Sebep neden faiz değil de pantolon?
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Yeni Akit yazarı Ali Karahasanoğlu, son günlerde Türkiye gündemine oturan ‘oğluna pantolon alamadığı için intihar eden baba’ vakasını konu aldığı bugünkü köşesinde olayın bilinçli bir şekilde malum medya tarafından dramatize edilmeye çalışıldığını ve bunun üzerinden siyasi iktidarın hedef alındığını yazdı.
Kocaeli’nde bir babanın, liseye giden çocuğuna okulun istediği pantolonu olmadığı için intihar ettiği haberleri Türkiye gündemine oturmuştu.
Yeni Akit yazarı Ali Karahasanoğlu, bugünkü yazısında evinin banyosunda kendini asarak intihar eden baba ile ilgili medyada çıkan haberleri konu aldı.
Olayın malum çevreler tarafından bilinçli bir şekilde dramatize edildiğini belirten Karahasanoğlu, intihar eden vatandaşın bankadan kredi çekip, ödeyemediğini aynı zamanda çocuğuyla üzerinde Fenerbahçe’nin resmi ürünlerinin bulunduğu fotoğrafı hatırlatarak suçun bankadan, faizden ve futbol sektöründen alınarak okul üzerinden siyasi iktidara yöneltilmesine tepki gösterdi.
İŞTE KARAHASANOĞLU’NUN O YAZISI;
"Gazetecilerin yatacak yeri yok..
Buna inanır, bunu söylerim..
Eliniz vicdanınızda değilse..
Dünyada rahat edemezsiniz, ahirette hiç rahat edemezsiniz..
Gazeteci dediğiniz, bir gerçeği alır, tam ters görüntüde okuyucuya gösterebilir..
Televizyonda haberini yapıyorsa..
Size aktarılacak konuyu, tam ters yönde gösterebilir..
Kamuoyunu gerçek sorunlar yerine, üretilen suni sorunlara yönlendirebilir, hayali hedeflere düşmanlık oluşturabilir..
Somut örneği, oğluna pantolon alamadığı için intihar ettiği söylenen baba..
Kimin vicdanı sızlamaz, bu olay gerçekse..
Hangi babanın?
Hangi oğulun?
Hangi annenin?.
Ama bize fotoğrafı bu şekilde sunanlar..
Yani, “Oğluna pantolon alamadığı için intihar eden baba” diye önümüze bir fotoğraf koyanlar..
Fotoğrafın tamamındaki gerçekleri gizliyorlarsa..
Neresinden bakarsanız bakınız, o aile için büyük bir acı olan o babanın ölümünü dahi, kendi siyasi çıkarları için istismar etmeye kalkanlar..
Bilmiyorum ki, bunun hesabını nasıl verecekler?
Ne midir, itirazım?
Neresinden başlayayım ki?
En başta, o futbol maçındaki fotoğraftan başlamak gerekmez mi?
Affedersiniz, oğluna bir pantolon alamamanın derdine düşen bir baba, o oğlu ile birlikte (bilmiyorum maç bileti ne kadardır ama, herhalde o pantolondan iki misli fiyattadır) bir maça gider mi?
Oğlunun boynunda bir kaşkol..
Herhalde pantolon fiyatındadır.
Kendisinin boynunda bir kaşkol..
Her ne ise..
O babanın intiharını..
Ve o ailenin acısını artırmak bize düşmez..
Büyük ihtimalle, maddi sıkıntı çektiği tarihlerde çekilmiş bir fotoğraf değildir o..
Önceki bir fotoğraf veriliyor..
Ama yine de..
Şunu da hatırlatmamız gerekmez mi?
“Nedir şu, futbol hastalığı?”
Dar gelirli ailelerin bile, eve götürecekleri ekmeği kesip, top peşinde harcatmanın anlamı?..
Futbol kulüplerine, şu yönetici bu yönetici bıraktık.
En büyük holdinglerin yöneticilerini alarak, medyada daha büyük cazibeyi sağlamaya çalışmak?..
Maç biletini bir kenara bırakın..
Kaşkolu ile.. Tişörtü ile.. Eşofmanı ile.. Amblemli giysileri ile sektör haline getirilen futbol, nedir söyler misiniz?
Gazetelerin sayfalarının neredeyse yarısını bu futbola ayırmanın anlamı nedir?
Ve en sonunda soralım:
O baba intihar ettikten sonra.. Bundan bile nemalanmak istemenin anlamı nedir?
Ki, babanın tuttuğu takım olan FB’nin yönetim kurulu üyesi Metin Şen, “Konuyla yakından ilgileniyorum” açıklaması yapar?
Ne yapacaksınız ki?
Ölen adamı, geri mi getireceksiniz?
Çocuklarına iki tane bedava maç bileti verip...