Saran, hakimin, "Söz konusu tarihlerde gerçekleşen müsabakalarda bu kadar süre içerisinde bu reklamları engellemek için bir girişiminiz veya çalışmanız oldu mu" şeklindeki sorusuna, "Bu işi Türkiye'de tek biz yapmıyoruz ama en büyük biziz. Biz zaten hakkımızda soruşturma açılmadan önce girişimde bulunduk, yayıncıları temiz sinyal olacak şekilde yayın vermeleri açısından kendilerini uyardık, 'senelerdir bu iş böyledir, nasılsa herkes böyle yayınlıyor, biz de devam edelim' demedik. Arkadaşlara Türkiye'deki hassasiyetler aktarıldı. Mesela İspanya, İtalya ligini yayınlamamaya başladık. Müşteriler de 'o kadar para verdik neden yayınlanmıyor' diye abonelikleri iptal etti. Hatta ben ve kardeşim Kenan, UEFA'nın başkanıyla buluşup bu konuyu görüştük. Cumhurbaşkanımıza da kaygılarımız anlatıldı. Her girişimi yaptık. Ben devlet memuru çocuğuyum. 30 sene önce bu şirketi kurdum ve itibarımıza önem verdim. Bizim böyle bir şeyde olmamız hayatın olağan akışına aykırıdır. Biz reklam üreten ya da yerleştiren taraf değiliz, o nedenle ben ve arkadaşlarımın beraatini talep ediyorum" cevabını verdi. Sanık Alan Kenan Saran savunmasında, son yayıncı olarak canlı yayına müdahale etme haklarının olmadığını, kimseye 'şu içeriği özellikle yayınlayın' gibi bir talimatının olmadığını, reklam ekleyen veya gelir elde edenlerin kendileri olmadığını söyleyerek mahkemeden beraatini istedi. Diğer sanıklar da mahkemeden beraatlerini talep etti. Duruşma, avukat savunmaları ile devam ediyor.