Son dakika! MSB’den Yunanistan, Rum kesimi ve İsrail'e uyarı: İzin vermeyiz!
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Milli Savunma Bakanlığı, Güney Kıbrıs’ın İsrail’e güvenerek adayı silahlandırmaya çalışması ile Yunanistan, GKRY ve İsrail arasında denizaltından döşenecek kablo sistemi hakkında açıklama yaptı. Bakanlığın açıklamasında "Uluslararası hukuk uyarınca kıta sahanlığımızda gerçekleştirilecek her türlü kablo veya boru döşeme ile bilimsel araştırma gibi faaliyetlerin ülkemizle önceden koordine edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, ülkemizin hak ve menfaatlerini göz ardı eden izinsiz faaliyetlere müsaade etmeyiz" denildi.
Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Denizkurdu-I Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü dolayısıyla Aksaz açıklarında bulunan TCG Anadolu'da düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.
Zeki Aktürk, 23 Eylül'de Zeytin Dalı Harekat Bölgesi'nde görev esnasında rahatsızlanarak şehit olan tank uzman çavuş Çoşkun Sevim'e Allah'tan rahmet, ailesi ve millete başsağlığı diledi.
Aktürk, Denizkurdu-I Tatbikatı'nın 20-25 Eylül tarihleri arasında Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'de, Deniz Kuvvetlerinin yanı sıra Kara ve Hava Kuvvetleri, Özel Kuvvetler Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığından oluşan 100 gemi, 50 hava unsuru, insansız deniz araçları ile 14 bin personelin katılımıyla fiili olarak icra edildiğini söyledi.
TERÖRLE MÜCADELE
Zeki Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Türkiye'nin ve milletin güvenliği ile devletin bekası için terör başta olmak üzere her türlü tehlikeye karşı mücadelesini sürdürdüğünü vurguladı.
Bu kapsamda yapılan çalışmalara ilişkin bilgi veren Aktürk, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Son bir hafta içerisinde, 3 PKK'lı terörist daha teslim olmuştur. Kesintisiz devam eden hudut güvenliği faaliyetleri kapsamında hafta boyunca, 2'si terör örgütü mensubu olmak üzere yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 671 şahıs yakalanmış, 1069 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece 1 Ocak’tan bugüne kadar, sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 11 bin 994, engellenen kişi sayısı da 51 bin 338 olmuştur."
İSRAİL DÜNYA İÇİN TEHDİT
Aktürk, İsrail'in bölgedeki istikrarsızlığı körükleyen sistematik saldırıları ve yayılmacı tutumunun devam ettiğinin altını çizdi.
İsrail'in Gazze'de ayrım yapmadan düzenlediği saldırılarında kadın ve çocukların hayatlarını kaybetmeye devam ettiğini vurgulayan Aktürk, "Yasa dışı yerleşimci terörünü teşvik etmekte, insani yardım faaliyetleri kapsamında bölgeye gönderilen yakıt ve inşaat malzemelerinin bölgeye girişini engelleyerek, yerinden edilmiş Filistinlilerin barınma ihtiyacının karşılanmasını sekteye uğratmakta, hastanelerin işletilmesini engellemektedir." dedi.
Aktürk, İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki yıkım faaliyetlerini sürdürerek BM Güvenlik Konseyi kararlarını ihlal ettiğine işaret ederek, Suriye'nin güneyindeki yerleşim yerlerine saldırıların devam ettiğini belirtti.
Saldırıların durması gerektiğine dikkati çeken Aktürk, "Kamuoyu nezdinde uluslararası hukuka olan inancı her geçen gün daha fazla zedeleyen İsrail’in bu eylemleri, sadece bölge için değil, tüm dünya için bir tehdittir. İsrail'in uluslararası hukuku ihlal eden bu eylemlerine derhal son vermesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz." ifadelerini kullandı.
MEKKE SAVUNMA ANLAŞMASI
Basın bilgilendirme toplantısının ardından Bakanlık tarafından basın mensuplarının sorularına ilişkin açıklama yapıldı.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na ilişkin soru üzerine, "Mekke Ortak Savunma Anlaşması, üye ülkeler arasındaki savunma ve güvenlik işbirliğinin geliştirilmesiyle ortak savunma kapasitesi ve caydırıcılığın güçlendirilmesine yönelik bir çerçeve sunmaktadır. Anlaşma kapsamındaki faaliyetler, üye ülkelerin ortak kararları ve ilgili ulusal süreçler doğrultusunda yürütülmektedir." ifadesine yer verildi.
