• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Riya gösteriş şart

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:
Riya gösteriş şart

Onkoloji Doktoru Mehmet Arslan 'Riya gösteriş şart' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

İşte Onkoloji Doktoru Mehmet Arslan'ın kaleme aldığı o yazı;

Riya farzdır, şarttır. Evet, böyle bir başlık attığım zaman gözler fal taşı gibi.

Biz şu ana kadar ne biliyorduk? Riya gösteriş haramdır, öyle mi? Evet. Fakat ne, ne zaman? Bu önemli. Medine döneminde, İslam'ın hükümdar olduğu dönemde, her tarafa hakim olduğu dönemde insanlar görsün de o benim gösteriş icabı yaptığım amelim üzerinden oradan menfaat edinelim, insanlar bana lütfetsin diye yapılırsa bu şirke kadar varan harami bir boyuttur. Evet, doğru.

Bu haliyle riya gösteriş haramdır. Hatta şirke varabilir. İşte bakın, bazı münafıklar da kalben iman etmediği halde Müslümanmış gibi amel işleyerek öyle bir aldatma yapabilir, gösteriş yapabilir. Casusluk yapabilir. İşte bu da şirki bir haramdır. Bunlar haramdır.


 

Fakat biz ezberci bir mantıkla yürüdüğümüz için birçok şey, ya bu ne zaman denmedi, kime denmedi, niye denmedi, nasıl denmedi, illeti nedir? Şu andaki birçok alim dediğimiz insanlar da bunun, bu fıkhın farkında değil. Dediği doğru ama ya dünün doğrusu ya yarının doğrusu. Bize ne lazım? Bize bugünün doğrusu lazım.
Mesela hicretr bakalım hicrete. Kur'an'da ilk örnek gösterilen Nebi Yunus Nebi. Ne diye? Zamansız hicret etti diye. O adeta balıkla arkadaşlık eden, yani zayıf hafıza gibi değerlendiriliyor ve balık karnını alıyor ve atıyor onu. Peki niye? Hicret etti ama zamansız yeri gelmeden, o dönemde hicret haram. Bakın ama hicretin şartları oluştuğu zaman hicret etmeyenler için Allah-u Teala, melekler onların canlarını alırken sırtlarına vura bu hale neye düştünüz? buyurur. Allah'a, meleklerine efendim yok biz darlandık, bize baskı yaptılar. Ne dedi melekler? Allah'ın arzı geniş değil miydi? Hicret etseydiniz ya.

Bakın erken hicreti daha ilk kıssa Nebilere bile erken hicreti yasak ediyor ama şartlar olgunlaşmışken hicret etmeyeni de neredeyse cehenneme atıyor. Taban tabana zıt ama doğru. Sen bunu idrak edemezsen birileri de, ya Kur'an'da tenaküs var, der, hadi oradan. Sen, Allah'ın verdiği aklı kullanmıyorsun. Orada bir yücelik var ve sen cücesin. Onu anlamazsın, de ki ya ben anlamıyor olabilirim bunu.


 

Kur'an'da böyle haşa, tenaküs aramaya kalkanlar, yani ükelalar, küstahlar, o bir tarafa. Ama bizim ilmiye tayfamız da artık bunu anlasın yani, ümmetin önündeler yani. Anlamadıkları için ümmete çözüm üretemiyorlar. Hatta fırkalaşma oluyor. Biri dünün fıkhını, öbürü yarının fıkhını, ikisi de işe yaramıyor ve aralarında bir muhalefet. Hatta fırkalaşma.

Doğrusu nedir? Kur'an 23 senede ama ona bakarsak Adem'den Hatemi Nebi'ye kadar binlerce yılda oluştu. Sen hangi yıldasın, hangi merhaledesin? Bu önemli. İşte bakın şu anda en basit haliyle, İslam'ın devletleştiği bir toplumda, İslam'ın kamu düzeni olduğu bir toplumda, sırf birilerinden menfaat elde ederim diye gösteriş, riya, bir ameli açık açık aleni, cehri yapmak en basit haliyle ameli ziyan eder. İleri haliyle şirke bile varabilir.


 

Peki bir ayet Mekki bir ayetse. Allah açığı da bilir, hafiyi de. Ala 7

Niye? Çünkü birileri açık açık meydana çıkıyor Muhammed Nebi Aleyhisselam. Daha ilk günlerden Kabe meydana çıkmıyor mu. (4:43) Allah sizi hakka davet etti. Allah benimle konuşuyor ve Allah'ın ayetleri bunlar bunlar. Allah adına okuyun. Başkalarının adına okumayın. Allah'ın ilkelerini okuyun. Başkalarının ilkelerini okumayın. Allah'a itaat edin. Başkalarına itaat etmeyin. Rabbani olun. Tuğyani olmayın. Bak ilk surede. İnsan tağiileşir. Birileri de o tağiyilere itaat eder. Tuğyani bir sistem kurulur. Şu anda tuğyani sistemler dünyaya hakim. Şeytani sistemler dünyaya hakim. İnsanlar da onların köleleri. Daha ilk surede Allah Teala bunu beyan ediyor.

