satış yapan iller arasında başı çekti.
Markalıya talep var, kiralar yükseliyor
Gayrimenkulde alım satım piyasasındaki durgunluğa karşılık son 6 ayda kiralamada yukarı doğru hareketlenme var. Kiracılar artık markalı konuta geçiş yapıyor. Beğendiği ama satın alamayacağı konuta kiracı olarak taşınanların olduğunu da görüyoruz. İnsanlar, artık hem karşılayabilecekleri kiranın dışında güvenliği olan ve sosyal hayatına dokunan projeleri tercih ediyor. Biz de, piyasanın koşullarını dikkate alarak bünyemizdeki satılık konutları kiraya vermeye başladık. Bu yolla şirketimizin hem aidat ödeme gibi maliyetleri olmuyor, hem de projenin doluluk oranının artmasıyla değeri yükseliyor. Kira tarafında bir sorun yaşayacağımızı düşünmüyorum. Ayrıca kiracılı satış yöntemini de bir noktada canlandırmış olacağız. Biz bu işe 200 daire ile başladık. Bünyemizdeki 500 dairenin hepsini kira verdiğimizde ayda 1.3 milyon lira civarında gelir elde ederiz.
Hesap ortada, maliyetler arttı
Halihazırdaki fiyatlarla Ankara’daki gayrimenkul piyasası düşük seviyede seyrediyor. İstanbul biraz daha hızlı toparlıyor. Bunun nedeni de yabancı ilgisi… 250 bin dolarlık alışverişle vatandaşlık elde etme hakkı işe yaradı gibi görünüyor. Biraz da buna bağlı olarak oradaki yatırımlar dengeli gidiyor. Ama Ankara’da işler aynı durumda değil, fiyatlar çok düşük. Nereden bakarsanız çok düşük. Enflasyon cephesinden baksanız da düşük, dolar cephesinden baksanız da. Bulvar Loft 556 milyon liralık bir yatırımdı. Ben, bugün yeni bir inşaata başlasam, sattığım fiyata mal edemem. En az yüzde 40 fazlasına mal ederim. Hesap ortada. Bu nedenle kılı kırk yararak ilerlememiz lazım. Alıcılar da prim yönüyle bir süre beklemek zorunda. Ama mevcut fiyatlar böyle kalmayacak, mutlaka artacaktır.
Faiz, emlaktaki yatırım iştahını kesti
Yatırımcıların iştahının kesilmesinde faiz çok büyük etken. Dolarizasyonu da göz ardı etmemek gerek. Kimse gidip yüksek faizli banka kredisi ile konut almak istemiyor. Şu anda yatırımdan ziyade gerçekten ihtiyacı olan insanların gelip daire alması söz konusu. Ancak onlar da, “Biraz daha bakalım, sonra alırız diyerek” taleplerini erteliyorlar. Biz de, talebin canlanması için zaman zaman kampanyalar düzenliyoruz.
Fırsatlara bakıyoruz
Türkiye hiçbir zaman bu kadar fırsat veren bir ekonomik görünümde olmayacaktır ileride. Hakikaten şu anda çok büyük fırsatlar var. Çalışmalarımız devam ederken, değişik sektörlere de bakıyoruz. Farklı yatırımları gündemimize alabiliriz. Gayrimenkul, turizm ve madenciliğin dışında da olabilir. Fırsat varken olabildiğince birçok sektör kovalıyoruz. Türkiye’de yatırıma ‘evet’ derken, dışarıdaki fırsatlara da bakıyoruz. Tabii ki, Türkiye şu anda bize göre daha cazip bir ülke. Öte yandan; kamu-özel işbirliği modeli (PPP) hastane projeleri ile ilgileniyoruz. Bu arada yabancılardan da farklı sektörler için ortaklık teklifleri geliyor, konuşuyoruz tabii. Başka şirketlerimiz için de konuşuyoruz. Sadece yurtdışından değil Türkiye’den de gelen var.
