O alçak adım için harekete geçtiler! Türkiye, kirli oyunlarını başlarına çalacak
Yeni Şafak yazarı Yahya Bostan, PKK'nın sözde yerel seçimlerle saha tahakkümünü artırma çabalarını ele aldı. ABD'nin desteğiyle terör örgütünün bölgedeki nüfuzunu güçlendirme planlarına dikkat çeken Bostan, Türkiye'nin, bu oyunları bozma kararlılığını ve tüm seçeneklerin masada olduğunu belirtti. İşte Bostan'ın yazısı:
Yeni Şafak yazarı Yahya Bostan, PKK'nın sözde yerel seçimlerle saha tahakkümünü artırma çabalarını ele aldı. ABD'nin desteğiyle terör örgütünün bölgedeki nüfuzunu güçlendirme planlarına dikkat çeken Bostan, Türkiye'nin, bu oyunları bozma kararlılığını ve tüm seçeneklerin masada olduğunu belirtti. İşte Bostan'ın yazısı:
"Daha önce açıklanmıştı: Irak’ta kilit bu yaz kapanacak. Terör örgütünün hareket alanı daraltılacak. Bu kapsamda kritik birliklerin yerlerini aldığı söyleniyor. Hatta sahada hareketliliğin yoğunlaştığına ilişkin gözlemler yapılıyor. Kuzey Irak’tan artık daha sık gelen “etkisiz hale getirilen terörist” haberleri muhtemelen boşuna değil. Güvenlik politikalarını takip edenlerin dikkati bu yüzden Irak’ta. Ancak Ankara bu sıralar Suriye’nin kuzeyine özel bir önem veriyor.
Sebebi terör örgütü PKK’nın “yerel seçim” adı altında saha tahakkümünü pekiştirecek bir girişime hazırlanması (Sözde seçimlerin 30 Mayıs’ta yapılacağı açıklanmıştı. 11 Haziran’a ertelendi. Yine ertelenme ihtimali var.) Daha önce dikkat çektiğimiz bu konu artık yoğun bir şekilde kamuoyu gündeminde (Bakınız; Yangından mal kaçırma: Terör örgütü ABD’den tanınma istiyor, 10 Mayıs 2024). Hatta hafta başında MGK açıklamasına da yansıdı. Açıklamada “Millî güvenliğimiz ve komşularımızın toprak bütünlüğü hilafına herhangi bir oldu bittiye fırsat verilmeyecek” denildi.
O yazıda ABD’nin “Adım adım devletleşmeye gidiyorlar. CENTCOM bunu size anlatmıyor” diye uyarıldığını yazmıştık. Sözde seçimle ilgili muhataplara yapılan adrese teslim başka uyarılar da var. Onlara geleceğim ancak önce bazı hususların altını çizmem gerekiyor.
PKK’NIN HAYALİ, ABD’NİN AMACI
Bir. Terör örgütünün sözümona devletleşme ve Batı başkentleri tarafından tanınma girişimi yeni değil. Projenin patenti Suriye’deki örgüt kamplarından çıkmayan ABD’li komutanlara (CENTCOM) ve Brett McGurk’e ait. İlk hedef Suriye ve Irak’ın kuzeyini birleştirmek ve bölgeyi PKK üzerinden kontrol etmekti.
İki. Ankara, kirli senaryoyu görmüş ve karşı hamlesini yapmıştı. Bu oyun bozucu hamle iki adımda gerçekleşti. Birincisi, Suriye’de yapılan son operasyonlarda sadece teröristler değil terör örgütü PKK’nın kurumsallaşma kapasitesi, tüm altyapısı hedef alındı. (Terör elebaşları “Suriye’de 10 yıl geriye gittik” diyor.) İkincisi, Irak’la Kalkınma Yolu konuşulurken aynı zamanda Suriye-Irak terör geçişlerinin engellenmesi konusunda da anlaşıldı.