O dönem bazıları bunu yapamıyor. Bir kısmı da yapamıyor. Neye düşüyorlar? Ya biz aleni olarak yapamıyoruz. Acaba amelimizde bir sıkıntı mı var? Amelimiz ziyan mi olacak? Biz yapamıyoruz. Hatta zayıf düşenleri Allah Teala Habeşistan'a hicret ettiriyor bakın. Zayıf olanları. Diğerlerine müsaade edilmiyor. Bir kısım tayfaya denir ki hicretin bile bir zamanın zemini var. Zayıf olanlar, ezilenler, köleler. Onlara Habeşistan hicretinin kapıları aralanıyor.

Ama diğerlerine dur denir. Ta ki biraz daha direniyorlar. Onlara bir zaman sonra da Medine'nin yolları açılıyor. Bu defa da Medine'ye gitmeyenlere onlar aşağılanıyor. Niye? Yani Allah'ın arzında Allah'a ibadet edebileceği bir Medine doğmuşken Mekke'de o müşriklerin kölesi olmanın bir manası var mı? Yok. Böyle bir durum.


 

İşte orada aleni olarak ibadet yapamayanlar hayıflanıyorlar. Acaba biz, imanımız mı zayıf? İslamımız mı zayıf? Allah Teala ne buyurur? Cehri zaten bilir de. O hafiyi de bilir, gizliyi de bilir. Siz gizli gizli yapıyorsunuz. Aleni edemiyorsunuz. (6:49) Ama o amelleriniz boşa gitmiyor.

Halbuki başka Medeni ayet-i kerimelerde ise iş tam tersine olabiliyor. Peki şu anda biz hangi zaman dilimindeyiz? İslami bir Medine'de mi yaşıyoruz? İslami bir medeniyette, İslam'ın hükümran olduğu bir devlette, İslam'ın hükümran olduğu bir beldede mi?.. Ha, bir miras vardır, kalıntılar vardır, bir miktar birikim vardır, yok sayamayız. Ama kayıtsız şartsız hakimiyet Allah'ındır. Anayasa Kur'an'dır. Yasama Allah'ın yetkisidir. Hükümet etme sistemi ilahi hükümet etme sistemidir. Yargı, İslami ilahi yargıdır mı? Değilse, burada bir mücadele var. İnsanlar burada canını vermiş yani. Bilmem ne için. Basit şeyler için bile canlarını vermiş. Kelleleri gitmiş yani.

Şu tersine şerr devrime, Hakkın devrilmesine itiraz ederler bile, veya kılık kıyafette, kadınların açılıp erkeklerin şapkayla örtülmesi olayına bile itiraz edenler, frenk mukallitliği diye itşraz edenler idam edilmiş. Böyle bir toplumda herkesten aynı şeyi beklemeyebilirsin.

Ama bakın şu var, daha ilk günden itibaren gücü yetenler meydanlarda. Mahrem, teşkili konular değilse bile, Hakka Allah'a davet için ilk değilse ble ikinci gün meydanlardalar.


 

Muhammed Nebi Aleyhisselam Kabe meydanda. Daha bakın 5. Müslim diyebildiğimiz Ebu Zer onu Kabe meydanda buluyor ve orada iman ediyorlar. İşte Hamza aleyhi rıda hatırlayın. Ömer aleyhi rıda, o Mekke Kabe meydanda duyduklarına, daha sonra onlara tepki olarak öldürmeye giderken kız kardeşinin evinden cüz tamamlanıyor. Öncesi var. Ondan sonra öldürmeye giden yaşatmaya gidiyor.

Böyle bir süreç. İşte orada bu aleni, açık, cehri çalışmanın önemi büyük. Yoksa diğer türlü açık yapmazsan ketmetmiş olursun. Hatem-i Nebi bunu yapmazsa Allah'ın Risaletini yapmamış olur. Gizlemiş olur. Birçok din adamının şu anda hepsini değilse bile çoğunu veya mühim olanlarını gizledikleri gibi.

Açık etmemek haramdır, bak tam tersine. Açık etmeyip gizlemek haramdır. Açık et, ketmetme, neşret, zikrin olsun, amelin olsun.

Senin ibadetin olsun. Evet, neşret, amelin olsun. Bunlar salih amel. O zaman daha beş vakit sala, sıyam, haç, zekat yoktu ama ne vardı? Allah Resulü meydanlarda Hakk'ı haykırıyordu, imanı haykırıyordu, imana İslam'a davet ediyordu, ashabta onun peşinden gidiyordu. Öyleyse şu anda neşretmek çok mühim.
Alenen, cehri meydanlarda faaliyet şart, farz. Bu tür riya ve gösteri, gösteriş çok elzem. Beş vakit sala bile onun ictiması. Bu meyanda, cehri, cihadi işlerin yoğun olduğu dönemler de oruç bile emredilmemiş. Haccda Safa Merve arası 'hervele' yi unutmayalım.

Hülasa meydan eylemlerini hafife almayalım. Bu dönemlerde riya, gösteri, gösteriş şart. İmandan ameller. İnsani ameller.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23