Dövizin yükselişini durmak için “Faiz, faiz” diye bağıran zilletin paydaşları, Erdoğan’ın ‘TL’yi koruma programı’ karşısında ne yapacakların şaşırınca bu kez “örtülü faiz” manipülasyonunu dillendirmeye başladı. Uzmanlar ise, TL’yi koruma hamlesinin bir toplumsal mutabakat olduğunu vurgulayarak, aksini iddia edenlerin de siyasi rant peşinde olduklarını söylüyor.
HABER MERKEZİ
Başkan Erdoğan’ın üretim odaklı büyüme stratejisini sabote etmek için ‘Faiz politikasına geri dönülmelidir’ diyen sözde Millet İttifakının paydaşları, TL Koruma Programı’nın açıklanması sonrasında ise ‘gizli faiz’ yalanının propagandasını yapmaya başladı. Yeni ekonomik modelde, TL’nin dolar karşısında kayba uğradığı zaman anapara cinsinden koruması söz konusuyken, siyasi ikballerini dövizin artışına bağlayanlar, çarpıtma yoluna gitti. Liranın güçlenmesini istemeyen, ülkemizin üretim odaklı kalkınmasını hazmedemeyen ve döviz kurlarının düşmesi karşısında panikleyen dolar vurguncuları son kozlarını oynuyor. Uzman ekonomistler uygulanan yeni modelin, faiz odaklı değil anaparayı koruma stratejisi üzerine kurulu olduğunu belirtiyor.
Muhalefet yine yanlış ata oynadı
Ekonomist Gazeteci Serkan Kul: “Köpük kur artışları üzerinden hükümet zor duruma düşürülmeye çalışılıyordu. AK Parti attığı adımlarla piyasaya güven verdi. Hükümetin anaparayı koruma taahhüdü bir faiz olarak değerlendirilemez. Erdoğan her zamanki gibi kararlı ve realist politikalarla hareket etti. Bu adım, örtülü faiz değil, Türk Lirası’nın itibarını korumaktır. Bunun adı da Türk politikasıdır. Erdoğan bu politikanın meyvelerini alacağız demişti. Nitekim ilk meyvelerini toplamaya başladık. Muhalefet yine yanlış ata oynadı. Dış yatırımcılara ‘gelmeyin’ bile dedi. Erdoğan her zamanki gibi kararlı ve realist politikalarla hareket etti.”
Devlet milletiyle anlaştı
Para Politikaları ve Altın Uzmanı İslam Memiş: “Bu politika yeni bir model. Herhangi bir şekilde yaftalamak ve itibarsızlaştırmaya çalışmak doğru değil. Bu politika daha çok devleti milletiyle yaptığı bir anlaşma olarak değerlendirilebilir. Ülkelerin birbiri arasında yaptığı swap anlaşmaları gibi görebiliriz. Yeni modeli yıpratmaya çalışanlar, doların 20 lira olmasını isteyenlerdir. Sonuçta iyi bir şey oldu. Bunu yıpratmaya çalışalar, zaten hiçbir şeyden memnun olmayan bir kitle. Bu tipleri memnun edemezsiniz. Amaçları siyasi olarak yıpratmak.”