• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Sultan Melikşah’ın hassas noktası! Gökbilimcilerin en çok istedikleri bir şeydi… Ömer Hayyam’a hain saldırı

Yeniakit Publisher
2021-03-28 11:46:00 -
Sultan Melikşah’ın hassas noktası! Gökbilimcilerin en çok istedikleri bir şeydi… Ömer Hayyam’a hain saldırı

TRT’de rekorlar kıran Uyanış Büyük Selçuklu dizisinde Ömer Hayyam’a saldırı anları damga vurdu. Sultan Melikşah’ın en hassas noktası olan ve en çok koruduğu çalışmaların başında gelen takvim çalışması merak uyandırdı. İşte detaylar…

Uyanış Büyük Selçuklu dizisi rekorlar kırmaya devam ederken 25. Bölümde bir detay dikkat çekti.

Son bölümler Melik Tekiş ile Sultan Melikşah arasındaki hesaplaşmayı ön plana çıkarırken bir yandan da Melikşah’ın en değer verdiği konu olan takvim çalışmasıyla ilgili sahneler de dikkat çekti.

Dizide Ömer Hayyam’a hain saldırı düzenlendi. Milyonlarca izleyici Ömer Hayyam’ın yaptığı o çalışmaları merak ederek araştırmaya başladı. Sultan Melikşah’ın en değer verdiği konu olan Uyanış Büyük Selçuklu’daki takvimin adı ne? Selçuklu Devleti’nde kullanılan takvim hangisidir? Celali Takvimi ya da Hicri Şemsi takvimi nedir? Gibi soruların cevapları arandı.

Celali Takvimi ya da Hicri Şemsi takvimi, Güneş yılı esasına göre, Ömer Hayyam başkanlığındaki bir kurul düzenlemiş, Büyük Selçuklu Sultanı Celaliddevlet Melikşah'a sunmuştur. 1079 yılından itibaren uygulanmaya başlanmıştır. 9 Ramazan 471 (Miladi 15 Mart 1079) yılına rastlayan Nevruz yılbaşı olarak, Hicret yılı da başlangıç noktası olarak kabul edilmiştir. Babür İmparatorluğu da bir dönem Celali Takvimi'ni kullanmıştır. Celali Takvimi sadece tarım gibi ekonomik işlerin düzenlenmesinde kullanılmış, normal hayatta Hicrî takvim kullanılmaya devam edilmiştir.

İslam Ansiklopedisinde geçen bilgilere göre, Sultan Melikşah’ın lakabı olan Celâlüddevle’den dolayı bu adı alan takvim ayrıca Melikî olarak da adlandırılır. Başlangıç günü 9 Ramazan 471 Cuma’dır (15 Mart 1079, Greenwich zamanına göre 21 Mart).

Selçuklu idaresinde yer alan bugünkü İran’da kullanılan Yezdicerd takvimi, eski Mısır takviminden alınma, her biri otuzar gün çektirilen on iki ay, artı beş gün eklemeli, toplam 365 tam günlü bir takvimdi. Başlangıcı, III. Yezdicerd’in tahta çıkış yılının yıl başı olan 16 Haziran 632 (yaz gün dönümü günü) idi. Bu takvim, 365 1/4 günlü İskender (Jülyen) takvimine göre yılda 1/4 gün hesabıyla dört yılda bir gün gerilemekteydi. Böylece yılbaşı olan 1 Ferverdîn, 636 yılında 15 Haziran’a, 640’ta 14 Haziran’a, 644’te 13 Haziran’a... 1064’te 29 Şubat’a, 1065’te 28 Şubat’a, 1069’da 27 Şubat’a, 1073’te 26 Şubat’a ve 1077’de 25 Şubat’a düşmüştü. Yine bu yıllarda ilkbahar ılınımı günü olan 15 Mart, Ferverdîn’in 15, 16, 17, 18 ve 19. günlerine gelir olmuştu. Jülyen takviminin adı değiştirilmiş bir şekli olan İskender takvimi de bu ölçüde olmamakla birlikte yanılgılı idi; meselâ ilkbahar ılınımı 632’de 18 Mart’a gelirken 134 (veya 128) yılda bir gün gerileyerek 17, 16 ve Melikşah döneminde de 15 Mart’a düşmüştü. Buna karşılık yılbaşının her yıl mevsimler yılının belli bir gününe denk düşmesi ve binyıllar boyunca da değişmeksizin böyle kalması, gökbilimcilerin en çok istedikleri bir şeydi. Geçmişte bilginlerin bu isteği gerçekleştirmeye yönelik çalışmaları hep başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Bu defa Selçuklu Sultanı Celâleddin Melikşah’ın takvimin düzeltilmesi yolundaki emri üzerine Ömer Hayyâm’ın başkanlığında Ebü’l-Muzaffer İsfizârî, Meymûn b. Necîb el-Vâsıtî, Abdurrahman Hâris ve Muhammed Hâzin’den teşekkül eden bir kurul oluşturuldu. Kurul Yezdicerd ve İskender takvimlerini inceledikten sonra bunları düzeltmek yerine yeni bir takvim tertibine karar verdi ve sonuç olarak Celâlî takvimi ortaya çıktı.

