Sandıktan umudunu kesenler darbe ve yalanlara sarıldı
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Her iki seçmenden birinin oy verdiği, milletin büyük teveccühle bağrına bastığı Başkan Erdoğan ve AK Parti iktidarının her türlü krize ve saldırıya rağmen seçim anketlerinde zirvede olması azgın azınlığı kudurtuyor.
Yavuz Selim İstanbul
S algın sürecini yönetmede dünyaya örnek olan, ekonomik dalgalanmayı başarıyla yöneten Başkan Erdoğan ve AK Parti iktidarına karşı siyaseten aciz kalan Zillet İttifakı, darbe şakşakçılığına başladı. CHP’nin başlattığı, İlker Başbuğ’un tırmandırdığı, amiral bozuntularının kirli bildiriyle zirveye ulaştırdığı cunta zemini, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay’ın Başkan Erdoğan’ı Menderes’in akıbetiyle tehdidiyle rezalet seviyesini gördü. Seçimden umudunu kesenlerin darbe atmosferi oluşturduğunu vurgulayan STK temsilcileri ve hukukçular, cunta sevdalılarına sert tepki gösterdi.
Zillet cuntayı kaşıyor
CHP’nin başını çektiği darbe holiganlığı korosunun son halkasını CHP Grup Başkanvekili Engin Altay oluşturdu. Altay, “Rahmetli Menderes de bir dönem bu dinci odaklara pek yüz vermişti, taviz vermişti. Umarım Erdoğan’ın sonu Menderes’e benzemez” dedi. CHP’nin amiral bozuntularının darbe kokan Montrö Bildirisi’nin tartışıldığı süreçte gelen açıklama manidar karşılandı. CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun “Erken seçimle veya başka bir şekilde gidecekler” tehdidi de hâlâ hafızalarda. Yine emekli Orgeneral İlker Başbuğ’un, “Menderes erken seçim tarihini açıklasaydı 27 Mayıs önlenebilirdi” hezeyanı cunta atmosferinin ayak seslerini oluşturmuştu.
Kuduruyorlar
Sandıktan ümidini kesen CHP’nin başını çektiği Zillet İttifakı bileşenlerinin peş peşe darbe imaları yaparak milletin damarına bastığını söyleyen İnsan Hakları Savunucuları Derneği (İHSD) Genel Başkanı Ali Akbaş, darbe iması yapan kim olursa olsun hukuk yoluyla pişman edilmesi gerektiğini söyledi. İHSD Başkanı Akbaş, “Tayyip Erdoğan’ın hem salgın sürecini hem ekonomik dalgalanmayı başarıyla yönetmesi ve anketlerde her türlü krize ve saldırıya rağmen ilk turda yeniden kazanabilecek halde olması bunları kudurtuyor. Bu sağa sola saldıranlar kendileri de biliyor ki bir daha iktidar yüzü göremeyecekler. Darbe heveslileri duraklasın ve 15 Temmuz gecesini düşünsün. En ufak bir hareketlenmede milletten yiyecekleri silleyi düşünsünler. İnşallah yapılacak yeni anayasa ile Türkiye darbe anayasasından ve darbe sevdalılarından kurtulacaktır” ifadelerini kullandı.
Darbeciler pişman edilsin
İnsan hakları aktivisti Akbaş, “Milletin adamları anayasa yapmasın, darbecilerin yaptığı anayasa yürürlükte kalsın diye çırpınıyorlar. Sadece darbe anayasasına güveniyorlar artık. Seçimden de umudunu kestiler. 27 Nisan e-muhtırasının yıldönümüne yaklaştığımız bu günlerde hâlâ akıllanmamış, hâlâ ders almamış bir güruhu görüyoruz karşımızda. Darbe gibi aşağılık bir eylemin en ufak imasını yapanın dahi hakkında anında işlem uygulanmalıdır. Darbeye sevdalanan pişman edilmelidir. Milletin Meclisi, milletin adamlarına parmak sallayarak darbe ve idam iması yapma yeri değildir” şeklinde konuştu.
Ali Akbaş, sözlerini şöyle tamamladı: “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı her kim Menderes’in akıbetiyle tehdit etmeye kalkarsa bunun hesabı yargı önünde mutlaka sorulmalıdır. Vekilse vekil, sanatçıysa sanatçı, askerse asker. Madem egemenlik milletindir, o halde herkes milletin seçtiği iktidara karşı ayarını bilecek.”
Zihniyetin dışavurumu
Akit’e konuşan Avukat Said Nursi Omaç, savcıları göreve davet etti. Başkan Erdoğan’a yönelik ‘Sonu Menderes gibi olur’ şeklindeki tehditlerin son halkasını oluşturan Engin Altay’ın sözlerine tepki gösteren Hukukçu Omaç, “Milletimiz merhum Adnan Menderes’i ülkemize ve dinimize olan hizmetleri ile sevdi. Ezan-ı Muhammedi’yi aslına çevirmesi noktasında kendisini bağrına bastı. Bu sevgiyi oylarıyla gösterip tekraren kendisini iktidara getirdi. Engin Altay’ın son yaptığı konuşma milletimizin kararlarını hazmedemeyen, millet ve din düşmanı olan darbeci CHP zihniyetinin dışavurumudur” dedi.
Av. Omaç, “Bu zihniyet, Adnan Menderes’i idam ettirdiği gibi şimdi de Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a karşı darbe tehdidinde bulunuyor. 19 yıldır ülkemize, milletimize, dinimize hizmet eden ve sadece Türkiye’de değil bütün İslam coğrafyasında ve dünyadaki bütün mazlumlar nezdinde hak savunucusu olan, milletimizin teveccühüyle girdiği bütün seçimlerde galip olan Erdoğan’a karşı darbecilerin teşvik edilmesidir” sözlerini sarf etti.
Vesayete teşvik
Engin Altay ve diğer CHP’lilerin beyanlarının darbecileri övdüğün ifade eden Omaç, şunları kaydetti: “Bu dil zehirli bir dildir. Darbe ve darbecilerden övgü ile bahsedip onların girişimini meşru gösterip anayasal düzeni ihlal olan darbe yapmaya cesaretlendirmek hem TCK 214. madde kapsamında ‘Suç işlemeye tahrik’ hem de TCK kapsamında 215. maddedeki ‘Suçu ve suçluyu övmek’ suçu kapsamında değerlendirilebilir. Son olayda Engin Altay’ın yukarıda belirtilen suçları basın yoluyla işlemiş olması cezanın artırım sebebi olarak karşımıza çıkmaktadır. Savcılarımızı göreve çağırıyoruz.”
