• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Slovenya’da İsrail krizi derinleşiyor: Egemenliğimizi siyoniste sattılar!

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Slovenya’da İsrail krizi derinleşiyor: Egemenliğimizi siyoniste sattılar!

Slovenya’da Başbakan Janez Jansa hükümetinin Filistin karşıtı ve İsrail yanlısı politikaları ülkede büyük bir siyasi krize yol açtı. Eski Başbakan Robert Golob liderliğindeki muhalefet, İsrail’e uygulanan yaptırımları kaldıran ve AB’nin İsrail’i kınama bildirisini veto eden hükümeti "Slovenya'nın egemenliğini İsrail'e satmakla" suçlayarak Dışişleri Bakanı Kajzer hakkında gensoru önergesi vereceğini duyurdu.

Slovenya’da hükümetin İsrail politikasındaki değişiklikler muhalefeti harekete geçirdi. Özgürlük Hareketi lideri Golob, İsrail politikasını eleştirdiği hükümeti "İsrail hükümetine boyun eğmek ve Slovenya'nın egemenliğini satmakla" suçladı.

Muhalefetteki Sosyal Demokratlar (SD), Kajzer hakkında İsrail’le ilişkilerin geliştirilmesi ve ülkenin dış politikasında yapılan değişiklikler nedeniyle gensoru önergesi vereceklerini duyurdu.

Girişime, eski Başbakan Robert Golob'un liderliğindeki Özgürlük Hareketi ile Sol Parti de destek vereceklerini açıkladı.

Kajzer'in göreve gelmesinin ardından Başbakan Janez Jansa liderliğindeki hükümet, önceki Başbakan Golob döneminde İsrail'e karşı alınan bazı önlemleri geri çekmişti.

Slovenya'daki hükümet ayrıca, Avrupa Birliği'nin (AB) İsrail hükümetinin işgal altındaki Doğu Kudüs'te yasa dışı E1 yerleşim projesi için inşaat ihaleleri yayımlama kararına karşı çıkan ortak açıklamayı da veto etmişti.

Bu gelişmelerin ardından İsrail, Lübliyana'da daimi büyükelçilik açmış, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar da açılış dolayısıyla Slovenya'yı ziyaret etmişti. Saar'ın ziyareti sırasında binlerce kişinin katıldığı protesto düzenlenmişti.


"İSRAİL'E BOYUN EĞDİLER"

Özgürlük Hareketi lideri Golob, yaptığı açıklamada, İsrail politikasını eleştirdiği hükümeti "İsrail hükümetine boyun eğmek ve Slovenya'nın egemenliğini satmakla" suçlamıştı.

Golob hükümeti, Gazze'de soykırım yapmakla suçladığı İsrail'le diplomatik ve siyasi ilişkileri en alt düzeye indirmişti.

İsrail’e karşı çeşitli tedbirler alan Golob hükümeti, Gazze'de Filistinlilere yönelik eylemleri "soykırım" olarak nitelendirmiş ve Filistin Devleti'ni tanımıştı.

Jansa liderliğindeki yeni hükümet ise İsrail'e karşı alınan tedbirleri yürürlükten kaldırarak bu ülkeyi artık kınamayacağını açıklamıştı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Küresel Siyasette İsrail’e Karşı Duruş ve Türkiye’nin İstisnai Rolü Uluslararası ilişkiler dinamiklerinde, devletlerin egemenlik hakları ile küresel güç odaklarının talepleri arasındaki çatışma, modern siyasetin en çetrefilli alanlarından birini oluşturmaktadır. Son günlerde Slovenya’da yaşanan siyasi gelişmeler, bu gerilimin en somut örneklerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Janez Jansa hükümetinin İsrail yanlısı politikalar izlemesi, AB içindeki kınama bildirilerini veto etmesi ve yaptırımları kaldırması, ülke muhalefeti ve halkı tarafından egemenliğin devredilmesi olarak yorumlanmakta ve derin bir krize yol açmaktadır. Slovenya örneği, uluslararası arenada İsrail merkezli politikalara karşı koymanın veya eleştirel bir tutum almanın küçük ve orta ölçekli devletler için ne denli büyük iç ve dış baskıları beraberinde getirdiğini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Tarihsel bir perspektiften bakıldığında, küresel güçlerin ve özellikle İsrail’in çıkarlarına ters düşen liderlerin karşılaştığı sıra dışı siyasi ve yapısal engeller dikkat çekicidir. Amerika Birleşik Devletleri gibi süper güçlerin liderleri dahi, bu hassas dengelerde İsrail’e karşı alternatif veya eleştirel bir dil geliştirdiklerinde ciddi krizlerle yüz yüze kalmışlardır. John F. Kennedy döneminden Richard Nixon ve Bill Clinton’a kadar uzanan süreçte, Ortadoğu politikalarında statükonun dışına çıkma eğilimi gösteren veya eksen değişikliği sinyali veren yönetimler, suikastlardan büyük siyasi skandallara ve azil süreçlerine varan ağır bedeller ödemek durumunda kalmışlardır. Bu durum, küresel nizamın merkezinde yer alan yerleşik diplomatik ve askeri lobilerin, kendi kırmızı çizgilerini koruma noktasındaki acımasız reflesklerini göstermektedir. Bu genel küresel tablonun içerisinde Türkiye, izlediği bağımsız ve proaktif dış politika ile oldukça istisnai ve nev-i şahsına münhasır bir konumda durmaktadır. Birçok batılı ve bölgesel devlet, İsrail’in eylemlerine karşı diplomatik çekincelerle sessiz kalmayı veya kontrollü tepkiler vermeyi tercih ederken; Türkiye, özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bu politikalara karşı en net, sert ve geri adım atmayan duruşu sergileyen yegane aktör olarak öne çıkmaktadır. Türkiye'nin bu tavrı, sadece retorik bir söylemden ibaret kalmayıp, küresel vicdanın sesi olma misyonuyla uluslararası platformlarda diplomatik bir bayrak yarışına dönüşmüştür. Türkiye’nin bu duruşu sergileyebilmesinin temelinde, köklü devlet geleneği, büyüyen askeri gücü ve jeopolitik özerkliği yer almaktadır. Ankara, bölgesel denklemlerde doğrudan söz sahibi bir güç odağı haline gelerek, küresel lobilerin veya baskı mekanizmalarının kolayca manipüle edemeyeceği bir yapısal direnç kazanmıştır. İsrail hükümetlerinin bölgesel politikalarına ve Filistin halkına yönelik uygulamalarına karşı geliştirilen bu tavizsiz duruş, Türkiye’yi ezilen halkların ve uluslararası hukukun savunucusu konumuna taşımıştır. Slovenya gibi ülkelerin kendi içlerinde yaşadığı egemenlik ve dış politika krizleri göz önüne alındığında, Türkiye’nin hiçbir küresel odaktan çekinmeden, doğrudan ve açıkça irade beyan edebilmesi, modern uluslararası ilişkilerde askeri, ekonomik ve siyasi bağımsızlığın ne denli hayati bir korugan olduğunu açıkça kanıtlamaktadır.

Ferhat

Senin bu destan gibi yorumlarını kim okuyor. 
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23