• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Okula gitmek istemiyorsa...

Yeniakit Publisher
2018-11-13 15:57:00 -
Okula gitmek istemiyorsa...

Okula gitmek istememe; okul reddi ya da okul fobisi olarak adlandırılmaktadır.

Okula giden çocukların yaklaşık % 2-4’ünde okul fobisi görülmektedir. Okula gitmek istememe tepkilerine; şiddetli baş ağrıları, şiddetli karın ağrıları, mide bulantıları, renkte solukluk ve kilo kaybı eşlik edebilir.

Okul korkusu, okula yeni başlayan çocuklarda görüldüğü gibi okula devam eden çocuklarda da görülebilir.

Bazı çocuklar, zorlamalara dayanamayıp okula gitmek üzere yola çıksa da, yarı yoldan geri döner, ya da sınıftan çıkar eve gelir. Çocukta, neşesizlik, uykuya dalmakta güçlük, iştah kesilmesi, ödevlere karşı ilgide azalma, baş ve karın ağrıları, ateş görülebilir. O gün okula gitmeyeceğini, öğretmenden korktuğunu ya da bir arkadaşının kendisini rahatsız ettiğini söyleyebilir.

Çocuğa okul açılmadan önce, okul ve öğretmen, arkadaş ilişkileri ile ilgili bilgiler verilmeli, okul sevdirilmelidir.

Çocuğun, hatalı davranışlarında okul ve öğretmen; caydırıcı bir unsur, bir korkutma aracı olarak kullanılmamalı; “Böyle yaparsan öğretmenin seni sevmez”, “seni okula almazlar”, “senin yaramazlıklarını öğretmene söyleyeceğim” gibi cümlelerden kaçınılmalıdır.

Okul alışverişine çocukla birlikte çıkılmalı ve satın alınan araç gereçlerin nasıl kullanacağı anlatılmalıdır.

İlk günlerde çocuğun, sevdiği bir oyuncağını okula götürmesine izin verilebilir. Götüreceği oyuncak evinin sembolüdür ve kendisini rahat hissetmesini sağlayabilir.

Çocuğun, ilk günlerde okulun bahçesine, sonra okul içine, daha sonra sınıfa girmesi; önce bir saat, sonra yarım gün, sonra tam gün okula gitmesi sağlanmalı, çocuk adım adım okulla buluşturularak korkusunun yok olmasına yardımcı olunmalıdır.

Çocuk okulla birlikte yeni düzene, başlangıçta biraz zorlanabilir. Televizyon seyretmek, arkadaşlarıyla oynamak isteyebilir, ödevlerini yapmayı ihmal edebilir. Ödevlerini yapmamak ya da tam bitirmemek de okula gitmeme sebebi olabilir. Bu sebeple zamanı düzenlemesi için çocuğa yardım edilmelidir.

Düzenli uyku uyuması sağlanmalı, ödevlerini yetiştiremediği için ya da bir program izlemek istediği için uykusundan fedakarlık etmesine izin verilmemelidir.

Okulla ve öğretmeniyle yapıcı bir diyalog içinde olunmalı, çocuğun okulda kaygılanmasına sebep olan faktörlerin; akran baskısı, alay, derslerde ve sosyal becerilerde başarısızlık, aile tutumları gibi durumların tespit edilmesi ve düzeltilmesinde öğretmenden yardım istenmelidir.

Öğretmeniyle ilgili bir otorite karmaşası olmaması için çocuğun yanında öğretmen eleştirilmemelidir.

Çocuğun kendi başına halletmesi gereken durumlarda, sorunu kendisinin çözmesine izin verilmelidir.

Çocuğun bütün günü okul olmamalıdır. Arkadaşlarıyla birlikte olması için fırsatlar oluşturulmalı ve bir uğraş edinmesi için teşvik edilmelidir. Serbest zamanlarını değerlendirme etkinlikleri ve oyun becerileri kazandırılarak, küçük de olsa kendi işini kendisine yaptırarak; anne- babaya bağımlılık azaltılabilir.

Böylece çocuk kısa süreli de olsa, sevdiklerinden ayrı kalmayı ve bağımsız olarak iş yapabildiği için takdir edilmeyi öğrenecek, cesaretlenecektir. Özellikle sosyal ortamlara alıştırmak, özgüven kazandırmak ve bağımlılığını azaltmak için ufak ayrılıklar yaşatacak durumlar olmalıdır.

Çocuğun kaygısı anlayışla karşılanmalı, okula gitmediğinde suçlamaktan kaçınılmalıdır. "Bir şeyin yok, naz yapıyorsun, numara yapıyorsun!.." gibi sözler söylenmemelidir. Çünkü çocuk gerçekten kaygı duymaktadır.

Çocuğa kızmak, öfkelenmek, hırpalamak sorunu daha da ağırlaştırır.

Çocuğa "Beni üzersen annesiz kalırsın”, ”Bıktım artık senin annen olmayacağım” gibi sözlerle anneyi kaybetme korkusu tetiklenmemelidir.

Bazı durumlar, hariç çocuk okuldan kaçarsa tekrar okula götürmeli ve özellikle okulda hangi durumlarda kimden nasıl yardım alacağı öğretilmelidir.

Okul başarısının önemli olmadığı anlatılmalı, sıkıntılar anlayışla karşılanmalı ama okula gitme konusunda ödün verilmemelidir.

"Aman …..lara dikkat et!., sakın …..yapmayı unutma!.." gibi son dakika uyarılarından kaçınılmalıdır.

Çocuk okula götürüldüğünde vedalaşmaları çabuk ve kısa süreli tutarak, ayrılıkların doğal olduğu hissettirilmelidir.

"Hastayım" diye okula gitmediği gün evde yatağında yatıp hasta muamelesi yapılmalı, gezmesine, oyun oynamasına izin verilmemeli, "sen hastasın yatman gerekiyor!" denilmelidir.

Anne okulla ilgili endişesini, tedirginliğini çocuğa yansıtıp hissettirmemeli, bu durumun problemi daha da büyüteceğini bilmelidir.

Çocuğun endişeleri, kaygıları ve duyguları üzerinde konuşmak, çocuğa okulun amacını açıklamak, ona günün nasıl geçeceğini anlatıp, okul bitiminde saat kaçta ve nerede buluşacakları konusunda bilgi vererek sözde durmak çocuğun; hem sıkıntısını paylaşmasını hem de anlaşıldığını hissedip rahatlamasını sağlayacaktır.

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23