• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Tecrübeli yöneticiden zorlu günleri aşma reçetesi: Çetin yılı güçlü duruşumuzla geçireceğiz

Yeniakit Publisher
2018-12-26 11:06:00 -
Tecrübeli yöneticiden zorlu günleri aşma reçetesi: Çetin yılı güçlü duruşumuzla geçireceğiz

Vakıf Katılım Yönetim Kurulu Başkanlığının yanı sıra İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı ve İTO Meclis Başkanı da olan Öztürk Oran, önümüzdeki ayların ekonomik yönden çetin geçeceğini belirterek, “Türkiye elindeki imkânlar, edindiği tecrübe ve gücüyle bu süreçten de başarıyla çıkacaktır” dedi.

Vakıf Katılım Yönetim Kurulu Başkanlığının yanı sıra İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı ve İTO Meclis Başkanı da olan Öztürk Oran, 2008 yılından itibaren dünyada hem ekonomik, hem siyasi, hem de sosyal anlamda çok derin bir dönüşüm yaşandığına dikkat çekerek şu tespitlerde bulundu: “Hani derler ya “yeni bir dünya kuruluyor.” Aynen bu şekilde. Yan yana gelmesi güç şeyleri bir arada yaşıyoruz. Ortadoğu’daki karışıklıklar malum. Dünya ikinci dünya savaşından sonraki en büyük göç dalgasını yaşıyor. Avrupa Birliği çatırdıyor. Yunanistan’la başlayan sarsıntı, en son İngiltere’nin Brexit süreci ile daha da derinleşti. Avrupa ve Japonya ekonomiyi hâlâ doğrultamadı. Pek çok ülkede negatif faiz uygulaması hala sürüyor. Amerika dünyadaki ticari düzeni kökten değiştirmeye kararlı adımlar atıyor. Çin ile yaşadığı ticaret savaşları tüm dünyadaki ekonomik ilişkilerin de temel belirleyicisi olacak. Çin ekonomik büyümede tökezlemeye başladı. Tüm periferi ülkeleri de peşinden sürüklüyor. İhracatçı kimliğinin yanı sıra, iç talebe dayalı bir büyüme modeline doğru yol almaya çabalıyor.  Çünkü her yıl yüzde 7’lik bir büyüme sağlayamazsa dünyanın süper gücü olamadan fakirleşme aşamasına geçecek. Petrol fiyatlarındaki dalgalı trend doğal kaynak zengini ülkeleri büyük sıkıntıya sokuyor. Özellikle Rusya ve Suudi Arabistan’da bunun yansımalarını net şekilde görüyoruz. Yani işin özü güç blokları yeniden kuruluyor. Tüm bunlar, yeni siyasi riskleri, yeni pazarlar ve yeni ticari ortaklıkları, artacak ticari potansiyelle birlikte, artacak rekabeti de beraberinde getiriyor. İşte bu yüzden, “2019’da dünya daha çetin” diyoruz. Evet Dünya daha çetin ama Türkiye daha güçlü.

Neden güçlüyüz?

Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyanın karışıklığından, dünyadaki çalkantılardan her defasında büyüyerek çıkmayı başardığına dikkat çeken Oran, “Son 16 yılda kat ettiğimiz mesafe, yaşanan zihniyet değişimi ve özgüvenli duruş sayesinde Türkiye, dünyadaki dönüşüm dalgasının takipçisi değil, bizatihi temel aktörlerinden biri konumuna geldi. 2018’in üçüncü çeyreğinde döviz kurları ve faiz fiyatları üzerinden ülkemize dönük saldırıları püskürtmüş durumdayız. 3. çeyrekte Türkiye ekonomisi her şeye rağmen büyüme kaydetti.  2019 yılı için de hedefimiz en az yüzde 2,3 büyümek” diye konuştu.

Herkese görev düşüyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki kabinenin iş hayatının kronikleşmiş sorunlarına el attığını dile getiren Oran, “İşçi-işveren ilişkileri ve kıdem tazminatına ilişkin sorunlar, vergi kanunlarının revizyonu, finansmana kolay erişim noktasında atılacak adımlar, ithalata bağımlılığın azaltılması, yüksek teknolojinin desteklenmesi... Bunlar önemli önemli adımlar. Ben, ilerleyen süreçte bu reformların büyümeyi oldukça hızlandırıcı bir etkiye sahip olacağına inanıyorum. Bu süreçte hepimize önemli görevler düşüyor. Bizler ekonomik inkişaf yolunda sektörlerimizin, faaliyet alanlarımızın temel sıkıntılarını en yüksek perdeden dillendirmekle, çözüm aramakla ve o çözümü de bulmakla mükellefiz. Bunu da yapıyoruz. Bugün de bunun için bir aradayız. Bugün hem reel sektör, hem finans kesimi hem de akademik camiadan kıymetli konuşmacılarımız var. Tabiri caizse işin mutfağından gelen insanlarla birlikteyiz. İnanıyorum ki birlikte olmanın, omuz omuza durmanın her zamankinden daha önemli olduğu bugünlerde ekonomimiz için atılacak doğru adımları hep birlikte ortaya koyacağız” diye konuştu.

Nasıl güçlü olacağız?

Asıl amacın ihracata dayalı büyümeyi sağlayabilmek olduğu söyleyen Öztürk Oran, “Dünyada 22 trilyonluk dolarlık bir ticaret hacmi var. 2018’i bu hacimden 170 milyar dolarlık bir pay alarak kapatmaya hazırlanıyoruz. 2019’da bu payı hep birlikte arttıracağız. 2019’da yeni pazarlar kadar önemli diğer başlık da hiç kuşkusuz reformlar. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere ekonomi yönetimimiz en başından bugüne pro-aktif bir yaklaşımla sorunlu alanların üzerine gidiyor. İş dünyası ile birlikte mücadele veriyor. Bundan çok memnunuz. Bugüne kadar yeni Ekonomi Programı, Enflasyonla Mücadele Paketi, 100 günlük Eylem Planları gibi bir çok teşvik, bir çok düzenleyici çalışma ortaya konuldu. Hepsinin de bu zorlu süreçte fevkalade sonuçları oldu. Bugün baktığınızda ağustos ayında 7 lira seviyesini gören dolarda büyük bir geri çekilme daha da önemlisi bir stabilizasyon var. Faiz cephesinde düşüş grafiği sürüyor. Enflasyon cephesinde alınan tedbirler neticesinde kasım ayı itibariyle; TÜFE 1,44, ÜFE 2,53 azaldı. Bunlar iş dünyamıza moral veren, öngörülebilirliği artıran gelişmeler” değerlendirmesini yaptı.

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23