• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Olay öncesi 4 sayfalık manifesto yayımlamış! İşte iki teröristin ortak noktası

Yeniakit Publisher
2019-08-04 16:19:00 - 2019-08-04 16:35:15

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Olay öncesi 4 sayfalık manifesto yayımlamış! İşte iki teröristin ortak noktası

ABD'nin Teksas eyaletindeki El Paso kentinde alışveriş merkezinde 20 kişinin öldüğü saldırının baş şüphelisi 21 yaşındaki Patrick Crusius'un Yeni Zelanda’daki cami saldırısını ve saldırganın manifestosunu desteklediği ortaya çıktı.

ABD'nin Teksas eyaletindeki El Paso kentinde alışveriş merkezinde düzenlenen ve en az 20 kişinin öldüğü saldırının baş şüphelisi 21 yaşındaki  Patrick Crusius'un olay öncesi internette 4 sayfalık bir manifesto yayımladığı ortaya çıktı. Saldırganın, 49 kişinin hayatını kaybettiği Yeni Zelanda'daki cami saldırısını ve saldırganın manifestosunu desteklediği ortaya çıktı.

Metni internete yükledi

En az 20 kişinin ölümüne yol açtığı belirtilen Crusius tarafından kaleme alındığı belirtilen metinin saldırıdan 19 dakika önce internet ortamına yüklendiği belirtiliyor.

NBC News'ün haberine göre ise söz konusu manifestodan Amerika Birleşik Devletleri'nin iç istihbarat ve güvenlik gücü Federal Soruşturma Bürosu'nun (FBI) haberi olduğu ancak saldırganın hedefinin neresi olduğunu öğrenmek için yeterli zamana sahip olunmadığı belirtiliyor.

AK-47 model otomatik tüfek kullanan Crusius'un manifestoda AR-15 otomatik silahın aslında daha iyi olduğunu belirttiği, saldırganın katliam öncesi iki ayrı modeli de test ettiği görülüyor.

Teksas'taki Hispanikleri hedef aldığını belirten saldırgan, saldırıyı bir aydan kısa süre içinde planladığını belirtiyor.

Crusius bununla birlikte Yeni Zelanda'da 15 Mart'ta düzenlenen ve 49 kişinin hayatına mal olan Christchurch cami saldırılarını kendine örnek aldığı anlaşılıyor:

Genel olarak Christchurch eylemcisini ve manifestosunu destekliyorum. Bu saldırı Teksas'taki Hispanik işgaline karşı düzenlenmiştir. Kışkırtıcı olan onlardır, ben değilim. Ben sadece ülkemi kültürel ve etnik yenilenmenin beraberinde getirdiği işgale karşı ülkemi savundum. Kimi insanlar bu açıklamanın samimiyetten uzak olduğunu düşünecek. Çünkü etnik ve kültürel yıkım Amerikalıları Avrupa'dan buraya getirdi. Fakat bu durum benim bakış açımı sağlamlaştırıyor. (...) Düzenlediğim saldırının kişisel olmadığını söylemeliyim. Aslında (Christchurch saldırganı Brenton Tarrant) ‘Büyük Yer Değiştirme' manifestosunu okuyana kadar Hispanik topluluk hedefimde değildi.

Saldırgan manifestoda kendisinden bahsediyor, siyasi ve ekonomik nedenlerini sıralıyor.

Nefret söylemi içeren metinde saldırgan ABD'deki siyasetçileri de hedef alıyor:

Zor gerçek şu ki; hem Demokrat hem Cumhuriyetçi liderlerimiz on yıllardır bizi alçaltıyor. Hem hallerinden memnunlar hem Amerikan tarihindeki en büyük ihanetin içindeler. (…) ABD tek partili bir devlet haline dönüşecek. Demokratlar ABD'nin tamamına sahip olacaklar ve bunun farkındalar. Demokratlar sınırları açmak istiyorlar, yasadışı kişiler için ücretsiz sağlık hizmetini savunuyorlar ve milyonlarca kişiyi oy vermek için vatandaş yapmak istiyorlar. Teksas'taki Hispanik nüfus burayı Demokratların kalesi yapacak. Teksas'ın ve birkaç eyaletin daha kaybedilmesi demek Demokratların bundan sonraki tüm Başkanlık seçimlerini kazanması demek. (…) Cumhuriyetçi Parti'nin durumu da berbat. Cumhuriyetçilerin korporasyon yanlısı tutumu aynı zamanda göç yanlısı tutum demektir.

