Cumhuriyet gazetesinin "algı operasyoncusu" yazarlarından Emre Kongar, Hakkâri’nin DEM Partili Belediye Başkanı'nın seçildiği ya da Kürt olduğu için değil, teröre destek verdiği için gözaltına alındığını ve kanun gereği de yerine kayyum atandığını gizleme gayretine girişti. Adli bir işlemi siyasi bir kararmış gibi lanse etmeye çalışan Kongar, meseleyi döndürüp dolaştırıp "normalleşme" sürecine getirdi. Kongar, anormal olan, terör destekçilerinin belediye başkanı olması değilmiş gibi bir tavır takındığı yazısında özetle şu herzeleri yumurtladı:
Cumhuriyet gazetesinin "algı operasyoncusu" yazarlarından Emre Kongar, Hakkâri’nin DEM Partili Belediye Başkanı'nın seçildiği ya da Kürt olduğu için değil, teröre destek verdiği için gözaltına alındığını ve kanun gereği de yerine kayyum atandığını gizleme gayretine girişti. Adli bir işlemi siyasi bir kararmış gibi lanse etmeye çalışan Kongar, meseleyi döndürüp dolaştırıp "normalleşme" sürecine getirdi. Kongar, anormal olan, terör destekçilerinin belediye başkanı olması değilmiş gibi bir tavır takındığı yazısında özetle şu herzeleri yumurtladı:
"(...) AKP’nin Kızılcahamam kampında, Erdoğan “yumuşama süreci” denilen siyasal hava hakkında yorumlarda bulundu.
Bazı satırbaşları medyaya şöyle yansıdı:
“AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın surlarında gedik açma girişimlerine fırsat vermeyeceğiz.”
“Yumuşama adı altında kimliğimizden, duruşumuzdan ve kırmızı çizgilerimizden taviz verecek değiliz.”
“Milletimizin umutlarını artıran siyasetteki yumuşamanın, bu sefer ‘kelebek ömürlü’ olmamasını temenni ediyoruz.”
“Siyasetin özellikle de muhalefetin yıkıcı, yıpratıcı, ötekileştirici bir zemin üzerinde ilerlemesi Türkiye’ye fayda değil zarar getirir.”
***
Bu konuşmadan iki gün sonra, Hakkâri’nin DEM Partili Belediye Başkanı görevinden alındı ve yerine kayyum atandı.
(...) İktidarın 31 Mart seçimlerinden sonraki tavrı “yumuşamak” değil “sertleşmek”, “normalleşmek” değil “daha da anormalleşmek” olarak tanımlanabilir. (...)"