Sahte taşla kanser olmayın!

Sağlığa iyi geldiği düşüncesiyle kullanılan süs taşlarının kanserojen etki yapabileceği belirtiliyor.

20 Kasım 2018 Salı 19:21
Sahte taşla kanser olmayın!


Canlı renkleri ve benzersiz desenleriyle takı sektöründe kullanımı günden güne artan süs taşları, şifa arayan, nazardan, kötülüklerden korunmaya, evine bereket getirmeye çalışan çok sayıda insanı etkiliyor. Ancak uzmanlar, bu taşların bilinçsiz kullanımının fayda yerine sağlığa zarar da verebileceğine dikkati çekiyor.

"Hiçbir taşın bir tedavi değeri olmaz. Süs taşlarının insan üzerinde sadece psikoterapik bir etkisi olabilir. Bugüne kadar 'ben ilaç kullanmadım, üzerimde süs taşını bulundurdum, iyileştim' diyen olmadı" demekteler.

Akik susuzluğu giderir

Buna karşılık meselâ akik taşı, serinletici özelliği sebebiyle çöllerde yaşayanlar tarafından kullanılıyor. Peygamber Efendimiz (sav)'in de akik taşından bir yüzüğü vardı. Çöl bölgesinde insanlar susuzluk çektiğinde bu taşı ağızlarına alırdı. Tükürük bezlerini uyaran akik, susuzluk hissini geçici olarak giderir. Akik taşından yüzük takma geleneğinin arkasında bu ihtiyaç yatmaktadır. Fakaat

RENKLENDİRİLMİŞ AMETİSTE DİKKAT

Sıklıkla kullanılan bir süs taşı olan ametistin ise çeşitli faydalarının olduğu bilinmesine rağmen yanlış kullanım yüzünden zarar veriyor.

Vücudumuz belli dönemlerde adrenaline benzeyen bir enzim salgılar. Bu enzim, beyinden kaslara emir komutlarını ileten elektrik dağılımını bozar. Halsizlik, huysuzluk ve olumsuzluk durumu hissedilir. Bu durumda eğer doğal bir ametist kristalini vücuda kısa bir süre değdirirseniz salgılanan enzimi durdurur. Tarih boyunca bu şekilde bir kullanımı vardır. Ülkemizde de ametist kristali, Balıkesir'in Dursunbey ilçesinde çıkarılır. Ancak Brezilya-Uruguay sınırındaki madenlerden çıkarılan taşlar ithal ediliyor. Bu taşlardan bazıları laboratuvar ortamında renklendiriliyor. Bu taşa albenisinin artırılması için laboratuvarda gama radyasyonu verilir. Bu insan için çok tehlikelidir. Bu ametisleri uzun süre elimizde tutmak içindeki gama radyasyonunun insana geçmesine sebep olabilir. İthal kristallere göre daha küçük ve açık renkli olan yerli taşlarda böyle bir risk yoktur.

Mor renkli bir kristal zaten gama yönünden doymuş demektir ve bu ışını emmek yerine yayabilir. Bu taşı yakınınızda uzun süre tutmak zararlıdır. Yine yatak kumaşına yapılan uygulamalarda da ametistin toz olarak kullanılmaması gerekir. Çünkü toz parçaları akciğere yapışarak silikozis hastalığına sebep olabilir.

Taşınız sahte olabilir mi?

Türkiye’nin ilk yerli Gemoloji Laboratuvarı’nda değerli taşların gerçek ya da sahte olduğu 15 dolara öğrenilebiliyor.

Bir tüketicinin kuyumcudan bir ürün satın aldığında “Bunlar gerçek mi, değil mi? Size pırlanta deyip sentetik bir taşı mı sattılar? Türkiye’de şu anda piyasada çok sentetik taş dolaşıyor. Bazen bunu kuyumcu da bilemiyor. Laboratuvar bunları tespit edebilmek için kurulmuş. Kuyumcu aldığı ürünleri götürüp tespitlerini yaptırıyor. Taşların sentetik ya da bahsedilen renkte olup olmadığına bakılıyor...

3. havalimanı inşaatından bir işçi ‘siyah pırlanta buldum’ diye geldi ama pırlanta değildi. Eşine pırlanta diye aldığı tek taşın sentetik olduğunu öğrenenler de oldu.

Yani siz siz olun dünyanın parasını verdiğiniz değerli taşı bir de uzmanlarına gösterip gerçeği öğrenin.

Haftanın Özeti

www.yeniakit.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü sair içeriklerle ilgili telif hakları Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Limited Şirketi’ne aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin iktibas olunamaz; hiçbir surette kopyalanamaz, yeniden yayıma konulamaz.
Haber Tarihi: 20 Kasım 2018 Salı 19:21

YORUM YAZ

    Günün Özeti

    Günün Karikatürü

    22 Ocak 2019