Celâlî takvimi konusunda en eski kaynaklardan biri olan Zîc-i Uluġ Bey’den (düzenlenişi 1436’dan sonra) edinilen bilgilere göre (I. konu, bölüm 5), bu takvimin başlangıcı hicrî 9 Ramazan 471 Cuma (15 Mart 1079), yıl başı güneşin Koç burcuna giriş günü, yani ilkbahar ılınımı günüdür. Ayları bazı bilginlere göre güneşin on iki burca girişi günlerinde başlar; bazılarına göre ise -eski Mısır takviminde olduğu gibi- her biri otuzar günlük on iki ay, artı beş ya da altı ekleme günlüdür. Ay adları eski Fars takvimindeki gibidir; ancak sonlarına “kadim” yerine “celâlî” kelimesi getirilmektedir. Bu takvimde yılbaşı gününü ilkbahar ılınımı gününde tutmak için dört yılda bir gün artıklama getirilir, ancak altı yedi defa dört yılda bir artıklamanın ardından bir defa 5. yıl artıklanır. Güneş Koç burcu başlangıcına geldiği zaman yeni yıl girer ve dolayısıyla Celâlî yılı ilkbahar ılınımı noktasında (milâdî 21 Mart) başlar. Takvim yılının ilk günü veya yeni yılın ilk günü, öğle vakti güneşin Koç burcu noktasına geldiği zamandır.

Zîc-i Uluġ Bey’de mevsimler yılı ortalama süresi 365, 242, 534, 876, 543, 209, 876... gün olup 365,25 olan İskender yılının söz konusu yıl süresine göre yanılgı payı, 134 yılda bir gün olarak verilmektedir. Celâlî takvimi için başlangıç olan 1079 yılı ilkbahar ılınımı ölçümünün karşılaştırma için hangi ölçüme dayandırıldığı adı geçen zîcde belirtilmemiştir. Ancak bunun için 1079’dan 134’er yıl gerilere gidilirse 7 × 134 = 938 yılda 141 yılına varılır ki bu yıl (139/140 yılı), İlkçağ’ın ünlü gökbilimci-matematikçisi Batlamyus’un ılınımlar ve gün dönümü ölçümleri yılına çıkmaktadır.

