Cezayir’de eğitim yılının Mayıs ayında sona erdirilmesiyle 4 ayı aşan yaz tatili kararı tartışma başlattı. 2025-2026 eğitim-öğretim yılının 15 Mayıs’ta bitirilmesinin resmen onaylanması, ülkedeki eğitim camiasında geniş yankı uyandırdı.
Cezayir’de eğitim yılının Mayıs ayında sona erdirilmesiyle 4 ayı aşan yaz tatili kararı tartışma başlattı. 2025-2026 eğitim-öğretim yılının 15 Mayıs’ta bitirilmesinin resmen onaylanması, ülkedeki eğitim camiasında geniş yankı uyandırdı.
Eğitim Bakanlığı, mevcut eğitim yılına ilişkin üçüncü dönem sınav takviminde değişiklik yaptığını açıkladı. Buna göre, tüm eğitim kademelerinde üçüncü dönem sınavları 10 Mayıs Pazar günü başlayacak ve 14 Mayıs 2026’ya kadar sürecek. Telafi sınavlarında ise değişiklik yapılmadı ve 22-23 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek.
“Yaz tatili uzadı”
Karar özellikle eğitim camiasında tartışma yarattı. Çünkü dersler Mayıs ortasında sona erecek ve öğrenciler Eylül sonuna kadar, yani 4 aydan uzun bir süre tatil yapacak.
Bu durum, birçok eğitimcinin zaten fazla olduğunu düşündüğü okul tatillerinin öğrencilerin akademik başarısını olumsuz etkilediği yönündeki eleştirileri yeniden gündeme getirdi.
Eğitim uzmanı Ammar Belhassen, “Cezayir’deki ders saatleri dünya ortalamasının oldukça altında. Dünyada eğitim yılı ortalama 40 hafta sürerken, Cezayir’de bu süre en iyi ihtimalle 27 haftayı geçmiyor” dedi.
Ortalamanın altında
Belhassen ayrıca, “Cezayirli bir öğrenci ilkokuldan liseye ve oradan üniversiteye, dünya ortalamasına göre yaklaşık iki buçuk yıl daha az ders saatiyle ilerliyor” ifadelerini kullandı.
Uzun süreli tatilin de olumsuz etkilerine dikkat çeken Belhassen, “Uzun süre eğitimden kopmak öğrenciler için zararlıdır; öğrenci edindiği bilgilerin önemli bir kısmını kaybedebilir” dedi.
Bu nedenle Bakanlığın kararı yeniden gözden geçirmesi ya da en azından eğitim süresine ilişkin önerilerin ele alınacağı bir çalıştay düzenlemesi gerektiğini belirtti.
Birçok faktöre bağlı
Öğrenci Velileri Derneği üyesi Nasır Celali ise kararın olumlu ya da olumsuz etkilerinin çeşitli faktörlere bağlı olduğunu söyledi.
Celali, “Öncelikle son haftalardaki eğitim koşullarına bakmak gerekir. Bu dönemde genellikle öğrenciler ve öğretmenler devamsızlık yapar, eğitim verimi düşer” dedi.
Ayrıca kararın, velilerin eğitim sürecine ne ölçüde dahil olduğuyla da bağlantılı olduğunu belirten Celali, bazı ülkelerde zorunlu eğitim olmamasına rağmen velilerin evde eğitimi tercih edebildiğini hatırlattı.
Celali sözlerini şöyle tamamladı: “Önemli olan şekil değil, faydadır. Çocuklarımızın okula gitmesi eğitim sürecine gerçekten katkı sağlamalıdır. Bu yüzden biz her zaman pedagojik ve eğitimsel kaliteyi artırmaya odaklanıyoruz.”