• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

TOGG’u benzinli sanan Özlem Gürses bunları gizliyor! ABD ekonomisine petrol darbesi

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
TOGG’u benzinli sanan Özlem Gürses bunları gizliyor! ABD ekonomisine petrol darbesi

Orta Doğu’daki tedarik aksamaları nedeniyle 100 doları aşan Brent petrol, ABD'deki akaryakıt masraflarını tırmandırarak enflasyonu körüklerken, enerji maliyetlerinin ekonomi ve para politikaları üzerindeki belirleyici rolünü de pekiştiriyor. Türkiye'de petrol fiyatları üzerinden algı yapmaya çalışan Özlem Gürses gibi muhaliflerin dünya genelindeki fiyat artışlarına değinmemeleri ise ikiyüzlülüklerini gözler önüne serdi.

Petrol fiyatlarının yeniden üç haneli seviyelere çıkmasında, Hürmüz Boğazı'nda artan gerilimin yanı sıra Suudi Arabistan kaynaklı arz kesintileri etkili oldu.

ABD'nin 5 İran petrol tankerini hedef almasının ardından İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun 9 Eylül'de Hürmüz Boğazı'nda 2 ABD gemisi ile 8 tankere saldırdığını açıklaması ve Suudi Arabistan'daki enerji tesislerine yönelik saldırıların etkisiyle Brent petrolün varil fiyatı aynı gün yüzde 3'ten fazla yükselerek 22 Mayıs'tan bu yana ilk kez 100 doların üzerine çıktı.

Küresel petrol piyasasındaki arz sıkışıklığı, Suudi Arabistan'ın Hürmüz Boğazı'na alternatif rotası konumundaki Doğu-Batı Petrol Boru Hattı'nın saldırıların ardından devre dışı kalmasıyla daha da derinleşti.

Hattın devre dışı kalmasının ardından bazı rafinerilere yüklemelerin gecikeceğinin bildirilmesiyle Brent petrolün varil fiyatı yüzde 6'dan fazla artarak 107,63 dolara çıktı.

Arz kesintisinin fiili sevkiyatlara yansıması da fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı artırdı. Piyasa kaynaklarına göre, salı günü Avrupa'ya eylülde yapılması planlanan bazı petrol sevkiyatları iptal edildi. Hattaki kesintinin uzaması halinde küresel petrol arzının yüzde 4'üne kadarının risk altında kalabileceği belirtiliyor.

Petrol piyasasında arz sıkışıklığı fiyatları yukarı taşırken, artan maliyetlerin pompaya yansıması Amerikan tüketicileri üzerindeki baskıyı artırarak enflasyon ve para politikası üzerinden ABD ekonomisindeki dengeleri de etkiliyor.

Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre, ülke genelinde benzinin ortalama galon fiyatı 17 Eylül itibarıyla 4,44 dolara yükselerek geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 38,7 arttı.

Motorinin ortalama galon fiyatı ise geçen yılın aynı dönemindeki 3,70 dolardan 6,40 dolara çıkarak rekor seviyeye ulaştı.

Öte yandan, akaryakıt maliyetlerindeki yükseliş enflasyon üzerindeki enerji kaynaklı baskıyı da artırıyor. ABD'de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ağustosta aylık yüzde 0,4, yıllık yüzde 3,4 artarken, benzin fiyatlarındaki yüzde 3,9'luk yükseliş aylık artışın üçte birinden fazlasını oluşturdu.

Yüksek petrol fiyatlarının ulaşım ve üretim maliyetleri üzerinden daha geniş bir fiyat baskısına dönüşmesi, ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikasında da etkisini gösteriyor.

Fed dün, 2023'ten bu yana ilk kez faiz artırımına giderek politika faizini 25 baz puan yükselterek, yüzde 3,75-4 aralığına çıkardı.

Fed'in faiz artırımı petrol piyasasındaki arz sıkıntısını doğrudan ortadan kaldırmasa da borçlanma maliyetlerini artırarak ekonomik aktiviteyi sınırlarken, doların diğer para birimleri karşısında değer kazanmasına da yol açıyor. Güçlü doların petrolü diğer para birimlerini kullanan alıcılar için daha pahalı hale getirmesi ise küresel talebi baskılayarak petrol fiyatlarındaki yükselişi sınırlıyor.

Yüksek petrol fiyatlarının ABD'deki etkisi ekonomi ve para politikasıyla sınırlı kalmıyor. Benzin ve motorin fiyatlarındaki hızlı yükseliş, 3 Kasım'daki Kongre ara seçimleri yaklaşırken Washington yönetimi üzerindeki enerji maliyetlerini düşürme baskısını da artırıyor.

Beyaz Saray, yükselen akaryakıt fiyatlarının tüketiciler ve işletmeler üzerindeki etkisini hafifletmek amacıyla ülkenin petrol rafinaj kapasitesini artırmak için Savunma Üretim Yasası'nın kullanılmasını değerlendiriyor.

Bu süreçte ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'la çatışmanın sona ereceği ve Hürmüz Boğazı'nda petrol akışının sürdüğü yönündeki mesajları da petrol piyasalarının odağında yer alıyor.

Petrol fiyatlarının 9 Eylül'de yeniden 100 doları aştığı sırada Trump, savaşın 3 Kasım'daki ara seçimlerin hemen ardından sona ereceğini savundu.

İran'ın seçimleri etkilemeye çalıştığını, Hürmüz Boğazı'nda ABD donanmasının "tam kontrol" sahibi olduğunu ve boğazdan her gün çok sayıda petrol tankerinin geçtiğini öne süren Trump, savaşın sona ermesiyle benzin fiyatlarının da düşeceğini söyledi.

Trump sonraki günlerde savaşın seçimlerden önce de sona erebileceğini belirtirken, İran'a karşı "tüm güçleriyle" saldırmadıklarını savundu. ABD Başkanı ayrıca 13 Eylül'de savaşın sona ermesi halinde benzin fiyatlarının hızla düşeceği yönündeki söylemini yineledi.

Bununla birlikte, ABD Temsilciler Meclisinde Amerikan güçlerinin İran'la çatışmalardan çekilmesine yönelik girişimler de savaşın ekonomik maliyetlerinin tartışıldığı bir dönemde gündemdeki yerini koruyor.

Trump, 14 Eylül'de ise İran'ın Washington ile "hızlı ve çok istekli bir şekilde" anlaşmaya varmak istediğini ileri sürdü. Gün içinde yaklaşık yüzde 5 yükselerek 109,80 doları gören Brent petrol, Trump'ın açıklamalarının ardından kazançlarının büyük bölümünü geri vererek günü yüzde 1 artışla 105,68 dolardan tamamladı.

Buna karşın İran, şartları yerine getirilene kadar ABD ile görüşme yapılmayacağını açıkladı.

Yüksek petrol fiyatlarının ABD'de benzin ve motorin maliyetlerini artırması, enerji fiyatlarını ara seçimler öncesinde ekonomik gündemin önemli başlıklarından biri haline getirirken, Washington ile Tahran arasındaki çatışmanın seyri akaryakıt fiyatlarının yönü açısından da önemini koruyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23