Londra merkezli El Kuds El Arabi gazetesi yazarı Eymen Halid, Türkiye'deki seçimlerde İŞİD'in kazançlı çıktığını söyledi.
Türk seçimlerinin bitmesi akabinde IŞİD örgütünün kazançlı çıktığının tartışmasız olduğunu ifade eden Londra merkezli El Kuds El Arabi gazetesi yazarı Eymen Halid, ''Zira bu örgüt eski ve yeni yandaşlarına kendi yaklaşımının doğru olduğunu ispatladı. Bu yandaşlar coğrafyadaki korkunç değişim ve bölgenin kanlı ve korkunç şartlara boğulması ihtimalleriyle birlikte gelecek iki yıl zarfında farklı yerlerden büyük oranlarla örgüte akın edeceklerdir.'' dedi.
İşte Eymen Halid'in o yazasının devamı:
Ayrıntılara bakıldığında Türk muhalefeti, İsrail ve birçok Batılı medya organı, muhalefetin Ak Parti’ye karşı ilerleme kaydetmesini kutladı. Bu ilerlemenin sonrası vardır. Ak Parti, Türkiye’yi süper devletler sınıfına taşımasına imkan tanıyacak ve bölgedeki çekişmeleri sonlandırma derecesine varan siyasi bakış açısını hayata geçireceği çoğunluğu kaybetti. Böyle bir gelişme istenmediği için Washington ve Avrupa tüm enerjilerini seferber etti ve hepsi Türk devriminin gerçekleşmesini engellemek için çalıştı. Bahsini ettiğimiz birinci konu bu. Zira istenen; Türk ekonomisinin ve siyasetinin bölgeyi parçalama savaşları için gerilemesidir. Burada IŞİD örgütü kendi unsurlarına seçimlerin yararsız olduğu ve azınlıkların -nihayetinde dışarıyla ilişkiye geçecekleri için- hiçbir oyunun olmaması gerektiği yönündeki teorisini ispatlıyordu. IŞİD yaklaşımına göre siyasi çözümler zaman kaybıdır ve bölgenin seçenekleri her denklemi güç yoluyla gerçekleştirmek anlamına geliyor.
Pratik açıdan bu teorinin Türkiye’de vücut bulmasına Ak Parti’yi düşürmek için omuz omuza veren partiler katkıda bulundu. Başlarında da Fethullah Gülen cemaati gelmektedir. Bu en büyük İslami grup kendi doğal düşmanlarıyla ittifak yaptı ve bunu Ak Parti ile mücadele ile gerekçelendirdi. Cemaat aynı zamanda tüm tarihi düşmanlarını içine alan ittifak içinde yer alıyordu. Onlara ahlaki açıdan düşman olanlar da katıldı. Muhalefet saflarına ayrıca eşcinseller de katıldı. Bu kimseler Gülen cemaatinin Ak Parti karşıtı tutumundan istifade ettiler. Ardından Saadet Partisi geliyor. Bu parti yeterli bir oy oranına ulaşamayacağını biliyordu ancak sırf oyları bölmek ve Ak Parti’ye gitmesini engellemek için seçimlere girdi. Bu yüzden Ak Parti yüzde 3 bir oy oranını kaybetti. Üçüncü bir kesim de Selefi gruptur. Bu grubu Türk gençlerinden önemli bir kesim oluşturuyor. Selefi gruplar seçimlere inanmıyorlar ve dolayısıyla tarafsız kaldılar. Bu tarafsızlık Ak Parti’ye gidecek büyük bir oy oranını engelledi.
İkinci denklem gelecekte saklı. Muhalefetin Türkiye’nin ekonomik ve siyasi düzlemde ilerlemesinin sürmesini istiyorsa Ak Parti ile iyi bir ittifak kurması gerekiyor. Ak Parti’nin ekonomik devrimini koruma gücü vardır. Bu devrimin sürmesi halinde Türkiye büyük sorunlarla karşılaşmayacaktır. Aksi durumda Türkiye milyonlarca insanı etkileyecek saatli bir bombaya dönüşecektir. Bu saatli bomba tüm bölgeyi ve coğrafyayı etkileyecektir.
Hali hazırdaki şartlarda kazançlı çıkan Türkiye’nin bölünme ve zayıflık içine girmesini temenni eden IŞİD örgütüdür. İşte o vakit çölde ikamet eden bu örgüt bölgeye hükmedecek büyük bölgesel güç olacaktır.
Bölgeyi bu örgüt idare edecektir. Lübnan’dan Bağdat ve Mekke’ye kadar bir imparatorluk inşa edecektir. Askeri yönetim döneminde Bosna, Afganistan ve Çeçenistan’da savaşa Türk gençler merkezi hükümetin rolünün gerilemesi halinde IŞİD örgütünün en büyük destekçisi olacaktır.
Son olarak Türkiye’deki İslamcılara diyorum ki; kendi ümmetinize ihanet etmeniz sonrası Amerikan nasihatlerinden istifade edin. Bu İslamcılar Mısır’da devrimin katledilmesine katkıda bulunan Selefi Nur Partisinin deneyimini tekrarladılar. Nihayetinde bu parti askerin postalı altında şimdi.
(Londra merkezli El Kuds El Arabi gazetesi, 9 Haziran 2015)