Gerilim ve kargaşa siyasetinden medet uman CHP’nin emanetçi Genel Başkanı Özgür Özel, provokasyona doymuyor. Gölgesinde siyaset yaptığı yolsuzluktan tutuklu çete başı Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla Meclis’i karıştıran Özel, nefret ve hakaret içeren cümleleriyle de sokağı kaşıma huyunu bırakmayacağını belli etti.
Buğra Kardan İstanbul
Pavyonlarda ve otellerde delegelere dağıtılan rüşvetlerle CHP Genel Başkanı koltuğuna oturtulur oturtulmaz ‘barış’, ‘kardeşlik’ gibi kelimeleri diline dolayan ancak suflörü Ekrem İmamoğlu’nun yolsuzluktan tutuklanmasının akabinde çılgına dönerek, halkı sokağa davet eden Özgür Özel’in umudu kaosta. İmamoğlu’yla ilgili yargı kararının ardından militanlarını Saraçhane’ye yığan, şaibelerini bir bir ortaya döken efsane savcı Akın Gürlek bakanlığa atanınca da Meclis’i karıştıran Özel, Ekrem’den aldığı talimatla nefret ve hakaret diline sarılarak gerilim siyasetini ileri taşıyacağını ortaya koydu. Milletvekillerine kürsüyü kuşattıran, yumruk ve tekmelerin havada uçuşmasına yol açan Özel’in hukuk tanımazlığı ve milli güvenliğe tehdit yeni adımlar atacağı tescillendi.
SİLİVRİ’DEN TALİMAT ALMIŞLAR
Olan biteni Akit’e değerlendiren AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Erdem, şunları söyledi: “CHP, yanlış yolda ilerliyor. Meclis, milli iradenin tecelligâhıdır. Orada şehir eşkıyalığına yer yoktur. Akın Gürlek’in kritik soruşturmaları yürüttüğü açıktır. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasa’nın verdiği yetkiyle Adalet Bakanı yaptı. Anayasa ve Meclis İç Tüzüğü, iki yeni bakanın yemin etmesini mecburi kılıyordu. Burada görüyoruz ki CHP milletvekillerine uyarılar, SMS’ler gitmiş. Anlıyoruz ki Silivri’den talimatlar yollanmış. Özel, milletvekillerine ‘Eksiksiz Meclis’te olun’ demiş. ‘Ne yapıp edin yemin merasimine engel olun, dövüşse dövüş’ direktifini vermiş. Bu, ilkellik değil de nedir?
SOKAKTAN SİZE EKMEK ÇIKMAZ
“Anayasa’yı dillerinden düşürmeyen CHP’liler, Anayasa’nın emrine uymuyor. Baykal ve Kılıçdaroğlu Meclis’te böyle bir eylem sahnelemezdi. Belli ki gelen gideni aratıyor. Özel, kendi ipini kendi çekiyor. Meclis’te de il il dolaştığında da toplumu gerecek, sıkıntıya sokacak açıklamalar yapıyor. Hayal ürünü ifadeler, yalanlar, iftiralarla 86 milyonun huzurunu bozmaya çalışıyor. Ülkede kargaşa çıkarma girişimlerinde bulunuyor. Neticede Meclis’te aradığını bulamadı. Sokakta da vaziyet farksız. CHP, iki hatta üç parça. Özel’in sokak çağrısını yanlış bulan çok. Özel, saldırganlığa devam ediyor ama beyhude. Böyle giderse yakında esamisi okunmaz. Özel, artık kendine gelsin. Sokaktan, kaostan kendisine ekmek çıkmayacağını bilsin. Artık vatandaşın huzur, istikrar istediğini anlasın.”
ŞİRAZEDEN ÇIKMIŞ VAZİYETTELER
AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar da şunları dile getirdi: “Türkiye 2018’den beri Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle yönetiliyor. Bakanlar da Meclis’te yemin ederek göreve başlıyorlar. Heyhat ki CHP hukuku tanımıyor. Özel’den talimat alan milletvekilleri Meclis Genel Kurulu’nda zorbalığa başvurdular. Yemine engel olmak için kürsüyü işgal etmeye kalktılar. Arkadaşlarımız da tedbir alarak iki bakanımızın yemin etmesine katkıda bulundular. CHP artık şirazeden çıkmış bir vaziyette. Özel ve ekibi, siyaseti geren söylemleri hatta eylemleriyle maalesef Türkiye’yi olması gereken gündemin dışına çekmeye çalışıyor. Özel ve ekibi, İmamoğlu dahil CHP’li belediye yönelik yargılamaların ardından siyaseti geren eylem ve söylemlerinde kullanıyor. Fikir beyan etmenin dışında şiddete başvuruyor. CHP’nin sürekli siyaseti ve toplumu geren bu tutumunu suçluluk psikolojisinin tezahürü olarak görüyoruz ve şiddetle kınıyoruz.”
SUÇLULUK PSİKOLOJİSİ
Avukat Tamer Mahmutoğlu ise şunları kaydetti: “CHP’nin bu kadar sert bir şekilde mukabele etmesi anlaşılır gibi değil. Meclis’teki yemin töreninde gösterdiği aşırı tepkinin nedeni de anlaşılamadı. Sanki ‘Bu ülkede Adalet Bakanı olmasın, mülkün temeli olan adalete ihtiyaç yok’ dercesine bir tutuma bürünmesi oldukça manidar. CHP’nin yolsuzluk iddianamesini yazarak İmamoğlu’nun yargı sürecini başlatan bir isme bu şekilde sert tepki göstermesi, suçluluk psikolojiyle hareket ettiğinin kanıtı. Zira bu ülkede devlet kurumları ve devletin her kademesindeki yöneticileri dahil herkes adalet karşısında eşittir ve gerektiği hallerde herkes yargının karşısına çıkabilir. Aklanır ya da kanunların gerektirdiği cezayı alır. CHP gibi ‘Bizim belediye başkanlarımız yargılanamaz’ denirse yanlış yapılır. Kanaatimce CHP’nin bu tür çıkışları, günün birinde iktidara geldiklerinde ülkeyi nasıl yöneteceklerini, daha doğrusu ülkeyi nasıl adaletsiz bırakacaklarını da gösteriyor. CHP yönetimine tavsiyemiz ülkenin adalet duygularıyla oynamayı bırakıp bir an önce fabrika ayarlarına dönmeleridir.”