Yarım kalmış projelerle ilgileniyoruz
Bizim gayrimenkul sektörünün geleceğine olan inancımız devam ediyor. Mesela Hedefimizde olmasa da Ankara ve İstanbul’da arsadan yarım kalmış inşaatlara da bakıyoruz. Ancak adı çıkmış bölgelerle ilgilenmiyoruz. Her şeyin fizibilitesini yaparak ilerlemek zorundayız. İstanbul’dan da gelen oluyor, Ankara’dan da. Daha çok Ankara’dan geliyor. Şöyle ki; vatandaş kendi müteahhitti ile problem yaşıyordur. Bu işin bitmeyeceğini biliyordur. ‘Sana arsamı vereyim, şuradan 10 daire alayım’ diyen de olabiliyor. Ama bizim kat karşılığında iş yapma niyetimiz yok. Maliyetlere bakıldığında oranların olağanüstü düşmesi gerekiyor.
Yeni sektörümüz yeme-içme
Projelerimizde yer alan ticari alanların bir kısmını kiralarken bir kısmını da işletiyoruz. Mesela İncek Loft’takilerin hepsini biz işletiyoruz. Yeme-içme sektörüne de girdik ufaktan. Yeni sektörümüz yeme içme diyebilirim. 8-10 restoran oluruz her halde. Bunlar için yapılan yatırım değeri ise 10 milyon lirayı bulur. Bu sektöre çok yatırım yapalım büyüyelim diye bir düşüncemiz yok. Daha çok kendi projelerimizi hem kolay kiralanması hem de zenginleştirilmesi adına bir girişimden ibaret. Ama belli olmaz, bir anda bir fırsat çıkar önümüze ve değerlendirebiliriz.
Turizmde iyi durumdayız
Akfen GYO bünyesinde Rusya’da iki ve Türkiye’de 20 olmak üzere 22 otelimiz var. Bu sektörde herhangi bir yatırım yapmayacağız ama yatırımlarımızı belki geliştirebiliriz. Turizmin canlanması ile beraber bu alanda bir gelir artışı bekliyoruz. Çünkü doluluk oranında geçen seneye göre güzel bir artış var. Yüzde 70’lere ulaştık.
Önümüzdeki dönemdeki önceliklerimiz
Holdingimizin büyüme stratejisinde enerji sektörü önemli yer tutuyor. Sadece yenilenebilir enerji kısmında bir yıl içerisinde 600 MW’tan 1000 MW’a çıkmak gibi bir hedefimiz var. Türkiye’nin farklı bölgelerinde güneş ve rüzgâr ağırlıklı yatırımlarımız söz konusu. Buralarda fırsat bulursak büyümek istiyoruz. Madencilik de bizim için önemli. Kastamonu’da yatırımımız var. İnşaatı bitti, üretime geçtik.
Yeter ki talep canlansın, şantiyeler kurarız
Selim Akın: Talep canlanınca ilk adımımızı yine Ankara’da atarız. Çünkü başkentte arsa stokumuz var. Yeter ki talep canlansın, şantiyeler kurarız. Diğer alanlarda ne yapacağımızı da merak ediyorlar. Biz, zaten halihazırda Eskişehir ve Isparta’daki şehir hastanelerini işletiyoruz. Oralarda bir sıkıntımız yok. Öğrenci yurtları cephesinde de sıkıntımız yok. Tabii biz, biraz daha domine ve kira garantili alanlara yatırım yapmayı seviyoruz.
“Her müteahhit bunu söyler ama gerçekten piyasa şartlarına baktığımızda, gayrimenkulde şu anda alım zamanıdır diyebiliriz. Bu sadece gayrimenkul sektörü için geçerli değil. Bence her sektör için geçerli.”
Mutfağa girmeyi severim
Selim Akın: Benim restoran işine özel ilgim yok ama yemeyi severim, onda sıkıntı yok. Mutfağa da girerim. Yemek yapma konusunda da fena değilim. Değişik yemekler yapmayı seviyorum. En son eşime asabuko (incik) yapmıştım... Öyle şeylerle uğraşmayı seviyorum ama spesifik hobi olarak yaptığım bir şey değil. Sadece evde arada sırada böyle deniyorum.
Ben olsaydım...
Sektörde her şeyin güzel olduğu günlerde, insanlar arsa sözleşmelerini çok bonkör yüzdelerle yaptı. Sonra piyasa birden düştüğünde gördüler ki o oranlar kurtarmıyor. Bu dönemde belki birçok yatırımcının çıkardığı ders vardır. Önemli olan yaşanılanlardan ders almak ve bir adım sonra pişman olmamaktır. Biz, bu alanda yaptığımız yatırımlardan dolayı pişman değiliz. (Selim Akın)






