Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben, projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Vakıf eserleri, yalnızca geçmişten günümüze ulaşan mimari yapılar değil; şehirlerin hafızasını, toplumsal dayanışma anlayışını ve medeniyet tasavvurunu bugüne taşıyan kıymetli tanıklardır. Bursa da vakıf kültürünün bir şehrin sosyal ve kültürel dokusunu nasıl şekillendirdiğini bütün zenginliğiyle görebildiğimiz müstesna şehirlerimizdendir. Nitekim Hanlar Bölgesi, Sultan Külliyeleri ve Cumalıkızık ile 2014’te UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Bursa, zanaat ve halk sanatları alanındaki köklü birikimiyle de UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na 2021 yılında dâhil olmuştur. Bu uluslararası kabuller, Bursa’nın tarihî ve kültürel mirasının evrensel ölçekte taşıdığı değeri ortaya koyuyor. Böylesine kıymetli bir mirasın doğru biçimde belgelenmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması da ayrı bir önem taşıyor. Biz de bu doğrultuda, Bursa’daki vakıf eserlerini yalnızca tespit etmekle kalmadık; tarihsel bağlamları, mimari nitelikleri ve mevcut durumlarını sistemli biçimde belgeledik. Ortaya koyduğumuz ‘Bursa Vakıf Eserleri Kitabı’nın, bu kıymetli mirası kayıt altına almanın ötesinde, gelecekte yapılacak araştırmalara da kaynaklık edecek kalıcı bir eser olduğuna inanıyoruz.” dedi. “Kültürel mirasın görünür ve erişilebilir kılınması gerekir.” Kültürel mirasın geleceğe taşınabilmesi için önce doğru biçimde kayıt altına alınması, ardından görünür ve erişilebilir kılınması gerektiğini aktaran Akben şunları söyledi: “Çalışmamızı, kitapla sınırlamadık; fotoğraf sergisiyle farklı bir anlatım alanına da taşıdık. Vakıf Katılım olarak kurumsal kimliğimizde taşıdığımız vakıf anlayışının bize yüklediği sorumlulukla, geçmişle gelecek arasında köprü kuran çalışmalara önümüzdeki dönemde de katkı sunmayı sürdüreceğiz. Projenin hayata geçirilmesindeki değerli katkıları dolayısıyla Vakıflar Genel Müdürlüğümüze ve emeği geçen tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.”