El Paso saldırganı ABD'ye gelen göçmenlerin ülkeye geliş nedenlerinin ekonomik olduğunu iddia ediyor:

İstatistiksel olarak, milyonlarca göçmen bağlantısını kaybettiği aileleriyle tekrar bir araya gelmek için kendi ülkelerine dönüş yaptı. Buraya iltica nedenleriyle değil, ekonomik nedenler için geldiler. Bu da teşvik edildiği takdirde Hispaniklerin ülkelerine dönme konusunda istekli olduğunu gösteriyor. Bu, şirketleri yöneten Hispanik seçkinlerin, Amerikalıları kızdırmaya devam etmenin kendi çıkarları olmadığını fark etmelerini sağlayacaktır.

Saldırıyla ilgili hazırlanan manifestoda "Kişisel nedenler" diye bir bölüm açan Crusius, Hispaniklerin ülkenin yıkımını hızlandırmak ile itham ediyor, ABD'yi ırklara göre bölmekten bahsediyor:

Hayatım boyunca olmayan bir geleceğe hazırlandım. Hayalimdeki iş kendi kendine gelişecekti. Hispanikler, sevgili Teksasımın yerel ve ayalet yönetimini kontrol altına alacak ve ihtiyaçlarını daha iyi karşılamak için politikayı değiştirecek. Texas'ı ülkemizin yıkımını hızlandıracak politik bir darbenin aracı haline getirecekler. Eğer bu dosyadan bir şey anlamıyorsanız şunu hatırlayın: Eylemsizlik bir seçimdir. Artık dayanamıyorum. Ülkemiz yıkımın eşiğindeyken hareketsizlikten utanç duyuyorum. Avrupalı yoldaşlarım, ülkelerini istila eden milyonlarca göçmeni kovmak için gerekli silah haklarına sahip değil. Oturup ülkelerinin yanmasını izlemekten başla çareleri yok. Amerika sadece içten dışa doğru yok edilebilir. Bu yüzden eylemlerimi kusursuz görüyorum. Amerikan hükümeti daha kısa sürede daha çok insan öldürmüştü. Her ne kadar göçmen olmayan diğer hedeflerimin daha büyük etkisi olsa da, kendi vatandaşlarımı öldüremem. İkinci ve üçüncü kuşak Hispanikler sendikalar oluşturuyor ve herkesten daha yüksek mevkilere geliyor. Tüm Amerikalıları sınır dışı etme ya da öldürme fikri korkunç. Birçoğu en az beyazlar kadar ülkemizi inşa etmek için çabaladı. Şu an en iyi çözüm her ırk için en az 1 bölgeye sahip konfederasyona bölmek olacaktır. Bu fiziksel ayrılık ırk karışımını ortadan kaldıracak. Ölümüm muhtemelen kaçınılmazdır. Polis tarafından öldürülmesen bile biri tarafından vurulacağım. Ailemin benden nefret edeceğini bilmek üzücü. Bu yüzden mermim bitse bile teslim olmayacağım. Unutma, yüksek güvenlikli yerlere değil, düşük güvenlikli mekanlara saldırın. Tehlikeli bir hedefte hayatını tehlikeye atma, çok zorsa başka bir gün saldırmak için bekle. İdeolojim birkaç yıldır değişmedi ve aynı. Göç ve diğer konular hakkındaki görüşlerim aynı. Bunu buraya koyuyorum çünkü bazıları saldırı yüzünden Başkanı ve diğer adayları suçlayacak. Medya muhtemelen Trump'ın söylemi üzerinden saldıracak.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Selman

