• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Nebileri resmetmemek doğru mu?

Yeniakit Publisher
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Nebileri resmetmemek doğru mu?

Onkoloji Doktoru Mehmet Arslan 'Nebileri resmetmemek doğru mu?' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

İşte Onkoloji Doktoru Mehmet Arslan'ın kaleme aldığı o yazı;

Allah'ın helalini niçin haram edersin.60/1 Allah Celle Celaluhu, Nebi Aleyhisselam'ın zatında bize önemli bir konuyu izah ediyor. Ve ona Allah'ın sana halal kıldığını niçin haram edersin? buyurur.

Bu ayetin Nebi Aleyhisselam'ın eşlerinden birisiyle alakalı bir mevzuda ben kendime balı yasak ettim yemeyeceğim benzeri bir ifadesi üzerine Allah Teala belki çok bireysel bir konu ama bize güzel örneklik olsun diye bu ayeti kerimeyi indiriyor ve bize bir prensip veriyor.

Allah'ın haram kıldığını helal kılmak veya helal kıldığını haram kılmak ilahlaşma temayülüdür. Allah'a rağmen bunu yapmak Allah'ın şari yetkisi, yasa yapıcı yetkisini gasp etmektir, ilahlaşmaktır. Bunu yapan ilahlaşıyor, ona bu yetkiyi verenler de
onun kulları mesabesine düşmüş oluyor.

Bu çok temel bir mevzudur ve İslam'ın akidesi bu temel üzerinde yürür. Kelime-i tevhid ile iman da bu mihvaldedir. Buradan biz daha tarihi ve tali bir konuyu gündem ederek, nebilerin resmedilmesi veya en azından minyatürü, silüeti vesaire konusunda yerleşik bir anlayışı gündem ederiz.


 

Evet yani Allah'ın haramlarını helal etmek çok değinilir de helalleri haram etmek pek değinilmez. O da beriki cenahta çokça işlenen bir hatadır. Resim, heykel veya ses sanatı veya görsel sanatlar, bunlardaki çekince bizzat Allah'ın haram kıldığı şeyler değil. Kur'an'da bunlara dair doğrudan haram göremezsiniz ama illetine binaen değerlendirilmiştir. Nasıl yani? İşte resim yapılarak sonra heykeli yapılarak tapınılma durumu olmasın diye salih insanların da resmedilmeleri, helesi heykelleri ve bir yerde de seslendirme falan kerih görülmüştür. Bu da illete binaen.

Ama gel git köprünün altından çok sular aktıktan sonra o illet unutulmuş hatta tam tersine bir vaziyet almıştır. Mesela şu anda resim ne ki videolar değil mi? Video ne ki? Real dedikleri yani deep real dedikleri hatta derin gerçeklik falan veya işte robotlar, yapay zeka. Yerine zamanına göre durum değişebiliyor, tersyüz olabiliyor. Bütün bunlar Allah'ın ayetleridir. Teknoloji Allah'ın ayetleridir. Teknolojinin aslında mirasçısı müminlerdir başta.
Hırsızlar onu müminlerden önce elde edip suistimal ediyor olabilir. Allah'a rağmen küfrederek Allah'ın nimetlerini tüketiyor, kullanıyor olabilir. Bu bir şey değiştirmez.


 

Yani ilim de teknoloji de müminin yikiğidir, onun mirasıdır. Hal buyken yani oraya giden kapıları da kapatmak hangi akla hizmet? Bakın evet şu anda biz Hristiyanlarla niye ayrıştık? İsa Nebi'nin resmine ve heykeline tapınıyorlar diye. Öyle bir şey yapmak evet haram ama neden? İlletinden, tapınıldığı için haram. Şu anda bunca teknoloji çağında Nebi'lerin yani onu çağrıştıran bir silüete, benzerine bile korkunç tepkiler var. Bu neden? İşte bu bir yerde Allah'ın halel kıldığını haram kılmak değil mi? Bir yerde artık gel gün git gün derken haramlaştırılması ve onun illetinin yitirilmesi. Bugün hatta tam tersine bakın Nebi'lerin, hiçbir şekilde hiçbir Nebi'nin resmedilmiyor olması, aslında görünmezlik kimin özelliğidir? Kayba iman Allah'la ilintilidir.

