Muharrem Sarıkaya, Leon Aron’un New York Times’ta düşünenlerin görüşleri bölümündeki yazısından alıntılar yapıp Rusya lideri Putin’i bekleyen üç tehlikeye işaret etti.
Muharrem Sarıkaya, Leon Aron’un New York Times’ta düşünenlerin görüşleri bölümündeki yazısından alıntılar yapıp Rusya lideri Putin’i bekleyen üç tehlikeye işaret etti. Sarıkaya, Habertürk’teki köşesinde özetle şunları kaydetti:
“(…) New York Times’da düşünenlerin görüşleri bölümünde dün Leon Aron’un önemli bir yazısı vardı.
Önceki gün bu sütunda vurguladığım gibi savaşın uzamasının Putin’e getireceği olumsuz yükleri sıralamış…
ÜÇ TEHLİKE
Putin açısından tehlikeleri, “Rus zenginleri (oligarklar) ordu ve sıradan Rus vatandaşları” diye sıralamış.
Batı'nın yaptırımlarından en çok zarar gören oligarkların, gerçek duyguları ne olursa olsun kamuoyu önünde temkinli davrandıklarını belirtiyor.
Bazılarının savaşın trajedisine dikkat çekerken, içlerinden birinin Putin’i eleştirdiğini anımsatıyor.
Yani yaptırımlardan etkilenen mallarına, yatlarına, uçaklarına el konulan Rus oligarkların seslerini yavaş yavaş yükselttiğine vurgu yapıyor.
İkinci sıraya koyduğu Rus ordusu ise Aron’un da vurguladığı gibi tarihi boyunca siyasetten uzak durdu.
Savunma Bakanı’nın da bir askeri geçmişi yok; Savunma Bakanı Sergey Şoygu, bir inşaat mühendisi.
Putin de eski koruma müdürü komutasında özel bir birliği çoktan oluşturmuş.
SAVAŞ RUS LİDERLERE YARAMADI
Üçüncü sırada ise Rus vatandaşları var.
Protesto kültürünün gittikçe azaldığı Moskova’da son dönem yükselen seslere vurgu yapıyor.
Her bir savaşın sonunda Rusya’nın liderinin değiştiğini anımsatıyor.
Aron bunları tarihler itibarıyla şöyle sıralamış:
“Kırım Savaşı (1853-1856), İmparator II. Alexander'ın yukarıdan liberal devrimini hızlandırdı.
Rus-Japon Savaşı (1904-1905), Birinci Rus Devrimi'ni getirdi. Birinci Dünya Savaşı'nın felaketi, İmparator II. Nicholas'ın tahttan çekilmesi ve Bolşevik Devrimi ile sonuçlandı.
Ve Afganistan'daki savaş, Sovyet lideri Mihail Gorbaçov'un reformlarında kilit bir faktör haline geldi…”
MİLİTARİZE VATANSEVERLİK
Bugün “vatansever seferberlik” adı altında Putin ne denli tasarruf tedbiri ve yaptırım uygularsa uygulasın, moderniteye alışmış Rus halkı, özellikle de gençliğinin tepkisini toplamaktan kaçınamayacak.
Çünkü batı ile ilan edilmemiş sürekli savaş halinin devamını Rusya’da kimse istemiyor.
Bir zamanlar yan yana yaşam sürdükleri Ukraynalı komşularının içine düştüğü durum onların da yüreğini sızlatıyor.
Dolayısıyla militarize edilmiş vatanseverlik bu çağda Rusya’da da iş yapmıyor.
O nedenle Antalya’da iki Dışişleri bakanının buluşmasından bir sonuç çıkması öncelikle Moskova’nın işine yarayacak.
Hiç değilse barışa bir adım daha yaklaşılması, bir kişinin az ölmesi için fırsat doğuracak…
Umarım bu süreç iki tarafça da iyi değerlendirilir.
Türkiye’nin bu konudaki emekleri boşa çıkmaz…”