Sahte unvanla şişirilen Emrah Altındiş’ten 180 derecelik ‘u’ dönüşü
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Kendini “Asistan Prof.” diye olmayan bir unvan üzerinden pazarlayarak algı oluşturmaya çalışan Emrah Altındiş, ABD ve Avrupa’daki sağlık sisteminin çöküşünü anlattı ve Türkiye’deki hastanelerin öneminden bahsetti. Altındiş, geçtiğimiz haftalarda Türkiye’nin İtalya’dan daha kötü olduğunu iddia etmiş ve sağlık sistemini karalamaya çalışmıştı.
yeniakit.com.tr Türkiye'de "Doçent Öğretim Üyesi" karşılığına gelen “Asistan Prof.” unvanını ısrarla kullanarak kendisini pazarlamaya çalışan Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi Doktor Öğretim Üyesi Emrah Altındiş, Cumhuriyet paçavrasına verdiği röportajda, ABD ve Avrupa sağlık sistemlerinin çöküş sebebini anlattı. Geçtiğimiz haftalarda yine Cumhuriyet’e konuşan Altındiş, Türkiye’deki sağlık sistemini kötülemiş ve koronavirüs salgınında Türkiye’nin İtalya’dan daha kötü bir durumda olduğunu iddia etmişti. Akademik unvanları bilmeyen kesime yönelik algı oluşturularak pazarlanmaya çalışılan Altındiş’in 180 derecelik ‘u dönüşü’ yaparak Türkiye’deki hastanelerin hakkını da teslim etmesi dikkatlerden kaçmadı.
Paralı sağlık sistemlerinin ABD ve Avrupa’da yıkım getirdiğini ifade eden Doçent Öğretim Üyesi Emrah Altındiş, “ABD’de var olan bu model IMF ve Dünya Bankası’nın da bu politikaları dayatması ile tüm dünyada yayıldı ve hem özel hastaneler, hem de özel sigorta uygulamaları arttı.” dedi.
Bugün ABD’de koronavirüs pandemisindeki başarısızlığının da bu tercihin bir sonucu olduğunu anlatan Altındiş, ayrıca hem ABD hem dünyada ilaç şirketlerinin de sağlık politikalarının belirlenmesinde çok büyük bir etkisinin olduğunu anlattı.
ABD’de yapısal sorunların da olduğunu söyleyen Altındiş, şöyle devam etti:
“ABD’de sigortanız olması için ya bir işte çalışıyor olmanız gerekiyor ya da ayda 300 dolar ile bin dolar arasında bir sigorta paketi satın alıp her ay ödemeniz gerekiyor. ABD dünyada sağlığa en çok para harcayan ülke olmasına rağmen, hizmetler yetersiz ve yılda 68 bin kişi sağlık sistemine erişemediği ya da pahalılığından ötürü gitmediği için tedavi alabilse kurtarılabilecekken hayatını kaybediyor. Bununla birlikte her yıl on binlerce kanser ya da benzer ağır tedavi gören hastaların aileleri iflas ediyorlar. Fakat şunu da belirtmeli, Trump bu süreçte berbat bir yönetim sergiledi ve bilim insanlarının uyarısına karşın salgını başta hiç önemsemedi. Dahası şubat ve martın ilk haftalarında ‘Hiçbir bir vaka yok biz halledeceğiz’ dedi, ne bir fon sağladı, ne ciddi yaklaşım sergiledi. En sonunda ABD Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Direktörü Dr. Anthony Fauci, Trump’ın önüne rakamlar koydu. ‘Önlem alırsak 200 bin ABD’liyi; önlem anlamzak 2.2 milyon ABD’liyi önümüzdeki 1-2 yılda kaybedeceğiz’ dedi. ABD’de Türkiye tersine federal bir yapı olduğu için o esnada zetan pek çok eyalet Trump’ı beklemeden karantina ilan etti ama genel bir yönetim boşluğu olduğu için iş işten geçmişti. Testi negatif çıkan Covid-19 hastalarını içermeyen resmi verilere göre dünyada en çok 7. vakaya sahip Türkiye’de salgının en ağır sürdüğü ülkeler arasında. Dolayısıyla Türkiye özelinde sağlık çalışanları fedakar mücadeleleri ile bir başarı sağladılar ancak siyasi iktidar baştan kontrol edebileceği bir salgının 7 haftada bir vakadan 120 bin vakaya çıkmasına yol açarak sınıfta kaldı. Tekrar dünyaya dönecek olursak şuan yaşadığımız ölümler bizim dünyada kurduğumuz sağlık sistemleri ile doğrudan alakalı.”
Türkiye'deki üniversite hastanelerini öven Altındiş, "Düşük bütçelere ve finansal sorunlara karşın bugün pandemi mücadelesinin lokomatifi durumda üniversite hastaneleri" dedi.
Türkiye’yi karalamıştı
Altındiş geçtiğimiz haftalarda yine Cumhuriyet paçavrasına konuşmuş ve Türkiye’nin İtalya’dan beter olduğunu söylemişti. Altındiş, “25 Mart’ta 109 kişi, 28 Mart’ta 108, 31 Mart’ta 114, 3 Nisan’da 425 ölüyor. Vakalara baktığınızda ise 27 Mart’ta 6 bin, 31 Mart’ta 13 bin, 4 Nisan’da 24 bin olmuş. Ölüm sayısı her 3 günde bir iki katına, vaka sayısı da her 4 günde bir iki katına çıkıyor, bizim kısıtlı testlerimize rağmen. Dünya ile karşılaştırdığımızda bizdeki vaka yükselişi, birinci vakadan sonraki vaka yükselişini karşılaştırdığımızda İtalya’dan çok daha sert. Türkiye’deki yükseliş kaygı verici” demişti.
Emrah Altındiş, “Ben ilk başta İtalya gibi olabileceğini tahmin ediyordum. Öyle olmadı, daha kötü oldu.” ifadesini kullanarak açık açık Türkiye’yi kötülemiş ve felaket tellallığı yapmıştı.
Yaşanan süreç Altındiş’in öngörü becerisi olmadığını, bilimsel gerçeklerin dışına çıkıp siyasi propaganda amacıyla hükümetin kriz yönetimini içi boş bir şekilde eleştirdiğini gösterdi.