Hatta ihsan tabirini Nebi aleyhisselam nasıl yapıyor? Allah'ı görüyormuş gibi amel ve davranış. Sen onu görmüyorsan da, o seni görüyor. Yani şu anda bizim bu gözle, dünya gözüyle göremediğimiz Allah'tır. Peki diğerlerine bu kisvenin verilmesi böyle ululaştırmalar yapılması böyle kutsamalar yapılması aslında tersine bir durum. Yani adeta sen bu illetle gidip birileri salih kimseleri ilahlaştırmasın derken sen bunu yasak ederek ilahi vasıfları verme gibi bir durum ortaya çıkıyor. Tersine işler tersine döndü.


 

O günle bugün tersine döndü. Ama bu illetleri ortaya çıkaracak fakihlerimiz yetişmediği için bugün maalesef pedenaj. Acizane ben bu noktaya bu açıdan bakarak, Allah Teala'nın haram etmediği Allah'ın helal ettiğini haram veya en azından kat'i bir şekilde haram etmediğini haram etmek gibi bir durum doğuyor diyorum. Eğer tapınma varsa tamam, haram. Peki şu anda devlet adamlarının heykelleri var mı? Var. Tapınılıyor mu? Evet tapınılıyor. Tapınmıyoruz deseler bile nihayetinde Mekke müşrikleri de hiç Lat, menat, uzzaya biz tapıyoruz demiyorlardı. Allah'a yaklaştırsın diye Allah katında şefaatçi olsun diye yapıyoruz diyorlardı. Halbuki şu anda dünyanın değişik yerlerinde heykel tapınmalarında Allah'ın adı bile geçmiyor, Allah'a rağmen. Bakın Mekke müşrikleri Allah'a yaklaştırsın diye heykellere saygı duruşu yapıyorlardı. Allah katında şefaatçimiz olsun diye. Şu anda o bile tam tersine daha korkunç bir durum. Buna itirazlar var mı? Çok az. Kardeşiniz de bu konuda nihayetinde sabıkalı pozisyonuna düştü ama berat aldık beşerli planda bile. Allah katında zaten inşallah sertifikamız olacaktır. Peki diğer taraftan resme en çok itiraz edenler ne durumda? Bakın ben meydanda turistlere veya şuna buna bunu izah ederken yer yer Nebi aleyhisselamın silüetlerini veya benzerlerini zaten benzerleri kendisi bizzat değil kullanıyorum. Buna bile çok ciddi itirazlar var. İşte onun aşılması açısından ben bunu söylüyorum. Ama ona itiraz edenler ceplerinde şeyhlerinin resmini taşıyorlar. Veya rabıta. Onun bizzat hayaliyle irtibat kurmaya çalışıyorlar. Peki o zaman bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?

Devlet adamlarına tapınmalar, din adamlarına tapınmalar. Burada da resulleri ilahi kisveye, görünmez kisvesine büründürerek, halbuki çarşıda pazarda dolaşan Nebi'yi bahsediyor Allah-u Teala.


 

Buna kim itiraz ediyor? Mekke müşrikleri. Ya Nebi diyor o çarşıda pazarda dolaşıyor mu? Hayır. Allah ise o sizin gibi bir beşer buyuruyor. Ancak Allah'tan vahiy alıyor. O resul bir beşer. Bu dengeleri yakalamamız lazım. Yoksa hakikaten bir taraftan parçalanıyoruz, bölünüyoruz. Bir taraftan güç kaybediyoruz.

Bakın şu anda netenyahu örneği. Ben burada 7 yıldır en azından meydanda, turistlere bile İsa Nebi üzerinden İslam'ı anlatıyorum. Hristiyanlara, Musa Nebi, Süleyman Nebi üzerinden Yahudilere hakeza. İbrahim Nebi'yi gündeme getiriyorum. Benim atam İbrahim Aleyhisselam diyorum ve İbrahim Aleyhisselam'ın Anadolu'dan kalkıp Kudüs'e ailesiyle yürüdüğü o aile fotoğrafını veya resmini bir benzerini ne fark eder? koyuyorum ki, ilgi de uyandırıyor. Ama biz bunu yapmazsak, İsa Nebi'yi çarmıha germeye kalkan bu Yahudi soysuzlarının bugünkü daha beterleri Siyoniler, Netenyahu takip ediyorum ve oradaki Siyoni çete öyle bir propaganda yapıyor ki, İsa bizi destekliyor diyorlar. Bakın yoğun bir şekilde İsa bizi destekliyor diyorlar.
Bunu Batı'ya karşı kullanıyorlar. Onun için Batı, Avrupa ve Amerika özellikle Evangelist Hristiyanlar tuzağa düşüyorlar. Ben de gidip hem Rum Patriği'ne hem Ermeni Patriği'ne dedim. Siz İsa öldü diyorsunuz. İlah diyorsunuz. İlahınızı kim öldürdü dedim. İlahınızı kim öldürdü? Niye o gatillere karşı mücadele etmek dururken destek oluyorsunuz? Ve benim sayemde papaya bile bunu söyledi Bartelomoz. Gittim sonra, söyledim diyor. Neten yahu'dan kurtulmaya çalışıyor Trump bilmem ne.


