Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki “11’inci Muhtarlar Toplantısı”nda yaptığı konuşmada, “Ambulansları, itfaiye araçlarını, camileri, okulları, iş yerlerini, evleri kurşunlayan, yakan, tahrip eden bir örgütün, o bölge için, o bölgenin insanı için mücadele ediyor olabilmesi mümkün müdür? Terör örgütü sadece insanlığın, sadece ülkenin değil aynı zamanda milletimizin tüm fertleriyle birlikte Kürt kardeşlerimizin de düşmanıdır” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda düzenlenen 11. Muhtarlar Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve Doğan Holding’in sahibi Aydın Doğan’a sert ifadelerle yüklendi. Demirtaş’ın Almanya konuşmasında Türk Bayrağı olmamasını eleştiren Erdoğan, “Siz bu vatana ait değilsiniz. Orada Japon bayrağı bile var. Hani bayrak düşmanı değildiniz?” diye sordu. Erdoğan, konuşmasında Aydın Doğan tarafından kendisine gönderilen mektubu hatırlatarak, “Tayyip Erdoğan’a oradan mektup göndermene filan da gerek yok. Senin o gönderdiğin mektupların da kıymeti harbiyesi yok” dedi.
“BU TERÖRİSTLERLE MÜCADELEYİ SONUNA KADAR SÜRDÜRECEĞİZ”
“Maalesef terör, bayram günlerinde de can yakmaya, almaya devam etti” diyen Erdoğan, “Güvenlik güçlerimizden şehit olanlar ve yaralananlar oldu. Aralarında çocukların da bulunduğu sivil vatandaşlarımızdan hayatlarını kaybedenler, yaralananlar var. Hiçbir kutsalları olmayan, bu teröristlerle mücadeleyi sonuna kadar sürdürmekte kararlıyız” ifadelerini kullandı.
“TERÖR ÖRGÜTÜ KÜRT KARDEŞLERİMİZİN DE DÜŞMANI”
“Terör örgütü sadece ülkenin değil aynı zamanda milletimizin tüm fertleriyle birlikte Kürt kardeşlerimizin düşmanıdır” diyen Cumhurbaşkanı şöyle devam etti: “Benim bölgede ve ülkemizin dört bir yanında yaşayan her vatandaşım gibi, Kürt kardeşlerim de Zaza kardeşlerim de yerlidir, millidir, bu vatanın bu ülkenin öz evladıdır. Tıpkı Türk, Türkmen kardeşlerim, Arap, Boşnak, Laz, Roman kardeşlerim gibi. Terör örgütüyle bir defa burada çok büyük farklılıklar var. Çünkü o vatandaşlarım benim, bu ülkenin değerleriyle hemhal oluyorlar. Diyorlar ki, ‘ben her ne kadar Kürtsem, ben vatanımı seviyorum, bayrağımı seviyorum, devletimi seviyorum.’ Ama terör örgütü kendilerini nasıl gösterirlerse göstersinler, yerli değildir, bu ülkenin bu milletin bir parçası asla değildir. Ülkemizin kazanımlarına kast edenler, bu ülkeye ait değildir. İsterse parlamentonun içinde olsun.”
“OPERASYONLARA AYNEN DEVAM EDECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı, operasyonlarla ilgili olarak şunları söyledi: “Ne yurtiçi ne yurtdışında operasyonlar ara vermeksizin devam ediyor. Bu(dün) gece de sınır ötesinde operasyonlarımız oldu, 30’un üzerinde terörist öldü. Burada durmayacağız, hiç rehavet yok. Aynen devam edeceğiz. Bu devletin kendisine silah doğrultanları, Paralel Devlet oluşturmaya çalışanları cüretlerine pişman edecek güce sahip olduğunu herkes çok iyi bilmelidir.”
“O KAZDIĞINIZ HENDEKLER CİZRE’YE HİZMET Mİ GÖTÜRÜYOR?”
HDP’yi sert sözlerle eleştiren Cumhurbaşkanı, “Onlar yatıyorlar kalkıyorlar, biz Kürtlerin temsilcisiyiz… Yok, yahu senin Kürt kardeşlerime getirdiğin bir şey yok. Bunlar sadece Kürt kardeşimin istismarını yapıyorlar. Sorun değerli kardeşlerim, siz terör örgütünü arkasına alanlar, hendek kazmaktan başka ne yaptınız bu ülkede? O kazdığınız hendekler Cizre’ye hizmet mi götürüyor? Nusaybin’e hizmet mi götürüyor? Sadece hendek kazmak suretiyle halkın huzurunu nasıl kaçırırız… Benim Cizreli kardeşim, Cizre’den kaçıyor mu? Kaçıyor. Silopi’deki kaçıyor. Niye? Huzur yok. Kaçıran kim? İşte bunlar. Sizler atanmış memur değilsiniz. Ben nasıl seçilmiş insansam, sizler de seçilmiş birer muhtarsınız” diye konuştu.
“BEDELİNİ BİZ BUNLARA ÖDETMEK DURUMUNDAYIZ”
Terör örgütünün uyguladığı tüm vahşete rağmen terör örgütü bölgedeki vatandaşlarımızdan umduğu desteği bulamadığına işaret eden Erdoğan, “İnşallah bulamayacak da. İşte bunun için terör örgütü, güvenlik güçlerimize ve çocuk, kadın ihtiyar demeden alçakça saldırıyor. Dün gördünüz, zırhlı aracı roket sıyırıyor. Bir evde, 9 yaşındaki bir yavru maalesef şehit oluyor. Aile yaralanıyor. Şimdi bunun bedelini biz bunlara ödetmek durumundayız. Ambulansları, okulları, camileri, evleri kurşunlayan yakan bir örgütün o bölge için, mücadele edebiliyor olması mümkün müdür?” şeklinde konuştu.
