"Örgüt Başı" İmamoğlu'nun yargı tacizi: Mahkemede şirretlik provası!
Hukuk tanımaz tavırlarıyla yargı sistemini kilitlemeye çalışan Ekrem İmamoğlu, asrın yolsuzluk davasının ilk haftasında mahkeme heyetini tehdit ederek ve kanun dışı taleplerle duruşmayı sabote ederek gerçek yüzünü bir kez daha gösterdi.
Ali Karahasanoğlu'nun asrın yolsuzluk davasının ilk haftasına dair çarpıcı tespitleri, sanık sandalyesinde oturan Ekrem İmamoğlu'nun mahkemeyi bir hukuk mercii değil, adeta bir tiyatro sahnesi olarak kullanmaya çalıştığını gözler önüne serdi. "Selamlama konuşması" adı altında CMK’da yeri olmayan prosedürleri dayatan, hakime ve savcıya parmak sallayarak "Neden korkuyorsunuz?" deme cüretini gösteren İmamoğlu'nun bu pervasızlığı, yargı camiasında "suçluluk psikolojisinin dışa vurumu" olarak not edildi.
Rüşvet paralarının gücüyle yargıyı etki altına almaya çalışan şebekenin, avukatları aracılığıyla mahkeme heyetine "diyalog köprüsü" teklif edecek kadar ileri gitmesi, kurulan yolsuzluk çarkının ne denli gözü kara olduğunu ispatlarken; hukukçular bu tehdit dilinin ve usulsüzlüklerin sanığa indirim değil, üst sınırdan ceza olarak döneceği uyarısında bulunuyor.
Ali Karahasanoğlu ayrıntıları ile yazdı. İşte o yazı…
ALİ KARAHASANOĞLU
Asrın yolsuzluğu davasında, ilk hafta tamamlandı.. 4 gün duruşma yapıldı..
Örgüt başı Ekrem İmamoğlu’nun engellemeleri sebebi ile bir günlük yol ancak alınabildi. Suçsuz oldukları konusunda kendilerinde küçücük bir güven olsa idi, yargılamanın hızlı şekilde yapılmasını amaçlarlardı..
İlk günde, ilk saatte mızıkçılık yaptılar.
Kimlik tespitine geçilmemesi gerektiğini, önce Ekrem İmamoğlu’nun selamlama konuşması yapması gerektiğini belirttiler. Ve yargı camiasında, ilk golü yediler.
Bakmayın, yeterli bir tepki gelmemiş olmasına.. Bakmayın bu soytarıların yüzlerine tükürülmemesine..
Milyonlarca duruşmanın bir tanesinde bile yaşanmayan bir absürtlüğü sahneye koymaya çalışan Ekrem İmamoğlu, hukuk dünyasında, “Suçlu ki, bastırmak istiyor” notunu aldı..

İstanbul 1 Nolu Barosu’nun bir haftalık duruşma seyrini değerlendirdiği raporunu önüme aldım. Onlar da Ekrem’e yandaşlık yapmak için hazırladıkları raporda dahi, “İmamoğlu’na selamlama konuşması yaptırılmalı idi” dememişler, diyememişler..
Daha vahimi.. Topladığı rüşvet paralarının gücüne güvenerek, duruşmayı sabote eden Ekrem İmamoğlu’nun, “Selamlama konuşması yaptırılmadığı için sergileyeceğim şirretlikler sonucu bana ceza verilecek olsa bile, benim bunun üzerinden dünya kamuoyunu, FETÖ grubunun da desteğini alarak ayağa kaldırmam mümkün” zihniyeti ile yaptığı algı operasyonu da, kendisi aleyhine not edildi.
Yazının devamını okumak için tıklayın>>>