 

Bakın nereye geldik? Allah Teala kitabında bunlar için Nebi katili buyuruyor. Biz onu hatırlatan en temel bir hakikatin silüet veya benzeri halini bile getirince sayha kopuyor. Bu tersine bir mantık.

Bu mantıklardan kurtulmamız lazım. Evet bir zaman onları ilahlaştırma vardı, Hristiyanlar hala yapıyor. O zaman tabi ki ilahlaştırmaya itiraz. Ama onu anlatmak açısından başka. Allah Teala Kur'an'da o kıssaları öyle güzel tasvir ediyor ki. Yani adeta gözünüzün önünde. İşte şu anda okuduğumuz ayeti kerime üzerinden Allah'ın helal ettiğini haram kılmayı Nebi Aleyhisselam üzerinden Allah Teala bize ne güzel tasvir ediyor. Canlandırıyor.
Ve biz oradan hakikati öğreniyoruz.

Yoksa aşağıdaymış yukarıdaymış o kadar önemli değil. Bir şey iki türlü iptal edilir. Ya ayaklar altına alınır veya aşırı yükseltilerek. Aşırı yükseltilerek tersine bir şirk veya tersine bir hayattan koparma. Mesela yakmak için adam kaldırır, öyle yakar. Kaldırıyor diye sen Kur'an'a hürmet mi ediyor zannediyorsun? Yakıyor. Peki Kur'an yazılı afiş diyelim ki bir miktar göbek altı kaldı. Ama ayak basılmadık yerde de bir müsbet ism geçiyorsa Kur'an afişi diyelim. Bir afiş. Ve o hakikati haykırıyorsa, bunlarla uğraşmanın mantığı yok. Yani bu tersine bir iptaldir. Nasıl buyuruyor şair de? Ne diyor? O Nazmi Celil, birileri bakar Nazmi Celil'in yaprağına veya üfürüp geçer bir ölünün toprağına.


 

Yani oradaki mahiyet nedir? Onunla alakalanan yok. Önemli olan onu ne yapacak? Yüceltecek, yükseltecek. Bir torbaya koyacak, hapsedecek.

Ya bu olacak iş mi? Veya sadece sesini, lafzını seslendirecek. Sanki bir yabancı şey okuyormuş gibi. Bu hakikaten sıkıntılı olan bu.

Ama onu hayata taşımak gerekiyor. Hayattan koparıp onun hükümsüz hale getirilmesi adeta çocuğu severim deyip boğazlayarak öldürmek. Hani çocuğu seviyorum diye boğazlayarak öldürmek gibi.

Yani ya sev, ama onu öldürme. Onu yücelt ama hayattan koparma. Tersine bir mekanizmayla olayı iptal etme.

Maalesef böyle, İslam'ı, Kur'an'ı yüceltiyoruz diye semaya hapsediliyor. Hayattan kopartılıyor. Sadece anlaşılmayan sesi ve kaplı görüntüsü. Ama onu hayata taşıyacak her şeye de itiraz edilir bir hal var. Dolayısıyla ben bu olaya bugün parmak basmak istedim. Bu konuda aydınlanalım. Allah'ın helal kıldıklarını veya açık açık haram etmediklerini katili harammış gibi davranmayalım. Kötü sonuçlara sebep olmayalım. İlletine bakalım. Tam tersi olabilir. Sonuçlar da.

Üstelik hakkı hayata hakim kılma varken onu iptal edecek şekilde bu tür kuruntularla dolaşmak. Yani işin aslına astarına ihanete kadar varıyor. Ve son olarak tekrar "Allah'ın halal kıldığını niçin haram edersin?".

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23