Övgü dolu sözler! Bayraktar'a giden ODA TV yazarı şaşkına döndü
Baykar Teknoloji merkez binasına ziyaretini kaleme alan Oda TV yazarı Toygun Atilla, gördükleri karşısında Selçuk Bayraktar'ı övmelere doyamadı.
Yeniakit.com.tr
Oda TV yazarı Toygun Atilla, Bayraktar Teknoloji'nin merkez binasını ziyaretini kaleme aldı. Yazısı boyunca Selçuk Bayraktar'ı ve ekibini öven Toygun Atilla, "Çılgın Türk Selçuk Bayraktar ile 2 saat" başlığını kullandı.
Yazısına, "Devasa bir teknoloji laboratuvarının içindeyim. Silikon vadisinde miyim, Google'ı mı geziyorum diye düşünüyorum." ifadeleri ile başlayan Atilla, "Yatay mimari ile yapılmış tesisin girişindeki seramikten eserin hikayesi, Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u alışı ile başlıyor, Hezarfen Ahmet Çelebi'nin Galata Kulesi'nden kanat takıp uçması ile devam ediyor. Sonunda ise gelecek var... Uzaya yol alan insanlar." dedi.
Tesisi övgülerine devam eden Atilla, "Tesiste, ilk gözüme çarpan şey, sosyal yaşam alanlarının çokluğu... Basket, futbol sahaları, tenis kortları, yürüyüş, bisiklet yolları. Masa tenisi oynayan çalışanlar, laboratuvarın hemen hemen her yerinde sosyalleşmek için oluşturulmuş kafeler. Burada insanlar sadece çalışmıyor, hayal de kuruyor. Burası "hayallerin kampüsü" diyorum kendi kendime... Sıra bu hayallerin .. ile tanışmakta. Genç bir adam, enerjik, kendine güvenli, cana yakın. Tanıştığımız ilk beş dakikada izlenimlerim bunlar." ifadelerini kullandı.
Tesisi anlattıktan sonra Selçuk Bayraktar'a da övgüler yağdıran Toygun Atilla, şu ifadeleri kullandı:
Sürekli göz teması halinde, konuşurken asla gözlerini kaçırmıyor. Karşısındaki ile bağ kuruyor. Zaman zaman öfkeli. Öfkesi samimiyeti. Anlatıyor, anlatıyor... Oturduğu koltuğun arkasında onlarca uçak maketi var. Onlar geçmişteki hayalleri...
Odasının içindeki koşu bandı, spora olan ilgisi. Duvarı kaplayan kütüphanenin alt bölümü İngilizce mühendislik kitapları, orta raf aldığı madalyalar, ödüller ve kendisine verilen hediyelerle dolu.
Üst rafta ise birkaç güncel kitap. Yan yana duran iki kitap dikkatimi çekiyor.
Uzun uzun konuşuyoruz. Karşımdaki insan ideallere, uçsuz bucaksız hayallere sahip. Bir bilim insanı. O konuştukça, "hayallere bariyer konulmaz" diye kendi içimden düşünüyorum.
Büyük projeler için hayallerini özgür bırakacaksın.
Karşımdaki insan, İkitelli'de bir küçük atölyede başlayan büyük hayallerin mimarı. Selçuk Bayraktar. 1,5-2 saatlik sohbetimizin ortalarına geldiğimizde, bizi tanıştıran ortak dostumuz avukat Abdullah Demirhan'a dönüyorum, ağzımdan gayri ihtiyari şu sözler çıkıyor, "Bu adam bir çılgın" Evet, evet... Bu sözler yazının başlığı da o olacak, "Çılgın Türk" Rahmetli Turgut Özakman'ın Çılgın Türkler kitabını okuduğumda oluşan o duygu canlanıyor içimde. Gurur duyuyorum.