Üç. ABD’nin Suriye’den çıkma isteği günışığına çıkınca (Temmuz 2023), Türkiye ile masaya oturduğu haberleri dolaşıma girince ve Ankara’nın Irak hamlesi gelince terör örgütü panikledi. Suriye sahasındaki nüfuz alanını güçlendirmek için önce sözde toplumsal sözleşme, “anayasa” hazırladı (Aralık 2023). Şimdi de yerel seçim tertip ediyor. Örgüt yöneticileri amaçlarının “Kendi kendine yönetim, kendini temsil ve kaderini tayin (bağımsızlık)” olduğunu gizlemiyor. Bu ifadelere örgüt yayın organlarında rastlamak mümkün.
ŞAM’DA ELÇİLİK SÜRPRİZİ
Dört. Suriye’den çekilmeye hazırlanan ABD’nin “Benden sonra PKK ne olacak?” yaklaşımı ise örgüte Suriye’de özerklik kazandırıp, Şam ile eklemlemek gibi duruyor. En azından öne çıkan senaryo bu. Bu aynı zamanda Suudi Arabistan’ı İsrail’le uzlaştırma paketinin de bir parçasıdır. ABD, bölgedeki İran etkisini kırmak, Körfez ülkelerinden oluşturacağı bir konsorsiyumla İran’ı dengelemek, bu kapsamda Suud-İsrail anlaşmasını kotarmak için Riyad’la müzakere halinde. Washington, Şam’ın İran kampından Suud kampına geçmesini -başarması zor ama- stratejik bir hedef olarak görüyor. Riyad-Şam ilişkilerini normalleştirmeye çalışıyor. Esad geçtiğimiz yıl uzun bir aranın ardından ilk kez Arap Ligi toplantısına davet edilmişti. Ve sürpriz: Geçtiğimiz hafta Riyad, Şam’a büyükelçi atadı.
Planın devamı şu: Suud kampına geçen (eğer geçerse) Şam’la PKK’yı konuşturmak. Suriye’nin kuzeyinde özerkleşmiş teröristanı pamuk ipliğiyle Şam’a bağlamak (PKK “Şartlar olgunlaştığında pamuk ipliğini koparırım” diye bakıyor). Ve ikinci sürpriz: Daha önce “ABD ile görüşüyoruz” diyen Esad, bu kez “hükümetin birkaç ay içinde Kuzey Doğu Suriye ile siyasi çözüme ulaşma” niyetinde olduklarını açıkladı. En azından bu şekilde basına sızdırıldı.
ANKARA’DAN MUHATAPLARA UYARILAR
Tablo bu. Şimdi gelelim Ankara’nın sözde seçimle ilgili muhataplara yaptığı uyarılara:
Bir. Terör örgütü PKK, sözde seçimlere giderek asıl amacının DEAŞ’la mücadele olmadığını ortaya koydu. Bazı ülkelerin terör örgütüne verdiği destek DEAŞ’la mücadeleye değil PKK’ya hizmet ediyor.
İki. Suriye’nin toprak bütünlüğü tehlikede. Bu adım Suriye’nin bir arada tutulmasını güçleştirecek. Böylece BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararı kadük hale gelecek. Bu takdirde örgüte destek veren ülkeler Suriye’nin geleceğinde bir terör örgütüne alan açmaktan sorumlu tutulacak.
Üç. Örgüt “demokrasi” makyajıyla sahada tahakküm kuruyor. Seçimler göstermelik, kılıftan ibaret. Oy verecek ve seçilecek kişiler örgüt tarafından belirlenmekte (Örgütte “silah altına alınmayan” kişilerin oy vermesi kabul edilmemekte). Seçimleri boykot edeceğini açıklayan Suriye Kürt Ulusal Konseyi, örgüt baskısı altında. Örgütün ideolojisine teslim olmayan Suriyeli kürtlerin tamamı sindirilmeye ve tasfiye edilmeye çalışılmakta.
Dört. Terör örgütü Suriye’nin kuzeyinde istikrarsızlık kaynağı. Aşiretlerle çatışma halinde. Sözde seçime katılmama/boykot kararı alan aktörler bölgede yaşanan rahatsızlığı gözler önüne sermekte. Sözde yerel seçimler sahada istikrarsızlığı artıracak.
Beş. Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğünü, bölgedeki istikrarı tehlikeye atacak, Türkiye’nin ulusal güvenliğini tehdit edecek hiçbir oluşum ve girişime izin vermemekte kararlı. Bu kapsamda tüm seçenekler masada."