Osmanlı döneminde devletin resmî takvimi demek olan “müneccimbaşı takvimleri” Celâlî takvimi düzeninde hazırlanırdı. Bunlarda her bir sayfa otuz günlük Celâlî aylarına ayrılmış, on iki aydan artakalan beş ya da altı ekleme gün de en sonda ayrı bir sayfaya alınmıştır. Yılbaşı, ilkbahar ılınımı günü olan “nevrûz-i sultânî” idi. Meselâ 374 Celâlî (1452 rûmî) yılı takvimi, 1 Ferverdîn mâh-ı Celâlî = 19 Safer 856 hicrî = 11 Mart 1764 İskender / 1452 Jülyen = 19 Tîr mâh-ı Kadîm 821 eski Fars - Yezdicerd = 20 Aram ay (= birinci ay) maymun yılı, Türk günüyle başlamaktadır. Celâlî yıllarının rûmî/milâdîye çevrilebilmesi için söz konusu olan yıla 1078 rakamının eklenmesi gerekmektedir. Meselâ 374 Celâlî yılı = 1452 rûmî yılına denk gelmektedir. Rûmî/milâdî yılından Celâlî’ye geçmek için de verilecek yıldan 1078 çıkarılmalıdır.

Celâlî takviminde yılbaşı, müneccimbaşı takvimlerinde olduğu gibi ya her yıl yeniden ölçümlenerek veya Ömer Hayyâm bilim kurulunun ortaya koymuş olduğu artıklama yöntemine göre belirlenmekteydi. Kurulun bu konuda nasıl bir uygulama yaptığı kesin olarak bilinmemektedir. Ancak bu hususta değişik görüş ve yorumlar yapılmıştır. Meselâ Zîc-i Uluġ Bey’de kaydedildiği gibi, altı yedi kere 4. yıl ile ardından gelen 5. yılın artıklanması kuralı uygulanırsa altmış iki yıllık bir dönüşüm içerisindeki 4 8 12 16 20 24 (29) 33 37 41 45 49 53 57 (62). yılların artıklanacağı (366 gün çektirileceği) görülür. Böylece İskender takvimindeki altmış yılda on beş yıl yerine burada altmış iki yılda on beş yıl artıklanmaktadır. Bu durumda takvim yılı süresi 365 15/62=365, 241 935... gün olacaktır.

Kutbüddîn-i Şîrâzî’ye göre artıklanacak yıllar, yedi sekiz kere 4. yıl ile bunları takip eden 5. yıldır. Burada 4 8 12 16 20 24 28 (33) 37 41 45 49 53 57 61 65 (70). yıllar artıklanacaktır. Böylece İskender’deki altmış sekiz yıllık bir dönüşüm yerine yetmiş yıllık bir dönüşüm içerisinde on yedi yıl artıklanmış olacaktır.

Ahmed Cevdet Paşa ise 130 yılda otuz iki yerine otuz bir defa artıklama yapılmasını, Gazi Ahmed Muhtar Paşa da ardarda yedi kere 4. yılların ve ardından 5. yılın ve dolayısıyla 4 8 12 16 20 24 28 (33). yılların artıklanması gerektiğini belirtmektedir. Aynı düşüncenin Ahmed Şâkir Paşa tarafından da benimsendiği görülür. Bunların dışında kalan diğer bazı ilim adamları tarafından bir sıra altı, üç sıra yedi kere 4. yıllar ile bunları takip eden 5. yıl kuralı ortaya atılmıştır. Buna göre 4 8 12 16 20 24 (29) 33 37 41 45 49 53 57 (62) 66 70 74 78 82 86 90 (95) 99 103 107 111 115 119 123 (128) yılları artıklanmalıdır. Bu şekilde Jülyen’deki 128 yılda otuz iki yıl yerine 128 yılda otuz bir yıl artıklanmış olmaktadır. Bu Gregoryen takviminin artıklama usulüne de uygun düşmektedir. Çünkü Gregoryen’de 400 yıllık dönüşüm içerisinde her dört yılda bir artıklama yapılmakta, ancak 100, 200 ve 300 yılları artıklanmaksızın bırakılmaktadır. Böylece burada sekiz yıllık boşluklar oluşuyor. Celâlî takvimi artıklamasında ise artıklanacak yılların dağılımı boşluksuz gerçekleştirilmektedir. Bu durum Celâlî takvimini daha iyi bir konuma çıkarmaktadır.

Celâlî takvimi ayları

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Tr.

Cüneyt Abimin "Dünyayı kurtaran adam" filmini seyrediyorum.Abartılı tarih sevmiyorum.Seyretmiyorum.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23