SAYTEK, enerji ve sağlık sektörüyle “En hızlı büyüyen 100 şirket” arasına girdi
Enerji, geri dönüşüm ve sağlık sektörü başta olmak üzere, Avrupa’nın pek çok ülkesine gerçekleştirdiği ihracatlarla tanınan SAYTEK, Plastik atıkları yüksek nitelikli ham maddeye dönüştürüp pek çok sektörde yeniden kullanımını sağlayarak döngüsel ekonomiye sunduğu katkıyı stratejik bir boyuta taşıyor. COVID-19 döneminde sağlık sektöründe sergilediği üretim başarısını bugün 20’dan fazla ülkeye ihraç ettiği geniş ürün yelpazesiyle sürdüren şirket, uluslararası arenadaki gücünü perçinliyor. Enerji alanında da Avrupa pazarına ihracat gerçekleştiren şirket, yeni aldığı LPG dağıtım lisansı ile iç pazarda yaklaşık %10’luk bir payı yöneterek sektörün ana oyuncularından biri haline gelmiş durumda.
Şirket, kurumsallaşma vizyonu doğrultusunda halka arz sürecini başlatmış olup, SPK tarafından yayımlanan listede yer alarak borsa işlem kodunu netleştirmiştir. Karbon azaltım projelerini uluslararası doğrulama kuruluşu VERRA’ya tescil ettiren Türkiye’deki ilk firma olma özelliğini taşıyan şirket, sürdürülebilirlik vizyonunu bilimsel ve ölçülebilir temellere dayandırıyor. Henüz 24 yaşında şirketin temellerini atan Yönetim Kurulu Başkanı Özer Yıldırım, TOBB’un “Türkiye’nin En Hızlı Büyüyen 100 Şirketi” listesinde yer alan SAYTEK’in enerji alanındaki güçlü açılımıyla daha kurumsal ve çevre odaklı bir yapıya kavuştuğunu belirtiyor. Yıldırım, devletin sunduğu stratejik desteklerin, yerli üretim gücünü küresel pazarlara taşımada kritik bir kaldıraç görevi gördüğünü vurguluyor.
2026 yılı hedeflerini Avrupa odaklı büyüme ve sürdürülebilir enerji yatırımları üzerine kuran şirket; üretim kapasitesi, ihracat performansı ve çok disiplinli iş modeliyle dikkat çekiyor. İç pazarı önceliklendiren ancak 20’dan fazla ülkeye gerçekleştirdiği ihracatla küresel bir vizyon çizen şirket, yeni yatırımlarıyla büyümesini ivmelendiriyor. Geri dönüşüm ve sağlık sektörlerindeki köklü tecrübesini enerji alanındaki gücüyle birleştiren şirket, hem çevresel hem de ekonomik değer yaratmaya devam ediyor.
2001 yılında Amerika ve Almanya’dan ithalatla sektöre adım attıklarını anlatan Yıldırım, 2008 sonrası üretime yöneldiklerini söyledi. Türk cerrahların talepleri doğrultusunda yürütülen Ar-Ge çalışmalarıyla dünya standartlarında titanyum implant üretimine başladıklarını belirten Yıldırım, devletin yerli üretimi teşvik eden politikalarının da bu dönüşümü hızlandırdığını ifade etti.
Bugün gelinen noktada tablonun tamamen tersine döndüğünü vurgulayan Yıldırım, “Eskiden pazarın yüzde 95’i ithaldi. Artık yüzde 95’in üzerinde yerli üretimden söz ediyoruz. Türkiye bu alanda üretici bir ülke haline geldi” diye konuştu.
Şirket, sağlık sektörünün yanı sıra geri dönüşüm ve çevre yatırımlarıyla da öne çıkıyor. Depozito İade Sistemi kapsamında toplanan ilk 200 ton ambalaj atığını geri dönüştüren firma olurken, karbon azaltım projelerini uluslararası doğrulama kuruluşu VERRA’ya tescil ettirdi.
Yıllık 16 bin 500 tonun üzerinde karbon kredisi elde eden şirket, gıda temasına uygun rPET üretimiyle atıkları tekstilden otomotive kadar birçok sektöre hammadde olarak kazandırıyor. Yıldırım, “Çöpe giden bir ürünü yeniden aynı ekonomik değere ulaştırıyoruz. Bu hem çevre hem ekonomi için kritik” dedi.
TOBB’un “Türkiye’nin En Hızlı Büyüyen 100 Şirketi” listesinde yer alan şirket, LPG dağıtım lisansıyla pazarda yaklaşık yüzde 10 pay yönetiyor. Kurumsallaşma hedefi doğrultusunda halka arz hazırlıkları yapılırken, Konya Kulu’da 400 milyon TL yatırımla kurulacak rPET levha tesisinin 2027 sonunda devreye alınması planlanıyor. Tesisin enerji ihtiyacının önemli bölümünün güneş enerjisinden karşılanması hedefleniyor.
Covid-19 döneminin tedarik zincirlerindeki kırılganlığı ortaya koyduğunu belirten Yıldırım, Türkiye’nin üretim ve lojistik kabiliyeti sayesinde ayrıştığını söyledi. Bu süreçte tıbbi tekstil alanına girdiklerini aktaran Yıldırım, günde yaklaşık 600 bin kişiyi koruyabilecek maske üretim kapasitesine ulaştıklarını ve Avrupa başta olmak üzere birçok ülkeye ihracat yaptıklarını dile getirdi.
İç pazarı önceliklendirdiklerini ancak 20’a yakın ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini kaydeden Yıldırım, Türkiye ekonomisine ilişkin ise şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye, insan kaynağı ve üretim hızıyla Avrupa için güçlü bir alternatif. Zor dönemler olsa da her daralmanın ardından güçlü çıkışlar olur. Biz gelecekten umutluyuz.”

