• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Rehavete kapılmayacağız

Yeniakit Publisher
2015-12-07 08:04:00 - 2015-12-07 10:20:31
Rehavete kapılmayacağız

Akit’e özel açıklamalarda bulunan Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, “Yeni anayasa çalışmaları son derece önemli. Eğitim ve Kültür alanında dünden gelen medeniyet değerlerimizi bugünle buluşturacak çalışmalar önemli. Gençliğe daha fazla eğilmeliyiz. Kaybedecek vaktimiz yok” dedi.

Ankara Temsilcimiz Serdar Arseven ve İç Anadolu Bölge Koordinatörümüz Şakir Kurter’i makamında kabul eden Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, başta “Yeni Anayasa” olmak üzere birtakım “reformların” fazla vakit geçirilmeden gerçekleştirilmesinin önemine dikkat çekti:

-Sayın Bakan, son seçimlerden yüzde 49.5 oy çıktı, 7 Haziran seçimlerinin yol açtığı siyasi kriz aşıldı, Türkiye’nin önünde 4 yıllık istikrarlı bir süreç var diye düşünülürken, birden ortalık yine karıştı… Rusya ile kriz, PKK terörü vesaire… 

-Çok önemli bir seçim yaşadık. Bu seçimden çıkan net sonuç son derece önemlidir. Aksi olsaydı, yaşadığımız hadiselerin etkisi çok farklı olurdu. Çok şükür Türkiye siyasi istikrara sahip. Karşısına hangi problem çıkarsa çıksın, bunlara tutarlı ve hızlı bir şekilde cevap verebilme kapasitesine sahip. Bu olmasaydı, yaşadığımız hadiselerin çok daha farklı siyasi, ekonomik sonuçları olabilirdi. Yeni Türkiye’ye net bir şekilde destek veren halkımıza minnettarız. Siyasi belirsizlikler ortadan kalkmış oldu. Bir taraftan da Meclis’te çok büyük bir temsil oranı oluştu. Yüzde 97.5 Meclis’te temsil ediliyor. Hem temsil oranı çok yüksek hem de istikrar sağlam. Gündelik olaylar meydana gelebilir. Bunları karşılayabilecek, bunlara gerekli tepkileri verebilecek, hızlı hareket edebilecek bir hükümetimiz var. Biz bunları yönetiriz, bir şekilde bunları idare ederiz. Ama asıl önemli olan Türkiye’nin orta ve uzun vadeli dönüşümünü gerçekleştirmek. Bu hadiseler bu konjonktürel durumlar, bizi hedeflerimizden uzaklaştırmamalı. Biz ısrarla uzun vadeli gündemimize dönebilmeliyiz. 

ZAMAN HIZLA GELİP GEÇİYOR

- Türkiye, Rus uçağını uyarılara rağmen sınırımızı ısrarla ihlal ettiği için düşürdü. Şu anda koalisyon hükümeti olsaydı yine düşürülecekti çünkü milli politika değişmeyecekti. Öyle bir durumda yakalanmış olsaydık nasıl bir durumla karşı karşıya olurduk?

-Çok farklı sesler çıkacaktı belki. Politika belirlemede sıkıntılar yaşanacaktı. Koalisyon içerisinde belki birtakım tartışmalar doğabilecekti. Bunların hepsini söylemek mümkün değil ama bugüne göre çok sıkıntılı olurdu. Türkiye büyük bir badireyi atlatmış oldu. Küresel kriz için de aynısını söyleyebiliriz. Küresel krize Türkiye istikrarsız bir yapıyla yakanmış olsaydı ve bu devam etseydi bugün bu ekonomik performansı gösteremezdik. Çok daha ağır bedeller ödemek zorunda kalırdık. Çok şükür bu günümüze. İstikrar, kıymetini çok iyi bilmemiz gereken bir varlığımız. Birçok ülkede bu yok. Bizim şu an için yakaladığımız istikrarlı bir yapı var ve bunu en iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Rehavete düşmemeliyiz, zaman hızla gelip geçiyor, 4 yıl hızla gelip geçer. Hemen işe başlayıp değişimi, dönüşümü reformları hızla hayata geçirmek zorundayız. 

SORUMLULUĞUMUZ ARTTI

- 4 yıl için bir güvence yok, yapılması gereken çok şey var… 

-4 yıl olsa bile bu 4 yıl hızla gelip geçer. Yani biz rehavete kapılmamalıyız. Aksine, bu seçimler bizim sorumluluğumuzu artırmış durumda. Halkımız bize öyle bir destek sundu ki, bu gerçekten omuzlarımızdaki sorumluluğumuzu artırmış durumda ve bunun karşılığını vermeliyiz.  

- Acil gördüğünüz alanlar neler?