Farkinda olmadan Yahudi seytaninin tuzagina dusuyorsunuz!!! Subhan Allah! Haberekonu vb olaylara terorizm yaftasi yapıştırmayı birakin! Zira gercek terorizm, yahudi usagi Abd keferesinin yaklasik çeyrek asirdir Afganistan'da, Irak'ta, Yemen'de, Suriye'de, Somali'de vs vs bircok yerde muslumanlara yonelik yapmis oldugu sistematik katliam ve her turden zulmün adıdır. Euzu billa... La havle vela kuvvete illa billa aliyhil azim. Buna karsin ne yazik ki kuffar ile direkt yada dolayli olarak ayni safta bulunan, kendi devlet ve vatanlarina ozel bir kutsiyet atfeden sozde musluman ulkeler ise, sanki hicbirsey olmamis gibi hareket etmeye devam etmekte, haberekonu olaylari da terorizm zannetmektedirler! Ummetin bu gaflet halinden istifadeyle, Yahudi seytani ile usagi Batı, ornegin yillarca cihad ve terorizm olgusunu sanki es anlamli iki kelimeymis gibi tum insanliga kabul ettirmeye calismis ve büyük olcude basarili da olmustur. Nitekim bugun, Hakkı Batılın uzerine galebe calip basta kendi topraklarimiz olmak uzere yeryüzünde Islam i hakim kilmak icin Allah svt nin biz inanan kullarina apacik emri olan CIHAD, sadece yahudi usagi batida degil, kendilerini musluman olarak nitelendiren, ancak kendi topraklarinda islami nizam olmayan bu ulkeler dahil, hemen hemen tum dünyada terorizm ile neredeyse esdeger olarak algılanmaya baslamistir artik! Euzu billa... Hasaten Bati'nin ve dolayisiyla yahudinin bir projesi olan harici isid in ortaya cikmasindan sonra bu algi, perde arkasindan sozde yahudi dusmani sapik siilerin de desteği ve yardimlari ile daha da guclenmistir. Bu noktada yahudi ve hizmetkarlari isid marifeti ile; ilk etapta gercekten korktuklari el kaide, taliban, hamas vb bazi bolgesel ve kuresel öncü cihad hareketlerine sizip bunlari ifsad etmek ve bunlar ile ummet arasinda zaten son derece zayıf olan bağları tamamen koparmak, ikinci etapta ise liderleri ve sozde ulemalari eliyle halihazirda derin bir gaflet cukurunda olan islam toplumu icinde kuresel yada bolgesel kufur nizamina karsi her turlu başkaldırı hareketini yani islam in tesis edilmesine yonelik en ufak bir cihad hareketini isid ile daha baslamadan ifsad etmek ve en nihayetinde sozde musluman ulkeleri isid ile korkutmak, isid bahanesi ile sürekli psikolojik baski altinda tutmak suretiyle kendi batil ideolojilerine daha fazla tutunmalarini saglamayi amaclamislardir. Fakat elhamdulillah isid tuzagi ilk etap oznesinde tamamen ellerinde patlamis, ancak ne yazik ki ikinci ve son etaplarda hedeflerine büyük olcude ulasmayi basarmislardir. Bu baglamda, sozde musluman ulkeler icindeki munafik ve murted takiminin yardimlari belirleyici bir rol oynamis ve cihad vb baslica islami kaidelerin buyuk olcude, ummet nezdinde yanlış algilanmasi hususunda bu guruh tarafindan öncülük edilmiştir. Diger taraftan yahudi ve hizmetkarlari ozellikle Batı toplumunda Islam karsiti dusunce ve soylemleri daha da körüklemiş, genel olarak kendi toplumlari nezdinde muslumanlara yonelik ciddi bir nefretin olusmasini tetiklemislerdir. Bu baglamda Bati toplumunda issiz gucsuz bazi serseri kafirler, bu durumdan vazife çıkartarak surec icinde Yeni Zellanda turunde ozellikle müslümanlara yonelik katliam nitelikli bazi bireysel eylemlere yonelmislerdir. Bu olaylarin gercek kiskirticisi olmalarina ragmen Yahudi ve usaklari tarafından bunlar lutfedilerek terorizm vakasi olarak ele alinmis, olaylarin faillerine terorist damgasi vurulmus, boylelikle munafik musluman ulkelerin Batı ile surdurdugu mevcut işbirliğinin daha da derinlestirilmesinin onü daha da açılmıştır. Zira bak bizde olunca bizde terorist diyoruz deyu, topyekun saldiri altinda olan islam aleminin mesru savunma hakları dahi, terorizm iftirasi altinda gasp edilmeye calisilmistir. Bu munafikliga ve kepazelige de ne yazik ki en cok canak tutanlar, yahudi usagi batinin dostu, stratejik ortagi vs olan sozde musluman ulkelerdir. Velhasil kelam, haberekonu sahis terorist falan degil, azgin ve beyinsiz bir kafir katilin tekidir. Bu vb kafirlerin yaptığı bu olaylar, Yahudi usagi olmanin sadece kucuk bir sonucudur. Büyük sonuçlarını da yakinda cumle alem yeniden ve daha şiddetli sekilde gorecektir insa Allah. HasbinAllah ve nimel vekil. Lakin bu kafa ile bu yolda boyle gidersek biz muslumanlara ne olacaktir??? Bunun cevabini da Rabbimiz Enfal suresi 73. ayette aynen soyle vermektedir; "Kafirler birbirlerinin velileri yani dostlarıdır. Eger siz de (yani muslumanlar da) boyle yapmazsanız, yeryüzünde büyük bir fesad ve bozgun çıkar!" Bugun 73 firkaya ayrilmis ummeti muhammedin icinde bulundugu hengame ve fitnenin sebebi de tam olarak budur.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23