Doğu Akdeniz'deki son gelişmelere ilişkin soru üzerine "Bölgemizde kriz ve gerginliklerin arttığı mevcut dönemde, Kıbrıs Adası'ndaki askeri gelişmeler tarafımızca yakından takip edilmektedir. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) devam eden silahlanma faaliyetleri ile üçüncü ülkelerle geliştirdiği askeri işbirliklerinin, Ada'daki hassas dengeleri ve güven ortamını olumsuz etkileyebilecek nitelikte olduğunu, bu tür adımların taraflar arasındaki güvenin tesisine ve Ada'daki barış ve istikrara katkı sağlamadığını bir kez daha vurguluyoruz" açıklaması yapıldı.
HANGİ SİLAHI ALIRSANIZ ALIN, SİZİ KORUMAZ!
"Son olarak gündeme gelen GKRY'deki hava savunma sisteminin de Kıbrıs Türk halkı ve KKTC açısından doğrudan bir tehdit oluşturmadığı yönündeki iddialar, Kıbrıs Türk halkının güvenliği ile meşru hak ve menfaatlerinin göz ardı edilmesine gerekçe teşkil edemez." ifadesinin yer aldığı açıklamada, şunlar kaydedildi: "Bakanlığımız da bölgedeki her türlü gelişmeyi yakından takip etmekte, gerekli tedbirleri almaktadır. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de Akdeniz'in uluslararası sularında ve hava sahasında icra ettiği faaliyetlerle eğitimlere aralıksız devam etmektedir. Ülkemiz, garantör ülke olarak, geçmişte olduğu gibi bugün ve yarın da Kıbrıs Türk halkının güvenliği, huzuru ve refahının korunmasına yönelik gerekli tedbirleri KKTC makamlarıyla işbirliği içerisinde almaya devam edecektir."
YUNANİSTAN AKLINI BAŞINA ALMALI
Yunanistan'ın gayri askeri statüdeki adaları silahlandırmasına yönelik soru üzerine, "Doğu Ege Adaları'nın gayri askeri statüsü, 1923 Lozan ve 1947 Paris Barış Antlaşmaları ile açık şekilde düzenlenmiştir. Bu statünün aksine gerçekleştirilen silahlanma faaliyetleri ile bunu meşrulaştırmaya yönelik açıklamalar, mevcut hukuki durumu değiştirmemektedir. Beklentimiz, Yunanistan'ın bölgede barış ve istikrara zarar verebilecek bu tür faaliyetlerden kaçınması ve antlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerine riayet etmesidir. Türkiye, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'de iyi komşuluk ve diyalogdan yana yapıcı yaklaşımını sürdürürken, uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatlerini korumaya ve ülkemizin güvenliğine yönelik gerekli tedbirleri kararlılıkla almaya devam edecektir." ifadeleri kullanıldı.
İZİN VERMEYİZ
Yunanistan, GKRY ve İsrail'i birbirine bağlaması planlanan denizaltı elektrik kablosuna ilişkin soru üzerine ise şu açıklama yapıldı:
"Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanlarımız ile kıta sahanlığımızdan kaynaklanan hak ve menfaatlerimizin korunması konusundaki kararlılığımız devam etmektedir. Libya ile akdettiğimiz Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası ve 18 Mart 2020'de Birleşmiş Milletlere bildirdiğimiz kıta sahanlığı sınırlarımız bu konudaki hukuki çerçevemizi ortaya koymaktadır. Uluslararası hukuk uyarınca kıta sahanlığımızda gerçekleştirilecek kablo veya boru döşeme ile bilimsel araştırma gibi faaliyetlerin ülkemizle önceden koordine edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, ülkemizin hak ve menfaatlerini göz ardı eden izinsiz faaliyetlere müsaade edilmemekte, bölgedeki gelişmeler yakından takip edilerek gerekli tedbirler alınmaktadır. Türkiye, Doğu Akdeniz'de kıyı devleti olmaktan kaynaklanan hak ve yetkilerini kullanmaya, deniz yetki alanlarındaki hak ve menfaatlerini kararlılıkla korumaya devam edecektir."





