Seyfi Dede ve Moğultay ekibi hâlâ kurullarda...
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
İstanbul İl Seçim Kurulu’nun, daha AK Parti’nin sunduğu 3 valiz belge incelenmeden ve itirazlar değerlendirilmeden İmamoğlu’na mazbata vermesini, YSK’nın da buna seyirci kalmasını değerlendiren hukukçular, YSK il ve ilçe seçim kurullarında ‘Seyfi Dede’ ve Moğultay döneminde kadrolaşan yapının hâlâ etkin olduğunu ifade ettiler.
31 Mart Yerel Seçimleri’nin İstanbul ayağındaki korkunç şaibeler, Ekrem İmamoğlu’nun mazbata şovuyla ayyuka çıktı. Jet hızıyla verilen mazbatanın imzasız görüntüsünü CHP’li vekillere aktaran ve mazbataya isim yazılış anını saniye saniye görüntüleyerek medyaya servis eden YSK’nın şaibeli İstanbul seçimlerinin üzerindeki puslu havayı artırdığını söyleyen hukukçular, ‘Seyfi Dede’ ve Moğultay çetesinin yargı kadrolarında hâlâ aktif olduğunun YSK nezdinde bir kez daha görüldüğünü söylediler.
YSK’nın iflası
Şaibeli ilişkileri değerlendiren Avukat Cüneyt Toraman, şunları dile getirdi: “Mazbata şovuyla YSK tamamen tartışmalı bir kuruma dönüşmüştür. Seçimler Türkiye’de yargı kontrolünde yapılır. Hakimler yani bağımsız yargı tarafından yürütülen seçimler bugün iflas etmiştir. YSK seçim organizasyonunu yapamadığı gibi, kriz sürecini de idare edememiştir. Ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Birçok oyun iç edildiği İstanbul’da 29 binden fark 13 bine indi. Sadece bu bile başlı başına seçimin acilen iptalini ve yetkililerin istifasını gerektirirdi. Ama görüntülü mazbata şovlarıyla CHP’ye prim yaptırıldı. Üniversiteye alım sınavında usulsüzlük yapıldığında nasıl ki ÖSYM yetkilileri hesap veriyorsa, benzer ve organize bir usulsüzlük de seçimin patronu YSK’yı zan altında bırakıyor.”
Yandaş yargıçlar
Toraman, sözlerini şöyle sürdürdü: “AK Parti kurulmadan önce yargıda kadrolaşanlar bugün hâlâ görevde. AK Parti de maalesef devlet memuruna ve hakimlere güveniyor. ‘YSK’da hakim yanlış yapmaz’ algısı var. Hayır kardeşim, yanlış yapar. Bunlar 2010’da ‘AK Parti yargıda kadrolaşıyor’ demişlerdi. O yargı, 2013’te AK Parti’ye karşı darbeye kalkıştı. AK Parti döneminde kadrolaşma falan olmamıştır. Eski dönemlerin yargıçlarının egemen olduğu YSK’nın her seçimde gerçekleştirdiği tuhaflıklar bu seçimde kasıtlı hareketler olduğu görülmüştür. YSK’nın sisteminin baştan sona değişmesi gerekiyor.”
Yargı darbeleri ensemizde
Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) Başkan Yardımcısı Avukat Harun Akdere de YSK’ya tepki göstererek şu değerlendirmede bulundu: “Günümüzdeki manzara, bize her an yargı darbe girişimiyle kalabileceğimizi anlatıyor. Ergenekon yargılama süresinde ‘F Tipi’ diye bağıranların, FETÖ ile kol kola sevinç çığlıkları attığını görüyoruz. CHP’nin İstanbul’daki sevinç çığlıklarını FETÖ’cülerin Avrupa’da ve AB’de yankılattığını da herkesçe müşahade edildi. Bu yapıların tek hedefi Tayyip Erdoğan. Moğultay döneminde yargıya girenler şu anda en yaşlı üye olarak ilçe seçim kurullarında görev yapıyorlar. Bunu gözardı etmemek lazım. Seçim süreci boyunca YSK’daki hakimlerin defalarca görevi kötüye kullanma suçunu işlediğini gördük.”
