• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Sizi gidi NATO kafalar sizi! Geçmişe oranla sanki bu sefer durum farklı

Yeniakit Publisher
2024-07-12 11:35:00 -
Sizi gidi NATO kafalar sizi! Geçmişe oranla sanki bu sefer durum farklı

Yeni Şafak gazetesi yazarı Ali Saydam, NATO Liderler Zirvesi'nde Türkiye'nin önemini vurguladı. Saydam, Türkiye'nin NATO'ya alternatif savunma birliği PESCO'ya alınması gerektiğini belirtti. Ayrıca, Türkiye'nin Avrupa Gökyüzü Kalkanı Girişimi'ndeki konumunun güçlendirilmesi ve F35 projesine dahil edilmesi gerektiğini belirten Saydam, Türkiye'nin millî bağımsızlık ve bölünmez bütünlük çerçevesinde NATO konusunu değerlendirdiğini ifade etti. Saydam, şunları kaydetti:

Yeni Şafak gazetesi yazarı Ali Saydam, NATO Liderler Zirvesi'nde Türkiye'nin önemini vurguladı. Saydam, Türkiye'nin NATO'ya alternatif savunma birliği PESCO'ya alınması gerektiğini belirtti. Ayrıca, Türkiye'nin Avrupa Gökyüzü Kalkanı Girişimi'ndeki konumunun güçlendirilmesi ve F35 projesine dahil edilmesi gerektiğini belirten Saydam, Türkiye'nin millî bağımsızlık ve bölünmez bütünlük çerçevesinde NATO konusunu değerlendirdiğini ifade etti. Saydam, şunları kaydetti:

"Çocukluğumdan beri duyarım; argoda ‘taş kafa’ ya da ‘beyinsiz’ yerine kullanılır: “NATO kafa, NATO mermer!”

Uzun yıllar, bu deyişin NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı) ile ne ilgisi olabilir diye düşünüp durmuştum. Yine de NATO sözcüğünün pejoratif anlamda kullanılması hiç rahatsız etmiyordu… Öyle ya, NATO’ya, CENTO’ya ve ABD dümen suyunda hareket eden bilumum uluslararası kuruluşa karşıydık!.. Hele de NATO’ya!

Tabii şimdi ‘arama motorları’ imdada yetişiveriyor… Efendim, Yunanca’dan geliyormuş. Orijinali; “Na to kefali, na to mermari” (İşte kafa, işte mermer) imiş… Bu sözü ilk defa bir Yunanlı milletvekilinin Parlamento’da kullandığı iddia ediliyor. Trakya üzerinden de bize, NATO diye intikal etmiş…

Bu gerçeği bilmeme rağmen, ne zaman “Nato kafa, nato mermer!” sözünü duysam, olayı NATO’ya bağlamak gelir içimden… NATO’ya hâlâ inanan bir beyin, ancak mermer gibi taşlaşmış, kıvrımsız ve lobsuz olabilirdi çünkü…

Geçmişe oranla sanki bu sefer durum farklı… Türkiye, “NATO Liderler Zirvesi”ne çok daha farklı bir algıyla katılıyor. Genellikle ülkemiz aleyhine yanlı analizlerine rastladığım Alman vakfı SWP’de (Stiftung Wissenschaft und Politik - Bilim ve Siyaset Vakfı) yayınlanan bir makaleye göz atalım isterseniz…

4 Temmuz’da Yaşar Aydın imzasıyla yayınlanan yazıda; NATO meselesine ‘Türkiye’nin Avrupa için önemi’ açısından yaklaşılıyor. Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan’ın Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika, İran, Mısır, Etiyopya, Birleşik Arap Emirlikleri’nin ortak olduğu BRICS’e bizim de her an üye olabileceğimiz açıklamasına dikkat çekilmiş. Gelin buna bir de Astana’daki “24’üncü Devlet Başkanları Zirvesi” vesilesiyle Türkiye’nin “Şanghay İşbirliği Örgütü”ne katılabileceğinin Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ima edilmesini, Türk Devletleri Teşkilatı’nın hızla gelişmesini, ülkemizin “İslam İşbirliği Teşkilatı”nı sürekli motive ederek harekete geçirmeye çalışmasını ekleyin…

SWP’deki makalede, ‘Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri’ çerçevesinde 3 aşamalı bir gelişme öngürülüyor: 1. AB’nin, NATO’ya alternatif savunma birliği PESCO’ya (Permanent Structured Cooperation - Daimi Yapısal İş birliği Savunma Anlaşması) Türkiye’nin mutlaka alınması; 2. Avrupa’da savunma sanayiine en ciddi yaptırımları yapmış olması nedeniyle bir güç odağı hâline gelen Türkiye’nin, zaten üyesi olduğu European Sky Shield Initiative’deki (Avrupa Gökyüzü Kalkanı Girişimi) konumunun güçlendirilmesi; 3. F35 projesine Türkiye’nin derhal dâhil edilmesi.

Yeni Zelanda, Avustralya ve Japonya, üye olmamalarına rağmen “Küresel Ortak” sıfatıyla, NATO’ya davetliydiler. Kuzey Atlantik’te yer almayan bu ülkelerin ortak özelliklerinden biri de ABD’nin ‘düşman’ ilan ettiği Çin’i coğrafi olarak çevrelemeleri… Bu durumunu, ABD’nin Çin’i zayıflatmak üzere bir ‘dünya savaşı’ hazırlığı olarak yorumlayan AB üyeleri elbette rahatsız… Bu Türkiye için de böyle…

Biz, bütün dünya meselelerine, pergelin sabit ucunu Türkiye’ye koyarak ve millî bağımsızlık, bölünmez bütünlük çerçevesinden baktığımız için NATO konusunu sadece ve sadece ülkemizin ve bölgemizin çıkarları açısından değerlendirmekten yanayız. ABD ve AB çıkarları açısından değil…"

 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23