"Sapık"a "yok artık" dedirten savunma! Helalleşmeniz batsın! Karamollaoğlu bu çarpıtmaya ne der?
Muhalefetin yayın organı fondaş medya T24, "Bir Aktivistin Gözünden: Dansın, müziğin, laikliğin, eşitliğin ve bunları savunan Gülşen'in savunucusuyuz" başlıklı iğrenç bir yazı yayınladı. Söz konusu çarpıtma yazı CHP'nin ve laikçi muhalefetin gerçek yüzünü gözler önüne sererken Kılıçdaroğlu'nun kefili olan Karamollaoğlu'nun bu çarpıtmaya ne diyeceği merak konusu.
yeniakit.com.tr
Laikçi muhalefetin ikiyüzlülüğü bitmek bilmiyor. Bir yandan Müslümanları aldatmak için "Helalleşme" çağrısı yapıyorlar, diğer taraftan ise alttan alta saldırıyor.
Hem imam hatiplilere 'sapık' diye hakaretler edip sövüyorlar, hem de "laikliğin, eşitliğin savunucusuyuz" diyor ve konuyu çarpıtıp şarkıcı parçası Gülşen'i savunuyorlar.
Çarpıtmaya bak! "Laikliği ve eşitliği savunuyorlarmış"
Muhalefetin yayın organı fondaş medya T24, "Bir Aktivistin Gözünden: Dansın, müziğin, laikliğin, eşitliğin ve bunları savunan Gülşen'in savunucusuyuz" başlıklı iğrenç bir yazı yayınladı.
Milyonlarca imam hatipliye hakaret eden şarkıcı Gülşen'i savunmak için sıraya giren T24, Gülşen'in yaptığı rezillikleri güzelleyerek sahip çıktı.
İğrenç yazıda şu ifadeler yer aldı:
Hepimiz biliyoruz ki Gülşen’i cezalandırmaya çalışmalarının nedeni cımbızla çekilen sözleri değil. Gülşen radikal İslam’ın erkek egemen zihniyetinin kadına, LGBTİ+ bireye dayattığı yaşam biçimine karşı koyduğu için hedef seçildi. Türkiye’nin siyasi ikliminin Sünni İslam’ın etkisi altına girdiğine tanıklık ediyoruz. Gülşen’i hedef alıp cezalandırmaya çalışanlar Türkiye’de laikliği, demokrasiyi, kadın erkek eşitliğini, ifade özgürlüğünü hedef alıyor. Bu Gülşen’in değil tüm Türkiye’nin sorunudur. Ya laik, demokratik, özgürlükçü, çoğulcu bir ülke inşa edeceğiz ya da Cumhuriyetin kuruluşundan yüz yıl sonra kayıp giden bir toplum olacağız.
Gülşen’i neden hedef alıyorlar?
Bedenini ortaya koyan giysiler seçtiği için: Gülşen konserlerinde seçtiği giysiler ile radikal İslamcıların kadın bedenini çarşaf, peçe arkasına saklamak isteyen zihniyetine karşı açıkça meydan okuyor. Bu zihniyet Gülşen’i tehlike olarak algılıyor. Gülşen gibi kadınların, kadınlara ve gençlere kötü örnek olmamaları için kamusal alanda görünür olmalarını engellemeye çalışıyor. Türkiye laik bir ülke ve henüz kimse çıkıp Gülşen’e giysisinden dolayı bir soruşturma başlatamıyor ama şeriatı savunan erkek zihniyeti Gülşen’i cezalandırmak için fırsat kolluyor.
(...)
LGBTİ+ bireylerin yaşam ve ifade özgürlüğünü açık açık desteklediği için: Gülşen aynı zamanda LGBTİ+ bireylerin cinsiyet kimliklerini özgürce yaşamaları gerektiği savunuyor.
(...)
Sünni İslamcı zihniyet, kadın erkeklerin birlikte müzik dinleyip dans edeceği etkinliklerin dine aykırı olduğunu savunarak kamuoyu baskısı yapıyor ve Cumhur İttifakı’nın valileri de bu yasakları uyguluyorlar. Gülşen müzik yaptığı, dans ettiği ve konserlerine gelenleri özgürlüğe davet ettiği için hedef alınıyor.
Gülşen Türkiye’nin Madonna’sıdır
Gülşen sahne performansları ve sıra dışı söylemleri ile Türkiye’nin Madonna’sıdır. Madonna geçenlerde 16 yaşındaki oğlunun kendi elbiselerini giydiğini ve ona çok yakıştığını söyleyerek giysilere sıkıştırılan cinselliğe meydan okudu. Madonna Amerika’da kürtaj yasağına kadar giden yolda radikal dincilerin dayattığı değerlere karşı nasıl yaşamı ve söylemleri ile karşı duruyorsa Gülşen de Türkiye’de aynı şekilde bir duruş sergiliyor. Madonna “sanatçının asıl görevi huzur kaçırmaktır” diyerek, sanatçıların sistemi sorgulama sorumluluğunu hatırlatıyor.
(...)
Kadınlar “itaat yok, isyan var” diyerek kadın sanatçılara yapılan bu saldırılara tepki veriyor.
(...)
Kendi geleceğimize kendimiz sahip çıkacağız
İşte bu nedenle Kemal Kılıçdaroğlu’nun Kadın Adayları Destekleme Derneği yöneticilerine söylediği “Kadınları örgütleyin. Kadınlar örgütlü gücüyle kendi kadın adaylarını çıkarsın, aday olmaya hak kazansınlar. Lütufla değil irade ortaya koyarak milletvekili olsunlar” söylemini politik olarak doğru bulmasam da, kadınların uygulaması gereken bir strateji olarak doğru buluyorum.
Türkiye’de laikliği, toplumsal cinsiyet eşitliğini, İstanbul Sözleşmesi’ni, Gülşen ve onun gibilerin ifade özgürlüğünü savunacak kadın politikacıları desteklemek üzere örgütleneceğiz. Kendi geleceğimize kendimiz sahip çıkacağız.
Gülşen’in, dansın, müziğin, laikliğin, eşitliğin savunucusuyuz!
CHP'nin kefili Temel Karamollaoğlu ne diyor bu çarpıtmanıza?
Öte yandan "hellalleşme" yalanıyla meydana çıkan CHP'nin kuyruğuna takılan Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu, Gülşen'in alçak ifadesine tepki gösterse de kol kola yürümeye devam ediyor.
Bu kadar kepazeliğe ve yalan vaatlere rağmen Karamollaoğlu'nun Gülşen'e sahip çıkan CHP'ye ve onun genel başkanına ne diyeceği merak konusu.