-Bir defa ekonomi alanında atılması gereken adımlar var. Yatırım ortamını iyileştirme, yatırımları tekrar daha fazla canlandırma, büyümeyi hızlandırma, istihdam imkânlarını genişletme gibi başlıklar halkımızın en temel beklentileri arasında. İstikrarla birlikte piyasalara bir güven gelmiş durumda. İşte bunu yatırım ortamını iyileştirici reformlarla desteklediğimiz zaman çok daha farklı bir büyümeyi ve istihdamı getirecektir inşallah. Bizim buna yoğunlaşmamız gerekiyor. Tabii bunun yanı sıra demokrasi konusunda başladığımız değişim ve dönüşüme de devam etmeliyiz. Yeni anayasa çalışmaları çerçevesinde; yargı reformu başta olmak üzere, temel hak ve özgürlükler alanında yapılması gerekenler, bütün bunlar Türkiye’nin gündeminde olmalı. Biz son 13 yılda şunu da öğrendik; demokratik gelişme ile ekonomik kalkınma el ele yürüyor. 

- Bu yeni süreçte öncelik vereceğiniz yatırım alanları nelerdir?

-Tabii biz yeni bir hükümet değiliz. 13 yıllık bir geçmişimiz var. Birikimimiz ve devam eden işlerimiz var. Kamu yatırımları alanında en fazla yatırımların miktar olarak yoğunlaştığı alan ulaştırma; havasıyla, karasıyla, deniziyle ulaştırma yatırımları en büyük ağırlığa sahip, bu önümüzdeki süreçte de devam edecek inşallah. Ama sadece bundan ibaret değil, sağlıkta biliyorsunuz çok ciddi yatırımlarımız var. Şehir hastaneleri oluşturuyoruz. Buralarda kamu-özel işbirliği modelini kullanıyoruz. Şimdi önümüzdeki dönem bir taraftan sağlık endüstrilerini bir taraftan da sağlık turizmini geliştirme hedefimiz var. Bu altyapılarla bir taraftan da ülkeye döviz kazandıracağız. Enerji tabii çok kritik bir alan. Son yaşadığımız süreçler, enerjide kaynak çeşitlendirilmesinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Yine depolama başta olmak üzere birtakım çalışmaların önemi ortaya çıkıyor. Tabii enerji verimliliği çok önemli. En ucuz enerji en verimli kullandığınız enerjidir aslında. Bu konularda çalışmaların yoğunlaşmasını bekliyorum. Eğitim yatırımlarımız da devam edecek.

DEVLET KÜLTÜREL FAALİYETLERİ DESTEKLEYİCİ OLMALI

- Kültürel alanda?..

-Kültürel alanda parasal miktar çok önemli değil, yeni bir yaklaşımla projeler geliştirmek gerekiyor. Kültür alanına çok ihtiyacımız var. Gençler başta olmak üzere; projelerin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Sadece Milli Eğitim’le yapamazsınız bunu, Kültür Bakanlığı’mızın da bu konularda, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile sivil toplumla birlikte… Kültür alanının devlet mantığından da biraz çıkması gerekir. Devlet destekleyici olmalı. Tabii ki birtakım işleri devlet doğrudan yapabilir ama esas olan devletin sivil topluma destek olmasıdır. Kültürü üretecek olan millettir. 

“KOMPLEKS YOK”

- Sayın Bakan; Akit’in Osmanlıca öğretim kampanyası ikinci aşamaya geçti. Çok büyük rağbet var… Vatandaşın ilgisinin olduğunu görüyoruz…

-Bir devlet başkanı gelmişti Afrika’dan, ben de refakatçıydım kendisine. Bana sohbetler sırasında ‘AK Parti’nin ve Tayyip Bey’in en sevdiğim tarafı bu’ dedi. Batı karşısında komplekse girmemesi. Kendi değerlerini çok rahat bir şekilde ortaya koyuyor tabii modern hayatın gereklerini, şartlarını da bilerek bunu yapıyor’ İşte AK Parti’nin esas farklılığı burada’ Geçmişe saplanıp kalmıyor. Her çağın kendisine göre bir ortamı var, bunun da farkında ama geçmişini de inkâr etmeden sahiplenerek gidiyor. Bu ikisinin birleşmesi aslında Türkiye sınırlarının çok ötesinde de bir anlam ifade ediyor.

“AK PARTİ SÖZÜNÜ TUTAR”

- İstihdam maliyetleriyle ilgili de bir şey yapmak gerekiyor… Bu 1300 lira asgari ücret adımı olumlu karşılandı kamuoyunda… Bir yandan da işverenin beklentileri var…

-Mali dengelerimiz içerisinde ne yapabilirsek yapacağız. Topluma birçok taahhütlerimiz oldu. AK Parti’nin geleneği bu; ne söz verdiyse yapar. Bu sefer de farklı olmayacak. Yalnız bunun getirdiği bir bereket de olacaktır.

AKİT HAKİKATLERİ ORTAYA KOYUYOR

- Son olarak, Akit okuyucularına bir mesajınız?

-Akit okuyucularına saygılarımızı ve sevgilerimizi sunuyoruz. Akit gazetesinin hakikatin peşindeki, sadece hakikati ortaya koyan ve vatandaşımızı doğru bilgilendiren çizgisindeki başarılarının devamını diliyorum. 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23