Yasa dışı bahis soruşturması kapsamında hakim karşısına çıkan Sadettin Saran savunmasını yaptı. Mahkeme, duruşmanın, eksikliklerin giderilmesi için ertelenmesine karar verdi. Bu arada Saran’ın vareste tutulmasına da hükmedildi.
Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran, ‘yasadışı bahse teşvik etmek’ suçundan hakim karşısına çıktı.
Hakim ara kararında dosyanın bilirkişiye gönderilerek yayıncı kuruluşun aldığı görüntünün ham olup olmadığı ve müdahale edilmesinin mümkün olup olmadığının, farklı feed kullanma şanslarının olup olmadığının sorulmasına karar verdi.
Duruşma, Saran’ın vareste tutulmasına da hükmedilerek eksikliklerin giderilmesi için ertelendi.
Hakim karşısına çıktı
Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran hakkında sahibi olduğu medya grubu aracılığıyla yapılan maç yayınında yasadışı bahis reklamı yapıldığı iddiasına ilişkin iddianame hazırlanmıştı. Hakkında 3 yıla kadar hapis cezası talep edilen Saran hakim karşısına çıktı.
İstanbul 23.Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada tutuksuz sanıklar Alan Kenan Saran, Azade Zeynep Haksal, Emre Eren ve Steven Sadettin Saran hazır bulundu. Duruşmaya taraf avukatları da katıldı.
Duruşmada kimlik tespiti yapılan Sadettin Saran, iş insanı olduğunu ve aylık gelirinin 5 milyon lira olduğunu söyledi. Savunma yapan Saran, "Net söylemek istiyorum ki yaptığımız işlerden bir tanesi, esas işimiz spor yayıncılığıdır. Sadece Türkiye'de değil, yurt dışından da spor müsabakaları ağırlıklı yayınlar yapıyoruz. Bizim bu şekilde yasadışı bahsi özendirmek gibi bir faaliyetimiz yoktur. Dışarıdan sinyale dokunma şansımız yoktur, yayını aldığımız gibi getirip koyuyoruz. Sizin bahsettiğiniz reklamlar ya saha içidir ya da oradan geliyordur yani yurt dışından getiriliyordur. Bizim buna, yayının içerisindeki reklamlara müdahale olmamız imkansız" dedi.
Hakim tarafından söz konusu yayınlarda blurlama, sansürleme işleminin yapılıp yapılamayacağı sorulan Saran, "Bu, kaliteyi son derece bozan bir şey. Yapılabilir bir şey değildir, yapalım dediğiniz an maç yayınlanamaz, izlenemez hale gelir. Mesela Arda Güler hareket halindeyken olursa kale de blurlanır" şeklinde konuştu.
Saran, hakimin, "Söz konusu tarihlerde gerçekleşen müsabakalarda bu kadar süre içerisinde bu reklamları engellemek için bir girişiminiz veya çalışmanız oldu mu" şeklindeki sorusuna, "Bu işi Türkiye'de tek biz yapmıyoruz ama en büyük biziz. Biz zaten hakkımızda soruşturma açılmadan önce girişimde bulunduk, yayıncıları temiz sinyal olacak şekilde yayın vermeleri açısından kendilerini uyardık, 'senelerdir bu iş böyledir, nasılsa herkes böyle yayınlıyor, biz de devam edelim' demedik. Arkadaşlara Türkiye'deki hassasiyetler aktarıldı. Mesela İspanya, İtalya ligini yayınlamamaya başladık. Müşteriler de 'o kadar para verdik neden yayınlanmıyor' diye abonelikleri iptal etti. Hatta ben ve kardeşim Kenan, UEFA'nın başkanıyla buluşup bu konuyu görüştük. Cumhurbaşkanımıza da kaygılarımız anlatıldı. Her girişimi yaptık. Ben devlet memuru çocuğuyum. 30 sene önce bu şirketi kurdum ve itibarımıza önem verdim. Bizim böyle bir şeyde olmamız hayatın olağan akışına aykırıdır. Biz reklam üreten ya da yerleştiren taraf değiliz, o nedenle ben ve arkadaşlarımın beraatini talep ediyorum" cevabını verdi.
Sanık Alan Kenan Saran savunmasında, son yayıncı olarak canlı yayına müdahale etme haklarının olmadığını, kimseye 'şu içeriği özellikle yayınlayın' gibi bir talimatının olmadığını, reklam ekleyen veya gelir elde edenlerin kendileri olmadığını söyleyerek mahkemeden beraatini istedi. Diğer sanıklar da mahkemeden beraatlerini talep etti. Duruşma, avukat savunmaları ile devam ediyor.