“KİMİ ALDATIYORSUNUZ YA?”
HDP’nin Almanya’daki kongresine değinen Erdoğan, “Hamburg’da toplantı yapıyorlar, taaa Trinidad’ın bayrağı asılı ama orada Türk bayrağı yok. Hani sizin bayrakla sorununuz yoktu? Kimi aldatıyorsunuz ya? Sizin milletle de bayrakla da vatanla da devletle de sorununuz var. Kimi aldatıyorsunuz? Bunların hepsinin farkındayız. A’dan Z’ye biliyoruz. Canileri gizlemeye çalışanlar, taşıdıkları kimlik ne olursa olsun yerli de olamazlar, milli de olamazlar” ifadelerini kullandı.
“HOLDİNG SAHİBİ OLMANIZ SİZİ YERLİ YAPMAZ”
Terör örgütüne dolaylı destek veren yayın organlarının sahiplerinin de bu tavırlarıyla yerli olmadıklarını gösterdiklerine işaret eden Erdoğan, “Holdinglere sahip olmak yerli ve milli dairesinde olmanızı sağlamaz. Halen ülkemiz dışında yaşayan milyonlarca kardeşimiz var ki onlar da yerli ve millidir. Buna karşılık nerede doğmuş olursa olsun, tavrıyla, tutumuyla, imkânlarıyla en önemlisi de kalbiyle bu milletten kopmuş olanları yerli ve milli olarak göremeyiz. Onlar gönülleri nereye meylediyorsa, nereye hizmet ediyorlarsa işte oraya aittirler. Küresel sistemi bilmek, tanımak anlamak elbette gereklidir, önemlidir. Asıl önemli olan bu birikimi kendi ülkeniz, milletiniz için kullanabiliyor olmanızdır” şeklinde konuştu.
Erdoğan, “Memleket meselesinin söz konusu olduğu yerde 78 milyon hep birlikte diğer farklılıklarımızı bir kenara bırakıp, tek kalp olarak çarpabilmeli, tek yumruk halinde hareket edebilmeliyiz” dedi.
“YERLİ VE MİLLİ OLMAK İÇİMİZE KAPANMAK DEĞİL”
Cumhurbaşkanı, şunları söyledi: “Kendi içimize kapanmak bizi güçlü kılmaz, zayıflatır. Her türlü tehlikeye açık hale getirir. Yerli ve milli olmak içimize kapanmak değil, tam tersine büyük fotoğraf içindeki yerimizi doğru olarak görmek demektir. Bunun için yerliliğin ve milliliğin somut tezahürleri olarak kabul ettiğimiz Rabia’mıza sıkı sıkıya sahip çıkacağız. Tek millet diyeceğiz, hangi kökenden olursa olsun. Bunun içinde Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Abaza, Boşnak, Arnavut hepsi var. İkincisi, tek bayrak. İkinci bir bayrak tanımıyoruz.”
‘BİRKAÇ TANE TÜRK BAYRAĞI SALLAMAKLA ALDATAMAZSINIZ’
HDP’nin bayrak konusundaki ikiyüzlü politikasına değinen Erdoğan, “Adamların affedersiniz o teröristlerin cesetlerine sardıkları paçavra belli. O işte özlem duydukları kendilerine ait bayraklarıdır. Bir de diyor ki utanmadan sıkılmadan, ‘bizim bayrakla sorunumuz yok.’ Peki yaptığınız bu ne? Hamburg’da yaptığınız ne? Siz bu milleti aldatırız diye birkaç tane Türk bayrağı sallamakla aldatamazsınız. 7 Haziran’da bunu başardınız. Ama 1 Kasım’da inanıyorum ki benim milletim buna prim vermeyecek” diye konuştu.
“DEVLETİ NASIL SOYUP SOĞANA ÇEVİRDİĞİ DÖKÜLMEYE BAŞLADI!”
Erdoğan, konuşmasında Aydın Doğan tarafından kendisine gönderilen mektubu hatırlatarak, “Tayyip Erdoğan’a oradan mektup göndermene filan da gerek yok. Senin o gönderdiğin mektupların da kıymeti harbiyesi yok” dedi. Erdoğan, “Ben bir Conrad meselesi anlatmıştım. Conrad’da bana söylediklerini anlatmıştım. Bunların hepsini inkâr ediyor. Şimdi ne kadar hayırlı oldu. Bu inkâr etti, bütün kirli çamaşırları şimdi her taraftan piyasaya dökülmeye başladı mı? Her şeyleri A’dan Z’ye... Bu ülkeyi, bu devleti nasıl soyup soğana çevirdiklerine dair her şey şimdi piyasaya dökülmeye başladı mı? Herkes açıklamaları yapıyor mu? Sen busun. Kimin bu ülkede dürüst, kimin dürüst olmadığına zaten bu millet şahittir. Tayyip Erdoğan yalandan en fazla kaçınan insandır. Ama siz bütün hayatınızı yalan üzerine inşa ettiniz. Milleti nasıl soyduğunu anlat. Şimdi de ‘ben böyle demedim’ diyorsunuz, işte eserleriniz ortada ve herkes çıkıp, sizin nerede neler yaptığınızı, nasıl yaptığınızı ortaya koyuyorlar” ifadelerini kullandı.